BİLİNÇSİZ DAVRANIŞLARIN ÖNÜNE GEÇELİM
Yaşadığımız iyi yahut kötü bütün olaylardan gerekli dersleri çıkarabiliyor muyuz?
Değerli okurlarım, başımıza gelen iyi ya da kötü her olayın bizlere bir şeyler öğretebileceğini anlatmak amacıyla bu yazıyı kaleme aldım. Hayatın içinde yaşadığımız her tecrübe, doğru değerlendirildiğinde bizlere önemli kazanımlar sağlar. Bu yüzden yaşananların farkına varmalı, aynı yanlışları tekrar etmemek için gerekli dersleri çıkarmalıyız. İnsan hayatını olgunlaştıran da, güçlendiren de çoğu zaman yaşadığı tecrübelerden edindiği bu bilinçtir.
Başımızdan sayısız olay geçiyor. Kimi zaman doğru kararlar veriyor, kimi zaman ise hatalar yapıyoruz. Ardından da o hatalarımızla yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Elbette Orhan Gencebay'ın da söylediği gibi hatasız kul olmaz. Ancak önemli olan hata yapmak değil, aynı hatayı sürekli tekrarlamamaktır. Ne yazık ki çoğu zaman yanlışlarımızdan ders çıkarmak yerine onlara yenilerini ekliyoruz. Asıl yapmamız gerekeni erteleyerek kendi geleceğimizi zora sokuyoruz.
Bazen de bizi seven insanların her hatamızı hoşgörüyle karşılayacağını düşünüyoruz. Oysa hayat her zaman düşündüğümüz gibi ilerlemiyor. Bazı insanlar ilk hatamızda bile bizi yargılayabiliyor, hatta kendimizi ifade etme fırsatı vermeden hayatlarından çıkarabiliyor. Elbette herkes için böyle bir genelleme yapmak doğru değildir. Ancak unutulmaması gereken önemli bir gerçek vardır: Menfaatin ön planda olduğu ilişkilerde yapılan hatalar çoğu zaman kişinin aleyhine kullanılabilir. Bu nedenle davranışlarımızın sorumluluğunu taşımalı, yanlışlarımızın başkalarının elinde bize karşı kullanılmasına fırsat vermemeliyiz.
Bir başka gerçek de şudur ki; zamanında telafi edilebilecek hatalar üzerinde durulmadığında çok daha büyük sorunlara dönüşebilir. Hatalarımızdan ders çıkarmazsak hem kendimize hem de çevremizdeki insanlara zarar veririz. Yanlışlarımız yalnızca bizi değil, ailemizi, dostlarımızı ve birlikte yol yürüdüğümüz insanları da olumsuz etkileyebilir. Bunun önüne geçmenin yolu ise yaptığımız hataları kabul etmekten, onlardan ders çıkarmaktan ve aynı yanlışları tekrarlamamaktan geçmektedir.
Yürüdüğümüz yol bizi sürekli yanlışlara sürüklüyorsa, o yolu değiştirmeyi bilmeliyiz. Israrla aynı hatalarda yürümek, bizi başarıya değil, yıkıma götürür. İnsan, hayatının yönünü değiştirebildiği ölçüde gelişir. Bunun için gerektiğinde kendimizi sorgulamalı, eksiklerimizi görmeli ve daha sağlam adımlar atmayı öğrenmeliyiz.
Şimdi de işin diğer yönüne bakalım. Ders çıkarmamız gereken yalnızca hatalarımız değildir. Hayatımızdaki güzellikler de bizlere önemli dersler verir. Yaptığımız iyiliklerin hangi güzel sonuçlara vesile olduğunu görmek, bizleri yeni güzellikler yapmaya teşvik eder. İyilikler, doğru davranışlar ve güzel örnekler de en az hatalar kadar yol göstericidir. Bu nedenle hayatımıza değer katan davranışları unutmamalı, onları daha da çoğaltmanın gayreti içinde olmalıyız.
Başımıza gelen iyi yahut kötü her olaydan ders çıkarmanın bilincine vardığımızda, hayatımız çok daha sağlam temeller üzerine kurulacaktır. Çünkü insan, yaşadığı her tecrübeyi doğru değerlendirebildiği ölçüde olgunlaşır. Hataların yerini doğrular, yanlışların yerini güzellikler almaya başlar. Yeter ki yanlışlara teslim olmayalım; insanların hayatına değer katan iyiliklerin ve güzel davranışların içinde yer almayı tercih edelim. Bunu da övünmek için değil, gerçek insanlığımızı ortaya koyabilmek adına yapalım.
Hayatımızdaki iyi ya da kötü her olaydan ders çıkarmanın önemini önce kendimiz unutmayalım, ardından çevremizdeki insanların da bu bilince ulaşmasına katkı sağlayalım. Sürekli tekrar edilen hataların kurbanı olmayalım. Yaşadığımız tecrübeleri geleceğimizi şekillendiren birer rehber olarak görelim. İnsanların da yaptıkları yanlışlardan ders çıkarmalarına vesile olabiliyorsak, hem kendimize hem de topluma karşı önemli bir sorumluluğu yerine getirmiş oluruz.