Güney Amerika'da yer alan, kıtanın en büyük ve en kalabalık ülkesinin eşsiz şehri RİO. Brezilya denilince insanların aklına ilk gelen futbol ve samba oluyor. Zaten bu ülkede biraz dolaşmaya başladığınız zaman yanılmadığınızı hemen anlayıveriyorsunuz.
Brezilya’nın uzun bir Atlas Okyanusu kıyısı var. Komşuları, güneyden kuzeye: Uruguay, Arjantin, Paraguay, Bolivya, Peru, Kolombiya, Venezuela, Guyana, Surinam, Fransız Guyanası'dır. Yani kıtada Ekvador ve Şili hariç tüm Güney Amerika ülkeleriyle komşu durumunda. Brezilya’nın bu kadar komşusu bu kadar büyüklüğü ve siyasi geçmişine rağmen tek düşmanı yokmuş.
“Düşman demeyelim de Brezilyalıların tek rakibi şimdilik Arjantin” denildiği zaman biz de şaşırıyoruz.
Neden? Dediğimiz zaman daha da şaşırıyoruz. İşte bu sorunun cevabı “Çünkü Brezilya’yı Dünya kupası finalinde yendiler”….
Brezilya bayrağında ki renkler tahmin ettiğimiz gibi ormanları madenleri değil ülkede görev almış kraliyet ailelerinin simgeleri imiş. 21 Nisan 1500 tarihinde Portekizli bir gemici olan Pedro Alveras Cabral, Hindistan'a gidiyorum zannıyla Güney Amerika'ya ayak basmış ve bu ülkeyi Portekiz kralı adına zapt ettiğini ilan etmiş. 1530 yıllarında Martin Alfonso de Sousa liderliğindeki bir keşif gezisi esnasında, stratejik noktalar olan yerlere, Rio de Janerio ile bir yıl sonra da bugünkü Santos şehrinin banliyosü olan Sao Vicente şehirlerini kurmuşlar.
BREZİLYA DENİLİNCE AKLA RİO GELİYOR
Brezilya’ya uçmak isterseniz önce Konya’dan İstanbul’a İstanbul’dan da Sao Paulo’ya uçmak zorundasınız. 14 saatlik bu uçuş esnasında THY’ nın artık niye bir dünya markası olduğunu her geçen yorucu saatin ardından daha iyi anlayabiliyorsunuz.
Sao Paulo havalimanına iner inmez yüzümüze önce bir sıcak hava dalgası ardından da tepemizden inan yağmur ile karşılaşıyoruz.
Evet inanılmaz bunaltıcı bir nem ve yağmur. İşte Amazonları ile ünlü Latin Amerika’ya indiğimizi şimdi daha iyi anlıyorduk.
Gerçekten de oldukça büyük uluslararası havalimanından iç hatlara geçip Rio’ya tekrar uçmak için yeniden uçağa biniyoruz.
Ve gece Rio’nun üzerindeyiz.
Nefis ışıl ışıl bir manzara ayaklarımızın altımızda. Gece karanlığına rağmen sahil şeridini ve ışıklandırılmış o meşhur Hz. İsa Heykelini uçaktan da çok net görebiliyoruz.
DÜNYANIN EN ÜNLÜ PLAJLARININ BULUNDUĞU ŞEHİR
Rio de Janeiro
24 saat dolu ve hareketli plajları ile insan gördüklerine inanamıyordu. Rio’nun kilometrelerce uzunluğunda ki plajlarında hayat tek kelime ile hiç durmuyor. Gecenin bir yarısında da, gün doğumunda da plajlar hep dolu. Peki bu insanlar ne yapıyor?
Bu insanlar denize girmekten çok o bembeyaz kumlar üzerinde gecenin zifiri karanlığında dahi aydınlatılmış bölgelerde hep spor yapıyorlar. Evet evet yüzlerce insan spor yapmaya çalışıyor. Spor yapanların yarısı erkek ise yarısı da bayan, burada kızlar bile futbol oynuyorlar, maçlar yapıyorlar. Diğer yanda ellerinde ki boks eldivenleri ile gencecik kızlar ipler üzerinde atlayarak ayak kaslarını güçlendirmeye çalışıyorlar.
Yok bir şehrin insanın bu kadar sporla yaşaması inanın bize çok garip geldi. Başta futbol olmak üzere bir tutku bir sevda olabilir ama böyle bir yaşam biçimi anlatılmaz ancak görülür diyoruz.
Rio dünyanın en güzel şehirlerinin başında geliyor. Şehrin coğrafi yapısı mükemmel, öyle ki özellikle turistlerin kenti kuşbakışı seyredebilmeleri için şehrin en yüksek tepeleri ilmik ilmik işlenmiş.
Rio’nun zirvesinden aşağılara baktığınız zaman göz alabildiğine uzanan kumsalları görüyorsunuz. Aşağısı bir tablo gibi. Copacabana, İpanema ve Leblon Dünyanın en ünlü plajları ve 12 ay 365 gün dolu. Copacabana plajı yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda. BU plajın bir diğer özelliği yukarıda da söz ettiğimiz gibi Brezilya’nın simgesi futbolun merkezi konumunda. Plajın her tarafı, futbol kaleleri ve ‘footvolley’ sahalarıyla dolu.
Copacabana sahilinde kumların hemen bitimi ile buraya paralel uzanan kilometrelerce yolda yine 24 saat insanlar spor yapıyorlar. Yürüyorlar, koşuyorlar, bisiklete binip paten yapıyorlar. Kadın erkek ya da yaş grubu hiç önemli değil. Tabii bu sportif aktivitelerin yanı sıra Copacabana Rio de Janeiro Film Festivali, film müziklerinin sunulduğu konserler ve partiler de bölge insanı ile turistlerin buraya niye geldiklerini çok net gözler önüne seriyor.