Tarihi yapı, 1964'te müze yapılmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildi. Restorasyon ve düzenleme çalışmalarının ardından 5 Temmuz 1966'da "Atatürk ve Etnografya Müzesi" adıyla ziyarete açılan müzenin adı, 1981'de "Batı Cephesi Karargahı Müzesi" olarak değiştirildi.
1988-1995 ve 2001 yıllarında restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları gerçekleştirilen müze, 5 Temmuz 2001'de bugünkü düzenlemesiyle yeniden ziyarete açıldı.
Atatürk, İsmet İnönü ve Asım Gündüz'ün çalışma odaları korunuyor
Müzenin üst katındaki teşhir salonlarında Milli Mücadele dönemine ait fotoğraf, belge, silah, kılıç, madalya ve kişisel eşyalar sergileniyor.
Orta salondaki panoda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'nün Akşehir'de çekilmiş fotoğrafları, vitrinlerde ise Akşehirli gazilere ait madalya ve beratlar yer alıyor.
Müzenin en dikkat çekici yerini, Büyük Taarruz kararının alındığı Atatürk'ün çalışma odası oluşturuyor.
Orijinal eşyalarla düzenlenen odada savaş planları, belgeler ve fotoğraflar ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.
Karargah Komutanı İsmet Paşa ile Karargah Kurmay Başkanı Asım Gündüz'ün çalışma odaları da özgün düzenlemeleriyle korunuyor.
Müzede ayrıca Kurtuluş Savaşı'nda kullanıldığı değerlendirilen silahlar, karargahta görev yapan subayların biyografileri, Akşehirli şehitlerin künyeleri ve karargaha ait belgeler sergileniyor.
Yoğunluk her geçen yıl artıyor
Müze görevlisi Tahir Gürkan, müzenin ziyaretçi yoğunluğunun her geçen yıl arttığını söyledi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına ait kişisel eşyaların müzede sergilendiğini dile getiren Gürkan, "Batı Cephesi Karargahı, Büyük Taarruz'un planlarının yapılması bakımından önemli bir yerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk buraya gelmiş, Büyük Taarruz'un planları da burada yapılmıştır. Müzemiz, diğer günlerde de yoğun ilgi görmektedir." diye konuştu.
Ziyaretçiler tarihi atmosferden etkileniyor
Afyonkarahisar'dan kızı Ayşenur Keskin ile müzeyi ziyaret eden Ahmet Keskin ise kızının tarihe meraklı olduğunu belirtti.
Müzede sergilenen savaş malzemeleri ve Atatürk'e ait eşyaların kendilerini etkilediğini anlatan Keskin, "Savaşta kullanılan eşyalar ve Atatürk'ün elbisesi üzerimizde çok etki bıraktı. Türk olup da Atatürk'ün izinde yürüyen gençlik olarak duygulanmamak mümkün değil." dedi.
Ayşenur Keskin de müzede özellikle kılıç ve silahları incelediğini belirterek, "Buraya gelmeden önce buranın tarihini tam araştırmamıştım. Eşyaları görünce daha çok gururlandım." ifadelerini kullandı.