Konya
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4210 %0.06
53,3617 %0
6.895,23 % 0,21
Ara
Konya Postası Gazetesi Dünya Azerbaycan'ın bağımsızlığına giden yol: "Kanlı Ocak"

Azerbaycan'ın bağımsızlığına giden yol: "Kanlı Ocak"

Azerbaycan'da 20 Ocak 1990'da eski Sovyet ordusunun başkent Bakü ve diğer illerde kadın ve çocuk ayırt etmeden yaptığı katliamın kurbanları anılıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Tarihe "Kanlı Ocak" adıyla geçen katliamın acısı, aradan 35 yıl geçmesine rağmen tüm Azerbaycanlıların hafızasında tazeliğini koruyor. Azerbaycan'da aynı zamanda bir kahramanlık destanı olarak da belleklere kazınan Kanlı Ocak olayları, 70 yıl süren eski Sovyet esaretinden sonra bağımsızlığın kazanılmasında dönüm noktası kabul ediliyor.

Kanlı Ocak olayları, eski Sovyetler Birliği'nin çöküşünü hızlandırdı, Azerbaycanlılarda bağımsızlık duygusunu alevlendirdi. Olayların temelinde Karabağ sorunu bulunuyordu.

Ermeniler, 1980'li yılların sonlarında Karabağ'ın Azerbaycan'dan koparılması için faaliyetlerini artırdı ve Aralık 1989'da Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi, Karabağ'ın Ermenistan'la birleştirilmesi yönünde karar aldı.

Azerbaycanlılar, bu kararı tepkiyle karşıladı ve Bakü'de yüz binlerce kişinin katıldığı mitingler düzenlendi. Halk, Ermenilerin artan toprak taleplerine ve Sovyet yönetimine tepkilerini göstermek için Bakü'nün Azadlık Meydanı'na akın etti.

Aralıksız sürenmitingler Sovyet yönetimini tedirgin etti ve Bakü'ye asker gönderilmesi yönünde karar alındı. Halk ise kentin giriş yollarını ve Bakü'deki askeri birliklerin önünü kapattı.

İlk önce 19 Ocak 1990'da Sovyet istihbaratınca Azerbaycan televizyonunun enerji sağlayıcısı patlatıldı. Akşam saatlerinde ise 26 bin kişilik Sovyet ordusu zırhlı araçlarla 5 yönden Bakü'ye girdi.

Sovyet ordusu, onları engellemeye çalışan silahsız sivillere mermi yağdırarak kente ulaştı. Tanklar ve ağır zırhlı araçlar insanların üstüne sürüldü, ambulanslara ve yolcu otobüslerine ateş açıldı. O gece Bakü'de 130 sivil hayatını kaybetti.

Sovyet ordusu, katliamını Neftçala ve Lenkeran gibi diğer illerde de sürdürdü ve toplam 150 Azerbaycanlı sivil, 20 Ocak katliamının kurbanı oldu. Olaylarda 744 kişi yaralandı, yaklaşık 400 kişi Sovyet ordusunca gözaltına alındı.

Bakü'de Sovyet yönetiminin olağanüstü hal ilan etmesine ve kentin tamamen Sovyet ordusu tarafından kontrol altına alınmasına rağmen halk yine sokaklara çıktı ve şehitlerin defni için çalışma başlatıldı.

Şehitlerin, 31 Mart 1918'de Ermenilerin saldırıları sonucu hayatını kaybeden Azerbaycanlıların cenazelerinin toprağa verildiği, daha sonra Sovyet döneminde park haline getirilen Dağüstü Park'ta defnedilmesine karar verildi. Cenazeler Azadlık Meydanı'nda toplandı ve buradan insanların omzunda daha sonra Şehitler Hıyabanı ismi verilen alana getirilerek yan yana defnedildi. Cenazelere yaklaşık 1 milyon kişi eşlik etti.

Kanlı Ocak Katliamı, Azerbaycanlıların eski Sovyet yönetimine güvenini tamamen sarstı ve ülkenin bağımsızlığına giden süreç başladı.

Azerbaycanlılar 35 yıldır her 20 Ocak'ta, o günün kurbanlarının simgesi haline gelen karanfillerle şehitliğe akın ediyor, bağımsızlık ateşini yakanlara minnettarlığını gösteriyor.

Azerbaycan, Kanlı Ocak olayları için adalet talep ediyor

20 Ocak 1990'da yaşananları dünyaya duyurmaya devam eden Azerbaycan, uluslararası toplumdan suçluların cezalandırılmasını talep ediyor.

Azerbaycan Ombudsmanı Sabina Aliyeva, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 Ocak 1990'da dönemin Sovyet yönetiminin emriyle işlenen insanlığa karşı suç sonucunda, Birleşmiş Milletler Şartının, Sovyetler Birliği'nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların gerekleri de dahil olmak üzere, uluslararası hukukun evrensel olarak kabul görmüş norm ve ilkelerinin ve insan haklarının ağır şekilde ihlal edildiğini söyledi.

Aliyeva, uluslararası kuruluşlara ve dünya kamuoyuna defalarca yaptıkları çağrılara rağmen, 20 Ocak 1990'da işlenen insanlığa karşı suçun hala hukuki bir değerlendirmeye tabi tutulmadığını belirtti.

Kanlı Ocak katliamının faillerinin hala hesap vermediğini vurgulayan Aliyeva, "Uluslararası örgütleri ve dünya toplumunu, 20 Ocak olaylarını uluslararası suçların en ciddilerinden biri olan insanlığa karşı işlenen suçlar kısmında nitelendirmeye ve faillerin cezai sorumluluğa tabi tutulmasını sağlamak adına adil tutum sergilemeye çağırıyorum." ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *