Hatay’ın Altınözü ilçesinde buğday saplarının kök boyayla renklendirilip örülmesiyle yapılan geleneksel el sanatı "cimemi", kurslar sayesinde hem gelecek kuşaklara aktarılıyor hem de kadınlara gelir kaynağı oluyor. Altınözü Belediyesi'nin girişimiyle 2022 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen “Altınözü cimemi”, köklü bir kültür mirasını temsil ediyor.
Kadınların Emeğiyle Sanata Dönüşüyor
Hasat döneminin ardından tarlalardan toplanan buğday sapları, doğal kök boyalarla renklendirilip kadınlar tarafından örülüyor. Ortaya çıkan ürünler; çanta, tepsi, sepet gibi hem işlevsel hem de dekoratif objelere dönüşüyor. Bu yönüyle cimemi sanatı, Sıfır Atık projesiyle de doğrudan uyum sağlıyor.
Kadın Kooperatifi Kültürel Mirası Koruyor
Hatay Altınözü Zeytin Emeği Kadın Kooperatifi (HAZEK) öncülüğünde açılan kurslar, unutulmaya yüz tutmuş bu geleneği yeniden canlandırıyor. HAZEK Başkanı Meryem Sarı, el sanatını özellikle genç nesillere aktarmak istediklerini belirterek şunları söyledi:
“Eskiden cimemi ile bulgur sermek veya künefe çevirmek için tepsiler yapılırdı. Biz bu sanatı modernleştirerek çanta, bardak altlığı, ekmeklik gibi ürünlerde yaşatıyoruz. Buğdayın her parçasını değerlendirdiğimiz için Sıfır Atık’a da katkı sağlıyoruz.”
Yurt Dışından Siparişler Geliyor
Kursiyerlerden Ayşe Yaşar ise bu geleneği kayınvalidesinden öğrendiğini anlatarak, “Evde ürün yapıyorum, kooperatif aracılığıyla satıyorum. Yurt dışından bile sipariş alıyoruz. Bu iş hem emek hem sabır istiyor ama karşılığını veriyor.” dedi.
Genç kursiyer Sultan Malgaç (21), cimemi yapımını 2 yıl önce HAZEK kursunda öğrendiğini söyledi. Malgaç, “Çocukken yaşlılardan gördüğüm bu sanatı şimdi ben yapıyorum. Meyvelik, duvar süsü gibi ürünler hazırlıyor, satarak aileme katkı sağlıyorum. Öğrendiğim bu sanatı başkalarına da öğretmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.
Altınözü'nde yeniden canlandırılan cimemi sanatı, kadınların emeğiyle sadece geçmişi yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe umutla taşınıyor.