Voleybol sadece saha içinde değil, tribünde de centilmenliğin, saygının ve ortak duyguların oyunu olarak yükseliyor. Türkiye Voleybol Federasyonu MHGK Genel Sekreteri Meral Taşpınar Voleybol’da fair-play ruhunu şu şekilde anlatıyor. Taşpınar,’’Voleybol, raketlerin, çivili kramponların ya da mücadeleci fiziksel temasların değil; zeka, hız, takım ruhu ve nezaketin oyunudur. Bu nezaket sadece saha içine değil, tribünlere de siner. Çünkü voleybol, sahadaki altı kişilik kadrodan daha büyüktür. Oyun, tribünle tamamlanır. Ve bu tamamlayıcı unsur, voleybolun benzersiz ruhunu oluşturur. Seyirci ile oyuncu arasında, görünmez ama çok güçlü bir bağ vardır. Bu bağ, bir serviste sessizleşen tribünle başlar. Oyuncunun hatasında “olsun” diyerek ayağa kalkan o yürekle büyür. Maç sonunda galip gelen takımı değil; mücadele eden tüm oyuncuları alkışlayan ellerle ölümsüzleşir. Bu, sadece bir bağ değil; bir kültürdür. Voleybolun en temiz, en derin köklerinden biri olan Fair Play kültürünün kalbinde sevgi, centilmenlik ve karşılıklı saygı vardır. Tribündeki seyirci, yalnızca taraftar değildir. O; değerleri savunan, genç sporculara örnek olan, bazen bir öğretmen, bazen bir rol modeldir. Centilmence destek, sadece skora değil, oyunun kalbine yapılan bir katkıdır.
CENTİLMENLİĞİN SESSİZ KAHRAMANLARI
Voleybolun en değerli anlarının seyircinin takımına olan desteği olduğunu ifade eden Taşpınar,’’ Voleybolda seyircinin etkisi yalnızca motivasyonla sınırlı değildir. Özellikle genç yaş grubu maçlarında tribün davranışları, sporcuların gelişimini doğrudan etkiler. Tribünde bağıran değil; oyunu hisseden, her iki takımı da yüreklendiren seyirci, bir nevi eğitici rolü üstlenir. Çünkü çocuklar; duyduklarını değil, gördüklerini öğrenir. Bir oyuncunun hatasında rakibiyle göz göze gelip tebessüm ettiği, hakemin kararına itiraz etmeden topu bıraktığı, seyircinin kendi takımı sayı kaybetse de oyunu alkışladığı anlar… İşte bu anlar voleybolun en değerli görüntüleridir. Sporu büyüten, skor tabelasının ötesine taşıyan bu davranışlardır.
BİR OYUNDAN DAHA FAZLASI
Spor; fiziksel değil, kültürel bir olgudur. Her spor dalı, kendi değerlerini tribünlere taşır. Voleybol ise bunu belki de en naif haliyle yapar. Gerginlikten uzak, akılcı ve centilmen yapısıyla seyirciyi yalnızca galibiyete değil, güzel oyuna, doğru davranışa, ortak duygulara davet eder.’’
GELECEK TRİBÜNDE YAZILIR
Meral Taşpınar, Voleybol karşılaşmalarında en önemli etkenlerden birisinin seyirci olduğu söyleyerek,’’Türkiye Voleybol Federasyonu’nun uyguladığı Fair Play yeşil kart uygulaması, saha içinde centilmenliği teşvik ederken; belki de tribün için de bir adım atılmalıdır. Sessizce maç izleyen, taşkınlık yapmayan, hakemi baskı altına almayan, rakip oyuncuya alkış gönderen seyirci; en az oyuncular kadar takdir edilmeyi hak eder. Çünkü tribünle oyunun ruhu, birlikte yükselir. Voleybolun başarısı yalnızca uluslararası zaferlerde değil, o zaferlerin hangi değerlerle kazanıldığında saklıdır. Ve bu değerlerin taşıyıcısı, sadece oyuncular değil; tribünde oturan binlerce gönüldür. Çünkü bazen maç kazanılır, bazen kaybedilir. Ama her zaman Fair Play kazandırır. Ve bu oyunun en güzel galibi, sevgiyle atan kalplerdir.