Konya
Parçalı az bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2332 %0.01
53,0989 %0.27
6.723,21 % 1,47
Ara
Konya Postası Gazetesi Yaşam Yüksek Katlı Binaların İçinde Köy Hayatı Yaşıyor!

Yüksek Katlı Binaların İçinde Köy Hayatı Yaşıyor!

Kayseri’nin beton binaları arasında kalan müstakil evinde toprakla uğraşan emekli astsubay, şehir hayatına meydan okuyor. “Bizim için para değil, huzur önemli” diyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Kayseri'de 53 yaşındaki emekli astsubay Hacı Bıçakçı, kent merkezindeki yüksek katlı apartmanların arasında kalan ve çocukluğunun geçtiği babaevinde köy hayatı yaşıyor.

Yıllarca Türkiye'nin farklı bölgelerinde astsubay olarak görev yapan Bıçakçı, 2021'de emekli olduktan sonra memleketi Kayseri'ye yerleşti.

Bıçakçı, bir apartman dairesi olsa da hem şehir hayatından uzaklaşıp kafa dinlemek hem de çocukluğunun geçtiği ata mirasına sahip çıkmak amacıyla hatıralarını barındıran Seyrani Mahallesi'ndeki babaevini tadilattan geçirdi.

Müstakil evin bahçesini ekip tırpanla biçtiği buğdayları anadutla toplayan, bahçesinde sebze yetiştiren, tavuk besleyen ve köpeğiyle arkadaşlık kuran Bıçakçı, etrafını sarmalayan şehir yaşantısı içinde özlemini duyduğu köy hayatını yaşıyor.

Hacı Bıçakçı, doğup büyüdüğü Kayseri'ye 30 yıl sonra dönüş yaptığını söyledi.

Ata toprağına duyduğu özlemi gidermeye çalıştığını belirten Bıçakçı, şöyle konuştu:

"Emekli olunca doğduğum ve çocukluğumun geçtiği yere geldim. Bu bölgeden bir apartman dairesi aldım. Burası da babadan kalma bir yer. Etrafımız hep bina ama bizim burada geçmişimiz ve toprağa olan özlemimiz var. Bu nedenle burayı korumaya çalışıyoruz. Burada hobilerimizi gerçekleştiriyoruz, köpeğimize bakıyoruz, tavuk besliyoruz, çapa yapıyoruz, ağaçlardan meyve topluyoruz, buğday ekiyoruz. Bu şekilde zamanımızı geçiriyoruz."

Bıçakçı, yıllar sonra geldiği yaklaşık 50 yıllık babaevinde huzur ve mutluluk bulduğunu dile getirdi.

Paranın huzur vermediğini söyleyen Bıçakçı, "Herkes önce çok para kazanmak, daha sonra köye ev yaptırmak istiyor. Çok parası olan 2 katlı ev istiyor. Bu yüzden para istemiyoruz. Biz de burayı 3-5 daireye verip kirasını almaktansa bu hayatı sürdürmeye çalışıyoruz ve burada huzur buluyoruz." dedi.

"Anılarımızı çay içip muhabbet ederken yad ediyoruz"

Bıçakçı, evin bulunduğu arazinin yaklaşık 4 dönüm olduğunu, buğday, arpa, sebze ve meyve yetiştirdiğini söyledi.

Şehir hayatını sevmediğini belirten Bıçakçı, şöyle devam etti:

"Biz toprakla büyüdük. Küçükken kardeşlerimle tulumbada su basarak soğan, maydanoz, patates suluyordum, çapa yapıyordum. Sonra ineklere bakıyordum. Burası bomboş araziydi. Şehri bataklık gibi görüyorum. Bu evimizi bataklık içerisinde açmış bir nilüfer çiçeği ya da bir kardelen gibi değerlendiriyorum. Bu nedenle de burayı korumaya çalışıyorum. Etrafımızda binalar var. Geçen seneler bunların hepsi müstakil küçük evlerdi. Birçok insanın hayali emekli olunca bir köy hayatı yaşamak. Köye gittiğiniz zaman bazı imkanlar yok. Şimdi şehrin ortasında köy hayatı yaşıyoruz, babamızın mirasına sahip çıkıyoruz. Burada anılarımız var. Daha önce burayı baştan başa ekiyorduk. Burada tırpan sallıyor, bahçede pilav yiyorduk. Anılarımızı çay içip muhabbet ederken aynı yerde yad ediyoruz."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *