Konya
Parçalı az bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2482 %0.07
53,3006 %0.22
6.851,22 % 0,46
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya 175 yıldır aynı ocakta kavruluyor

175 yıldır aynı ocakta kavruluyor

Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2023'te coğrafi işaret alarak tescillenen Seydişehir leblebisi, ailenin 6. kuşak temsilcisi tarafından üretilmeye devam ediyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Babasından devraldığı mesleği sürdüren leblebi üreticisi 30 yaşındaki Eyüp Şenarslan, 175 yıllık leblebi ocağının sönmemesi için çalışıyor.

Şenarslan, babasının emekli olmasına rağmen zaman zaman kendisine yardıma geldiğini söyledi.

Kendisinden 5 kuşak öncesinin de leblebi ürettiğini anlatan Şenarslan, "Babam bana devretti, nasip olur da bir oğlum olursa ben de ona devretmeyi düşünüyorum." dedi.

Okul çıkışlarında babasına yardım ederek mesleğe başladığına değinen Şenarslan, "Dükkanı sabah 08.00'de açıyor, akşam 20.00'de kapatıyoruz. Taze taze sıcak leblebi kavuruyoruz. Çok fazla yapıp bayatlamasını istemiyoruz. Günde aşağı yukarı 50 kilogram civarında kavuruyoruz. Ertesi gün bir daha yapıyoruz." diye konuştu.

Şenarslan, leblebinin coğrafi işaret almasının işlerine de olumlu yansıdığını dile getirdi.

"Leblebi kavrulurken çok güzel koku çıkar"

Emekliliği sonrası ata mirası ocağı oğluna devreden Hulusi Şenarslan da babasından öğrendiği mesleği oğluna bırakmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Şenarslan, Seydişehir'de leblebiciliğin 730 yıllık tarihi olduğunu, o günden bu yana da ilçede leblebi üretiminin yapıldığını belirterek, şöyle konuştu:

"Leblebi kavrulurken çok güzel koku çıkar. Bir nohut dört sefer ateşten geçer, iki ay emek çekilir. Zor bir meslek. Babam, alüminyum fabrikası kurulmadan evvel 365 tane bu tezgahtan olduğunu söylüyor ama günden güne azaldı. Sadece şu anda iki kişi kaldık. Lise yıllarında babama yardıma gelirdim. Üniversiteyi bitirdikten sonra baba mesleğine sarıldık. 1993'ten beri bu işi yapıyorum. Aslında makine teknikeriyim. Ufak tefek tamiratları kendimiz yapıyoruz. Emekli olunca oğluma devrettim. Şimdi ona yardım ediyorum. Gelen müşteriler eskiden babamı sorarlardı, şimdi beni soruyorlar. Bu iş silsileyle devam ediyor."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *