Konya
Parçalı bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0434 %0.2
53,7187 %-0.12
6.225,55 % 0,12
Konya Postası Gazetesi Kültür - Sanat Kasımpaşa'da 99 Yıl Sonra Aşure Kaynatıldı

Kasımpaşa'da 99 Yıl Sonra Aşure Kaynatıldı

İnsan ve İrfan Vakfınca, Kasımpaşa Mevlevihanesi'nde 99 yıl aradan sonra ilk aşure kaynatılıp dağıtıldı.

Kasımpaşa'da 99 Yıl Sonra Aşure Kaynatıldı
Okunma Süresi: 2 dk

Tarihi kaynaklara göre aslı 17. yüzyıla dayanan ve 1979'da çıkan bir yangında tamamen yok olan mevlevihane, özgün haliyle yeniden inşa edilmesinin ardından etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Mevlevihanede düzenlenen "Kerbela Şehitleri Ruhuna Muharremin Bereketine Aşure Merasimi"nde ise tarihi yapıda 99 yıl aradan sonra ilk aşure kaynatıldı.

İnsan ve İrfan Vakfının öncülüğünde düzenlenen programda aşure kazanlarının başında Kelime-i Tevhid okunup dua edildi. Etkinlikte, mutriban ekibi de mersiye, kaside ve ilahilerle yer aldı.

Vakfın Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Fatih Çıtlak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşurenin kendileri için sadece bir yiyecek olmadığını, farklı malzemelerin ayrı ayrı da olsa birleşmesi ve tatlanması hali olduğunu söyledi.

Çıtlak, Kasımpaşa Mevlevihanesi'nin yaklaşık 100 senedir tütmeyen bir ocak olduğunu dile getirerek "Bu ocağın aşure olarak uyandırılması, farklı insanların bir araya gelebileceği bir kıvama ermesi ve buradaki herkese dağıtılacak bir aş ve inşallah aşka vesile olması açısından çok önemsiyoruz. Toplumlar millet haline geldikten sonra merasimleriyle yaşarlar, merasimlerin aktardığı maneviyatla bütünleşirler. O yüzdendir her milletin kendine has bir bayramı, özel günleri vardır. Aşure bizim için birlik olmanın, zehri, acıyı bal etmenin ve farklılıkların tatlandığı bir aş." dedi.

İnsan ve İrfan Vakfında, hizmet edenler içerisinde çeşitli meslek gruplarından gönüllüler olduğuna, herkesin burada imece usulü çalıştığına dikkati çeken Çıtlak, şöyle devam etti:

"Hiçbir beklentisi olmadan bunu sadece Allah için yapıyorlar. Birileri bunu başlatmalı, birileri her şeye rağmen her şeyin maddeyle konuşulduğu, ekonomiyle tartışıldığı bir ortamda bundan ibaret olmadığımızı göstermesi lazım. Konuşmak dediğimizde sosyal medyada herkes konuşuyor. Herhangi bir şekilde kendisine sorulduğunda bilen de bilmeyen de belki konuşuyor. Biz bunlarla meşgul olmuyoruz. Bilebildiğimiz şeyi en güzel şekilde yapmaya çalışıyoruz."

Çıtlak, yaklaşık 37 yıldır aşure kaynatılma merasimlerine katıldığını, bunun tarifinin ise Osmanlı'dan tevarüs eden en az 350 yıllık bir geçmişi olduğunu anlattı.

Aşurenin hazırlık aşamasında dua okunduğunu dile getiren Çıtlak, "Birazdan şeker atılırken bu aşurenin tadının şekerden değil, şükürden olduğunu göstermek için de tevhitle bunu yapacağız. İnsan ve İrfan Vakfı bu güzellikleri belki inadına ama kimseyle tartışmadan, kendilerini ortaya koyarak göstermeye çalışıyorlar. Kendilerini göstermek adına değil. 'Haydi siz de yapın.' demek için." diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız