KEŞKELER
Elimizde değil, aklımızda Konya ve Türkiye olunca yurt dışında gezerken ülkemle; yurt içinde gezerken şehrimle kıyaslamadan duramayız, bazen mutluluk bazen hüzün kaplar içimizi. Fransa Kuzeydoğusunda Alsace örneğin leylek simgesi ile dünya çapında turist çekmekte; Sn. Reha Bilir’in keşfettiği Beyşehir Yeşildağ mahallesindeki Leylekler Vadisi’ni acaba Konya merkezden kaç kişi görmeye gitmiştir? Hollanda dünyanın en önemli lale ülkesi her ne kadar lale soğanları bizden gitmiş olsa da; peki tüm ülkeye lale üreten Konya lale bahçeleri artık önemli bir destinasyon adresi ama Hollanda gibi lale temalı ürünlerin ciddi kazanç bıraktığı bir merkez neden olmasın ki? Potansiyeli çok kentimin de ülkemin de sadece ne kadar göz önüne koyabiliyoruz? 10 Eylül 2014 yılında Sn. Uğur Özteke’nin destek ve güveniyle başladığım yerel köşe yazarlığımın ilk yazılarından birisini Meke Jeoparkı adıyla yazmışım. Bugün elbette ben kaynaklı değilim ama nihayet dünyanın göz bebeği sayılan eşsiz Meke bölgesi Jeopark olarak değerlendirilme hazırlığında, ya geçen yıllar? Çok önemli değerlerimiz var, örneğin dünyaca ünlü uzman Sn. Nevin Halıcı. Gastronomi kenti olma hedefimiz konuşulmaya başlayalı belki otuz yıl; adına türbe yapılan tek aşçı kentimizde, saray mutfağıyız; Gastronomi kenti olma programımızın başına Sn. Halıcı üstadımızı getirsek çoktan hedefe ulaşmıştık . Günümüzde 2015 yılında Gaziantep, 2017 yılında Hatay, 2019 yılında Afyonkarahisar gastronomi alanında Unesco tescilli kentler. Peki biz neredeyiz? Sn. Nevin Halıcı dünya ve ülkemde sayısız ödüllere sahip şansımız bir değerimiz. Defalarca dile geldi , niçin yetkililerimiz zatıalilerini davet edip “Konya Nevin Halıcı Mutfak Sanatları Müzesi” kurmayız ki? Bir gün bu müze Konya dışında kurulursa ben kahrolurum, peki siz sn. Yetkililerimiz? Müzeler..kentlere değer katar, fark oluşturur. Halı Müzesi için çok sayıda eşsiz materyale sahip olduğumuz hep yazıldı, peki niye yok? Ben Karapınar Tülü’sünü Sivrihisar Belediyesi Müzesi’nde gördüğümde çok hayıflanmıştım. Sn. Reha Bilir..üstaddan dünya destek alıyor, kentim maalesef. Malatya Belediyesi Fotoğraf Müzesi gibi bir örneğin benzer hatta daha mükemmeli Konya’da niye olmasın ki? Tek eksik destek ve iş birliği. Çatalhöyük..25 yıl kadar önce ilk gittiğimde yolu bulmada bana üç tekerli ile tüpgaz dağıtan bir satıcı destek olmuştu. Bu denli önemli bir merkez yıllar sonra keşfedilen Göbeklitepe’nin çok gerisinde kalmıştı. Tanınmış bir turist rehberi hocaya “güzergahım Efes, Konya’da kısa mola, peşinden Kapadokya” dediğinde Çatalhöyük diye sormuştum, “önemli elbette de ben Çatalhöyük anlatımımı Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde yapıyorum, Çatalhöyük’de bir şey yok gösterecek” demişti. Yıllar sonra Unesco zorunluluğunun da katkısıyla karşılama alanı ve özel düzenlemeler yapıldı ama oradan çıkarılanların sergilendiği bir müzeniz yoksa layık olduğu değeri gene bulamayacak korkarım. Konya’nın Arkeoloji Müzesinin de yenilenmesi gerektiği tüm arkeologların dilinde bunu da hatırlatmalıyım. Konya kitapçısı.Belediyelerimizin muhteşem eserlerinin adresi.Çok güzel,peki ya tanıtım? Gittiğim yerlere özel eser almayı sadece ben değil herkes sever eminim. Panorama Müzesi’ne gidiyorsunuzi bir markanın güzel ürünleri satılıyor, güzel ama orada Konya Kitapçısı afişi var, kitap satış yeri maalesef. Çatalhöyük..orada Konya Kitapçısı afişi bile yok. Bu güzel eserlere stand açmak ve satışa sunmak çok kolay olsa gerek, niçin saklıyoruz ki? Yapılan güzel şeyleri inkar etmiyorum elbette ama hayıflandıklarımı paylaştım. Eminim daha niceleri vardır vatandaşlarımızın aklında.