Konya
Parçalı az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,3715 %0
53,4570 %-0.19
6.851,09 % -0,36
Ara
Konya Postası Gazetesi Güncel Ani hava değişimleri Karadeniz'de afet riskini artırabilir

Ani hava değişimleri Karadeniz'de afet riskini artırabilir

Prof. Dr. Hakan Ersoy, Karadeniz'de hava sıcaklığının bugünlerde 20-25 dereceye kadar çıktığını belirterek, "Bu farklılaşmalar jeolojik süreçlerde doğa kaynaklı afetleri de tetikliyor." dedi

Okunma Süresi: 3 dk

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, Doğu Karadeniz özelinde olmak koşuluyla, Türkiye'de bahara yaklaşılan ayların doğa kaynaklı afetlerden taşkın ve heyelanların en sık yaşandığı dönemler olduğunu söyledi.

KTÜ Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi de olan Ersoy, ani hava ısınmasına bağlı kar erimesinin, özellikle taşkın anlamında büyük riskleri beraberinde getirdiğini vurguladı.

Ersoy, "Bu bilinmeyen bir gerçek değil. Bahar aylarında bunları yaşıyoruz ancak günümüzde iklim değişikliğinin etkileriyle bunu sadece bahar aylarında görmüyoruz, her an, her şekilde ani ve şiddetli yağışları farklı mevsimlerde de yaşayabiliyoruz." diye konuştu.

Ersoy, doğa kaynaklı afetlere hazır olunması gerektiğini dile getirerek, "Ülkemizin artık nasıl bir deprem ülkesi olduğunu kabul ettiysek, doğa kaynaklı afetler açısından da gerçekten riskli bir konumdayız." ifadesini kullandı.

Bölge genelinde ilerleyen günlerde yağış beklendiğine işaret eden Ersoy, "Bir hafta önce hava sıcaklığı 8 dereceydi, şimdi 20-25 dereceleri gördük. Meteoroloji tahminleri bir hafta sonrayı da 8 derece gösteriyor ve bu farklılaşmalar gerçekten jeolojik süreçlerde doğa kaynaklı afetleri de tetikliyor. Son zamanlarda da bunu çok net olarak görmeye başladık." değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Ersoy, doğa kaynaklı afetlerin kısa vadede çözülecek problemler olmadığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Bunlar uzun vadede tüm kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin ortak bir paydada buluşması neticesinde çözülebilir. Nasıl ülkemiz Kahramanmaraş depremlerinden sonra deprem anlamında birliktelik yaşadıysa, özellikle Doğu Karadeniz'de de ulusal ölçekte eylem planlarının hayata geçirilmesi lazım."

Kamu kurumlarının uyarılarının dikkate alınmasının önem arz ettiğini belirten Ersoy, "Vatandaşlara, bireysel çabalarından ziyade kamu kurumlarının uyarılarını dikkate almalarını özellikle tavsiye ediyorum. Şunu dememek lazım, 'Tamam yağış uyarısı var ama olur, olmaz.' Böyle bir düşünce içinde olmadan, tüm uyarıları sanki tamamen olacakmış gibi dikkate almaları gerektiğine inanıyorum." dedi.

"Doğa kaynaklı afetlere her an hazır olunmalı"

Ersoy, bölge genelinde son dönemlerde yapılan çığ uyarılarına dikkati çekerek, "Meteoroloji, tahmin verilerinden yola çıkarak hangi bölgelerde çığ olacağına dair bilgilendiriyor. Bu bilgileri de takip etmek lazım." diye konuştu.

Doğa kaynaklı afetlere her an hazır olunması gerektiğini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:

"Eskiden mayıs, haziran ayları istatistiksel olarak doğa kaynaklı afetlerin, özellikle taşkınların ve heyelanların en fazla geliştiği aylardı ama artık bu ani ve şiddetli yağışları ya da erimeyi sadece bu aylarda görmüyoruz. Biz şunu kabullenmeliyiz, bölgemiz her an için doğa kaynaklı afetlere, dolayısıyla taşkınlara ve sellere duyarlı bölge. Dolayısıyla bir zaman diliminden söz etmek mümkün değil. Bunu bir zamana kısıtlarsak diğer zamanlarda rahatmış hissiyatı doğururuz. Bölgemiz bu anlamda her an, her şeyin yaşanabileceği bölge."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *