Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen 30. Bakü Enerji Haftası açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin enerji alanındaki yeni vizyonunu ve uluslararası iş birliklerini duyurdu.
Bakan Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Azerbaycan’ın milli enerji şirketi SOCAR ve enerji devi bp arasında yeni bir anlaşmanın imzalanacağını belirtti. Shafag-Asiman Projesi kapsamında yapılacak bu anlaşmanın, Türkiye'nin Azerbaycan’daki petrol ve doğal gaz üretimini ciddi ölçüde artıracağını ifade etti.
“Bu anlaşma, TPAO, SOCAR ve bp arasında yeni ve stratejik bir ortaklık oluşturacak,” diyen Bayraktar, enerji alanındaki iş birliklerinin Türkiye'nin arz güvenliğine ve bölgesel güç konumuna katkı sağlayacağını vurguladı.
Enerji Politikalarında 3 Temel Hedef: Arz Güvenliği, Bağımsızlık, Uygun Fiyat
Bayraktar, konuşmasında Türkiye'nin enerji politikalarının üç temel hedef üzerine kurulu olduğunu belirtti: Arz güvenliği, ithalat bağımlılığının azaltılması ve uygun maliyetli enerji temini.
Yenilenebilir enerjiye büyük önem verdiklerini vurgulayan Bayraktar, Türkiye’nin elektrik üretiminin %60’tan fazlasının bu kaynaklardan sağlandığını ve kurulu güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin 120 GW’a çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.
“Geçtiğimiz yıl kurulu gücümüze 7 gigavat yenilenebilir enerji ekledik. HVDC hatları, enerji depolama sistemleri ve Akkuyu Nükleer Santrali gibi projelerle enerji altyapımızı büyütüyoruz,” dedi.
Türkiye, Yeni Coğrafyalarda Aktif: Sakarya ve Nadir Toprak Elementleri
Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’nda halihazırda günlük 9,5 milyon metreküp gaz üretildiğini ve bu miktarın gelecek yıl iki katına çıkarılacağını; 2028 hedefinin ise 40 milyon metreküp olduğunu söyledi.
Ayrıca nadir toprak elementleri ve kritik mineraller konusuna da değinen Bayraktar, Türkiye’nin hem yurt içinde hem de yurt dışında madencilik projelerine aktif şekilde yatırım yaptığını vurguladı.
Bayraktar, konuşmasının sonunda Türkiye-Azerbaycan enerji iş birliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda tarihi ve kültürel bir temele dayandığını belirterek, Shafag-Asiman anlaşmasının bu iş birliğini daha da güçlendireceğini ifade etti.