Konya
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0294 %0.05
56,3197 %0.54
6.352,79 %0.78
Konya Postası Gazetesi Dünya Fransa'daki Müslüman karşıtlığı sanata ve edebiyata da yansıyor

Fransa'daki Müslüman karşıtlığı sanata ve edebiyata da yansıyor

İbn Haldun Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Nagihan Haliloğlu, Fransa'da özellikle kamusal alandaki Müslüman karşıtlığının sanata ve edebiyata da yansıdığını söyledi

Fransa'daki Müslüman karşıtlığı sanata ve edebiyata da yansıyor
Okunma Süresi: 3 dk

Nagihan Haliloğlu, Fransa'da artan Müslüman karşıtlığının edebiyat ve sanata etkisini değerlendirdi.

Batı'daki Müslüman karşıtlığının, sosyal mühendislik ve toplumsal dizayn çalışmalarının sonucu olduğunu belirten Haliloğlu, siyasilerin, kadın hakları, eşitlik ve adalet gibi çıkmaza girilen konularda, sorunu çözmek yerine tepkileri dizginlemek için Müslümanları hedef gösterdiğini kaydetti.

Haliloğlu, "Batı'da İslam ve İslami değerler, her dönem Müslüman olmayan toplulukları korkutmak ve dizginlemek için kullanılıyor. Siyasetçiler, halka 'Bakın böyle mi olmak istiyorsunuz?' diyor." ifadesini kullandı.

"İslam, Avrupa'nın konuşmak isteyip dillendiremediği meseleleri konuşmasına yardımcı oluyor"

İslam'ı kötü gösterme eğiliminin yalnızca siyasette karşılık bulmadığının altını çizen Haliloğlu, Fransa'da sanat ve edebiyat üzerinden de İslami değerlerin hedef alındığını ifade etti.

Haliloğlu, Goncourt ödüllü Fransız yazar Michel Houellebecq'in edebiyattaki Müslüman karşıtlığının en önemli temsilcilerinden olduğuna dikkati çekerek, "Houellebecq, 'Müslümanlaşan Fransa' konusunu işlediği Teslimiyet romanında Fransızlara, Müslüman birinin ülkeyi yönetmesinin Avrupa kültürüne ne denli uzak olduğunu anlatmak istiyor. Yazar, İslamofobik bir tavırla 'Bir Müslüman ülkeyi yönetirse' şizofrenisinin nelere yol açabileceğini kurguluyor." dedi.

Houellebecq'in romanında bir Müslüman'ın Fransa Cumhurbaşkanı olmasıyla ülkenin yavaş yavaş İslami usullere göre yönetilmeye başlanmasının anlatıldığına vurgu yapan Haliloğlu, şöyle devam etti:

"İslam, Avrupa toplumunun konuşmak isteyip dillendirmediği meseleleri konuşmasına yardımcı oluyor. Müslümanlaşan Fransa'da halkın ilk yapmak istediği kadınların 'evde oturtulması' oluyor ve bu Fransızların memnun olduğu bir durum haline geliyor. İslam dünyasını sadece kendilerine sunulan haberlerden tanıyan Avrupalılar, bunun Müslüman ülkelerde yaşandığını sanıyor. Avrupalının kafasındaki İslam, asla kendi gerçekleri içinde değerlendirilen bir şey değil Edward Said'in dediği gibi hep bir metafor. Houellebecq de bu şizofreniyi en güzel anlatan yazarlardan."

"Fransa'daki İslam düşmanlığı, yenilgiyi bastırmanın bir yolu"

Haliloğlu, Fransa'daki Müslüman karşıtlığının diğer Avrupa ülkelerine göre daha ileri boyutta olmasının nedeninin geçmiş travmalar olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tarih boyunca Avrupa halkları içinde kültürünü yaymaya en hevesli olanı hep Fransızlar olmuştur. Bir Müslümanın Fransızlığı hiçbir cihetiyle kabul etmemesini Fransız aklı pek almıyor. Bu kabullenemeyişin ardında da belli başlı travmalar yatıyor. Cezayir'in bile isteye Fransa'dan ayrılmış olması Fransızlar için büyük travma. Buna bir de kolonyal yenilgiler eklendiğinde bugünkü tablo ortaya çıkıyor. Fransa'daki İslam düşmanlığı, yenilgiyi bastırmanın bir yolu."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız