Konya
Açık
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,7746 %0.08
55,8683 %-0.14
6.384,76 %-0.62
Konya Postası Gazetesi Kültür - Sanat Türk Düşünce Dünyasının Öncü İsmi: Ziya Gökalp

Türk Düşünce Dünyasının Öncü İsmi: Ziya Gökalp

Çalışmalarında dil, kültür, eğitim, ahlak ve toplum konularına yer veren Gökalp, Türk kültürünün incelenmesi ve milli kimliğin oluşumu üzerine fikirler geliştirdi.

Türk Düşünce Dünyasının Öncü İsmi: Ziya Gökalp
KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Türk düşünce, kültür ve siyaset tarihinin önemli isimlerinden şair, yazar, sosyolog ve siyasetçi Ziya Gökalp'in vefatının 102. yıl dönümünde anılıyor.

Asıl adı Mehmet Ziya olan Gökalp, 23 Mart 1876'da Diyarbakır'da dünyaya geldi. Babası Mehmet Tevfik Efendi, Diyarbakır Vilayeti Evrak Müdürlüğünde çalışmasının yanı sıra Diyarbekir Gazetesi'nin yayın sorumluluğunu üstlendi. Annesi Zeliha Hanım, Diyarbakır'ın tanınmış ailelerinden Pirinççizadelerden Hacı Salih Ağa'nın kızıydı.

Eğitimine mahalle mektebinde başlayan Gökalp, 1886'da Mekteb-i Rüştiye-i Askeriye'ye girdi. Amcası Hacı Hüseyin Hasib Efendi'den Şark ilimleri ve felsefe dersleri aldı, Arapça ve Farsçasını geliştirdi. Daha sonra İdadi-i Mülki'de öğrenim gördü. Eğitimini sürdürmek amacıyla İstanbul'a giden Gökalp, maddi imkansızlıklar nedeniyle Mülkiye Baytar Mekteb-i Alisi'ne kaydoldu.

Öğrencilik yıllarında siyasetle ilgilenen Gökalp, İttihat ve Terakki Cemiyetine katıldı. 1898'de Diyarbakır'a döndükten sonra siyasi faaliyetleri ve yazıları nedeniyle tutuklandı. Serbest bırakılmasının ardından yeniden İstanbul'a gitse de hakkındaki soruşturma nedeniyle okuluna devam edemedi. Siyasi yazıları dolayısıyla tekrar tutuklanan Gökalp, yaklaşık 10 aylık tutukluluk döneminin ardından Diyarbakır'a döndü.

Vecihe Hanım ile 29 Aralık 1900'de evlenen Gökalp, Diyarbakır'da bulunduğu yıllarda yerel yönetimdeki sorunlara karşı mücadele etti. 1905 ve 1907'de arkadaşlarıyla Diyarbakır Telgrafhanesini işgal ederek tepkisini ortaya koydu. Bu dönemde siyasi ve kültürel yazılarını sürdürdü.

Yeni Lisan hareketinde rol aldı

İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra İttihat ve Terakki Cemiyetinin Diyarbakır teşkilatında görev alan Gökalp, siyasi yazılar kaleme aldı. Selanik'te bulunduğu dönemde Genç Kalemler başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem'in de içinde bulunduğu Yeni Lisan hareketiyle ilişkilendirilen Gökalp, Türkçenin sadeleşmesi ve milli edebiyat anlayışının gelişmesi yönündeki tartışmalarda etkili oldu.

Kaleme aldığı "Turan" şiirinde Türk dünyasına ilişkin düşüncelerini dile getiren Gökalp, 1912'de İstanbul'a taşındı ve Ergani Madeni mebusu seçildi. Darülfünun'da sosyoloji derslerini ise 1913-1919 döneminde verdi.

Gökalp, 1914'te ilk şiir kitabı "Kızıl Elma"yı yayımladı. Türk Yurdu dergisinde kaleme aldığı yazıları 1918'de "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" adıyla kitaplaştırdı. Aynı yıl "Yeni Hayat" adlı eserini de okurla buluşturdu.

Çalışmalarında dil, kültür, eğitim, ahlak ve toplum konularına yer veren Gökalp, Türk kültürünün incelenmesi ve milli kimliğin oluşumu üzerine fikirler geliştirdi.

Malta sürgününden sonra Diyarbakır'a döndü

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 28 Ocak 1919'da tutuklanan Ziya Gökalp, daha sonra bir grup İttihatçı ile birlikte Malta'ya sürgüne gönderildi.

Sürgün hayatı 1921'de sona eren Gökalp, Türkiye'ye döndükten sonra bir süre Ankara'da bulundu, ardından Diyarbakır'a giderek "Küçük Mecmua"yı çıkarmaya başladı. Dergide Türk kültürü, folklor ve halk edebiyatı üzerine çalışmalara yer verdi.

Telif ve Tercüme Encümeni başkanlığına 1923'te getirilen Gökalp, aynı yıl Diyarbakır milletvekili seçildi. Türkçülük düşüncesini sistematik biçimde ele aldığı "Türkçülüğün Esasları"nı, "Türk Töresi" ve "Altın Işık" adlı eserlerini de 1923'te yayımladı.

Yazarın düşünce dünyasında kültür ve medeniyet ayrımı önemli yer tuttu. Milli kültürün korunması ve geliştirilmesi gerektiğini savunan Gökalp, Batı medeniyetinden yararlanma düşüncesini de yazılarında ele aldı. Dilin ve ortak kültürel değerlerin millet hayatındaki önemine dikkat çekti.

Hayatının son döneminde sağlık sorunları yaşayan Gökalp, 14 Ekim 1924'te İstanbul'daki Fransız Hastanesine yatırıldı. Tedavi gördüğü hastanede 25 Ekim 1924'te hayatını kaybeden Gökalp, Sultan Mahmut Türbesi'nin bulunduğu hazireye defnedildi.

"Göğe Yazılmış Bir Alp" Balkan turnesi gerçekleştirildi

Ziya Gökalp'in doğumunun 150. yılı dolayısıyla 2026'nın "Ziya Gökalp Anma Yılı" ilan edilmesi kapsamında, düşünürün hayatını ve fikirlerini konu alan "Göğe Yazılmış Bir Alp" adlı tiyatro oyunu Balkanlar'da sahnelendi.

Devlet Tiyatroları, TÜRKSOY ve Yunus Emre Enstitüsü işbirliğiyle yapılan turne kapsamında oyun, Kuzey Makedonya'nın Gostivar ve Üsküp kentlerinin ardından Kosova'nın Prizren şehrinde izleyiciyle buluştu. Ankara Devlet Tiyatrosu ekibi, 2. Uluslararası Prizren Türkçe Tiyatro Festivali'nin kapanışında sahnelenen oyunla turneyi tamamladı.

Derya Özer'in yazdığı, Cem Sel'in yönettiği ve Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Murat Kesim'in başrolünde yer aldığı eser, Gökalp'in çocukluk yıllarından Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan yaşamını sahneye taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız