Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Fatih Karahan başkanlığında gerçekleştirilen haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Banka, politika faizini %46 seviyesinde sabit tuttu.
Karar, piyasa beklentileri doğrultusunda geldi. Ekonomistler ve finans çevreleri, mevcut ekonomik koşullar göz önüne alındığında Merkez Bankası’nın faiz oranında değişikliğe gitmeyeceğini öngörüyordu. TCMB de bu beklentiyi karşılayarak faiz oranını koruma yoluna gitti.
İmamoğlu Süreci ve Faiz Artışı
Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası, mart ayında yaşanan İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası döviz kurunda oluşan dalgalanmayı dizginlemek amacıyla politika faizini %46’ya yükseltmiş; gecelik faiz oranlarını ise fiilen %49 seviyesine çıkarmıştı. Bu adım, Türk Lirası üzerindeki değer kaybını sınırlı tutarken, reel sektör üzerinde ciddi maliyet baskılarına yol açtı.
Yüksek Faizin Etkisi Reel Sektörde Hissediliyor
Faiz oranlarındaki yüksek seviyenin sürmesiyle birlikte krediye erişim zorlaştı. Pek çok firma nakit akışında sorun yaşarken, artan finansman maliyetleri borçların çevrilmesini güçleştirdi. Mayıs ayında konkordato ilan eden ve iflas eden firma sayısı rekor seviyelere ulaştı. Özellikle KOBİ’ler bu süreçte en fazla etkilenen kesim oldu.
Ekonomide Sıkı Politika Sinyali
Uzmanlar, Merkez Bankası’nın faiz oranını sabit tutarak sıkı para politikası çerçevesinde enflasyonla mücadelede kararlılığını sürdürdüğünü belirtiyor. Ancak reel sektöre yansıyan olumsuzluklar, faizlerin ne zaman düşürüleceği sorusunu gündemde tutmaya devam ediyor. Ekonomi yönetiminin temkinli yaklaşımı, kısa vadede bir faiz indirimi sinyali vermiyor.