Konyaspor Beşiktaş’a Hayat Verdi, Can Verdi
Konyaspor, sahasında Beşiktaş’tan fark yerken, iptal olan üçüncü gol hariç ilk iki golde Beşiktaş’ın pozisyonu yokken adeta rakibinin gol atmasını seyretti.
İlk golde Beşiktaş, 20. dakikada pozisyona dahi girmeden korner atışından golü bulurken, kaleci Deniz tüm defans oyuncularımız gibi çizgi üzerinde rakibinin topa vurmasını izlemekle yetindi.
İkinci gol ise genç kaleci Deniz için unutulmaz bir hata, kendi adına tam bir felaketti.
Sonuçta son derece kötü bir gününde ve başarısız olan Beşiktaş, Konya’dan üç altın puanı alırken, Konyaspor için de sıkıntılı günlerin devam etmesine neden oluyordu.
Konyaspor–Beşiktaş maçının ilk yarısı, her iki formsuz ve zor durumdaki takım açısından, maçı izleyenler adına tek kelimeyle bir çileydi.
Beşiktaş, 20. dakikada duran bir toptan golü buldu. İlk 45 dakika bittiğinde, Beşiktaş ve Konyaspor adına pozisyonu dahi olmayan, boşa geçmiş bir yarı geride kalmıştı.
Konyaspor oyunun ve topun hâkimi gibi görünse de bal yapmayan arı misali sonuca gidemiyordu. Özellikle Beşiktaş’ın sol kanadında Rıdvan’ı her pozisyonda zor durumda bıraksa da ceza sahasında yalnızca iki oyuncuyla gol aradı.
Bu mantıkla gol bulma şansımız var mıydı? Tabii ki hayır.
Bu arada hakem Ozan Ergün, belki sonuca doğrudan etki etmedi ama ince ince çaldığı düdüklerle sanki Beşiktaş’ın 12. gölge oyuncusu gibiydi.
İkinci 45 dakika, her iki takım için de ilk yarının adeta bir kopyasıydı.
Jin-ho, Rafa Silva’yı inanılmaz şekilde kilitledi, top oynatmadı. Bunun üzerine Sergen Yalçın, 55. dakikada Rafa’yı oyundan almak zorunda kaldı.
Maçın ikinci yarısında da Beşiktaşlı oyuncular oyunu durduruyor, oyalıyorlardı. Hakem, çaresiz bir şekilde 70. dakikada kaleci Ersin’e istemeyerek de olsa sarı kartını göstermek zorunda kaldı.
Ve 73. dakikada kaleci Deniz’in asla affedilmeyecek hatasıyla Beşiktaş, yine pozisyonu dahi olmayan bir atağında golü buldu.
Sonuçta Beşiktaş, tarihinden ve adından çok yoksun, kötü futboluyla Konya’da hayat bulurken; Konyaspor için çile dönemi devam ediyordu.