ZEKİ ABİNİN BAKAN KURUM’DAN BİR RİCASI VAR
Kendi küçük dünyamda vefaya düne yaşlıya hastaya ihtiyaç sahibi olanlara büyük önem veririm.
Bunu da kimse ile paylaşmam
Şova reklama gerek yok.
Allah bilsin kul anlasın yeter.
Mesela benim için asla olmazsa olmazlarımdan göremez isem aradığım.
Ben ihmal ettiğim zaman beni arayan.
Fırsat buldukça kendisini evinden alıp eşe dosta ya da istediği yere götürdüğüm Konya’nın geçmiş tarihe silinmeyecek imzalar atmış iş adamlığından Belediye Başkanlığına kadar bilinen sevilen sayılan Zeki Sayıcı abim vardır.
Zeki abi biraz sonra aşağıda dile getireceğim konu için ısrarla beni aradı ve yine şehrin iş dünyasından sporuna siyasetinden hayır işlerine mütevazi şekilde hizmet etmeye çalışan Selçuk Aksoy abinin oradaki ofisine gittik.
Lafı uzatmayacağım.
Zeki abinin ağzından Selçuk abinin yanında dediklerini önce bir özetleyelim.

“Benim söylediğimi iş adamları kısmi tüccarlar ve insanların iyi dinlemesi lazım
Eski Konya’mızda zenginlik fakirlik bir evdeki iki parçalı halı ya da kilimden belli olurdu.
Şimdi Allah'a çok şükür her tarafta evler çoğaldı apartmanlar çoğaldı villalar çoğaldı siteler çoğaldı
Bu evlerin içerisinde 100 metreden başlayıp 300 - 400 metreye kadar olanlar oldu ama bunu yapan insanlar çalışan insanlar haklı olarak buralarda yaşıyorlar
Bu yaşantılarda artık öyle bir durumlar oldu ki oluyor ki eskiden ömür dediğin 60 yaşından sonra bir insan her gün ölümünü beklerlerdi şimdi ise ömür 80 yaşı 90 yaşı 100 yaşına çıktı
Evet iş insanları dikkat etsinler.
Evlatları artık kendilerinin onları ziyarete gitmesinden rahatsız oluyorlar
İşyerlerinde okuyorlar geliyorlar işe sahip çıkacağız diyorlar bir çoğu da işi batırıyor ama hiç kimse lüksten kaçmıyor
Herkes gene o lüks hayatını yaşıyor
Hakkı elbette yaşayacak

Çünkü kimse kimseye sen neye para nereye harcıyorsun? diyemeyiz Ama bir düşünelim bir düşünelim şimdi ben 85 yaşındayım tabi efendim her hafta eve temizlikçi gelir hanım “ya işte temizlik var Zeki Bey tamam bir tarafa gidersin” der
Bir tarafı ise nereye gidersin? Gerçeği
Çocuklarının yanına gidemezsin çünkü onların işleri var
Kimsenin yanına gitmem gidemezsiniz.
Yarın günümüzün başarılı çalışkan iş adamları da bizim yaşımıza gelecekler.
Onlarda çocukların yanına gitmeyecek gidemeyecekler.
Diğer yandan babalar öldükten sonra belli bir süre genç nesil aynı başarıyı gösteremiyor.
Ya batırıyor ya da aileler dağılıyor.
İnşallah Konya’mızda kimse batmaz
Lüks evlerde yaşarlar ama netice itibarıyla iyi düşünüldüğü zaman belli bir yaşa gelmiş karı kocaya lazım olan yer yani ev 50 metreye geçmemiz lazım
Amerikan mutfaklı bir oda bir yatak odası yeter yeter artardı bile.
Fakat bunların olduğu yerde de girişinde bir market mini market bir sağlık kabini bir kuaför efendim yukarıda iki tane büyük salon ayrıca üçer beşer masalı odalar olması lazım

Çünkü ben ve bizim gibi olanlar evlerinde şimdi misafir olarak ağırlayacak durumlarda değiller.
Bugün ben güvenlik b.ir sitede oturuyorum ama bana misafir gelse onları ağırlayabilecek durumda değilim.
Ama benim 50 metrelik bir yerim olsa bu 50 metrekarelik yerde ben misafirim ağırlarım
Ya da orada olabilecek bir lokantaya misafirlerimizi götürebilirim. Onları orada ağırlayabilirim. Çayımızı kahvemizi içeriz sohbet edebiliriz.
İşte tam da burada hemşerimiz çok başarılı bakanımız Sayın Murat Kurum Beyden Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur Beyden bir ricamız olacak.

İşte böyle bir köy düşünelim.
BUNUN ADINA DA YAŞLILARIN KALABİLECEĞİ KENDİ KENDİLERİNE YETEBİLECEKLERİ MODERN BİR KÖY DİYELİM BARANA KÖYÜ DİYELİM
HAYATIN SONU KÖYÜ DİYELİM
Adına ne dersek diyelim ama belli bir yaştan sonra 50 metreden fazla olmayan yerde yaşayan insanlar da benim gibilerin de yaşayabileceği bir yer diyelim.
İşte ben ortada
Benim de sağlık sıkıntılarımın belli her türlü sıkıntı mevcut.
İşte ben şöyle yaparım oğlum şöyle yapar kızım böyle yapar diye kimse hayal kurmasın.
Zaman çok hızlı değişiyor.
Öyle anlar geliyor ki oğlum kızın arabasına alır beni götürür filan diye düşünmesin.
Gün gelir oğlunun kızının arabasına binemezsin onların ye işi vardır ya da o anda vakitleri yoktur.
Hele hele benim gibi gözünden rahatsız sarı noktalı gözünüz olursa taksiyi çağırırsınız.
Tabi onda da paranız olursa
Yoksa yoksa bekle evinde otur
Peki kiminle konuşacaksınız?
Bir insan bir günde hiç olmazsa 400 - 500 kelime konuşması lazım konuşmayınca telefona sarılıyorsun
Telefonda da 200 kelime konuşuyorsun ondan sonra duvarlara bakarsın
Duvarlara bakarken ölür kalırsın ama o yeni yapılacak şey sitelerde önde müşterek merkez kenarlarda altı metrelik koridoru olan ellişer metrekarelik evlerdir.

Bu evlerin kapıları da birbirine bakmayacak.
Kapılar çapraz olacak.
Yani kapıyı açtığınız zaman iki çapraz kapıyı görebileceksiniz.
Ama karşı karşıya görmeyeceksiniz.
Peki yürüyemeyen tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş 80-90 yaşlarındaki yaşlı köy sakini ister bastonu ile isterseniz tekerlekli sandalyesi ile veya çeşitli yürüme araçlarıyla gelecek bu köyde olması gereken camisine gidecek ezan okunduğu zaman burada vakit namazını hatta Cuma namazını bile kılabilecek.
Burada kesinlikle donanımlı sağlıkçılar olacak. Sağlıkçılar bu yaşlı insanlarla ilgilenecek orada gerektiğinde isteyene tabldot yemek çıkacak.
Herkes yemeğinin parasını ödeyecek.
Rahat öde rahat yaşa ve rahat öl.
Ama vefalı evlatlardır. Oğlanla kızla rahat yaşıyorsa da at bu evlere oğlan kız torunlar rahat rahat gelirler kimse kimseye bakma zorunluluğu olmadan bizler belli bir yaşa gelmiş olanlar kimseye yük olmadan sık sık ziyaretler ile yaşanılabilir.
Çocuklar ararlar “anne baba bir isteğin var mı? Diye sorduklarında sağ ol oğlum kızım dersin kapatırsın kendi işini kendin görmeye çalışırsın.
Mesela bizler kalabalık bir ailede yaşardık.
Ama şimdi böyle bir durum kimse için kalmadı.
Yaşam sevgi ile orantılıdır.
Aile sevgi ile olur.
Aile sevgisi suya benzer şelaleye benzer yukardan aşağı akar aşağıdan yukarı sevgi gitmez
Niye gitmez?
Çünkü yukarıdan akarken çocuğu var torunu var torununun çocuğu var hepsiyle ilgilenir aşağıda bir de baba var dede var bir de onlara bakın ya herkesin işi var çocuğu var ya herkesin çocuğu var
Tekrar söylüyorum belli bir yaşa gelen durumları iyi olan iş adamları şapkalarını önlerine koşmalı ve iyi düşünmeliler
Bakan kurum Beyin öncülüğünde Konya’da bir proje başlatılmalı.
50 metre karelik iki artı bir dairelerde ömrünü geçirip o sosyal tesislerinden faydalanılacak ihtiyaçları giderecek köyler oluşturulmalı.
Eğer böyle olursa oğlan kız da seve seve koşa koşa sizi görmeye gelebilirler.
Şimdi bayramlar nasıl oldu?
Herkes doğru konuşmalı.
Çocukların kimi yazlığa gider kimi gezmeye gider kimi özellikle de torunlar “alo dedeciğim alo babacığım biter”…
Bu benim 40 yıl önceden hayal ettiğim bir proje idi
Eşimin hastalığından dolayı bu işe başlayamadım sonra Selçuk Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Alkan Adnan Ağırbaşlı Bey böyle bir proje başlatıldı.

Bu projeye engelli vatandaşlarımızda dahil edildiler.
Çok iyi bir proje idi ama sonu gelmedi sonu gelmedi
Niye gelmedi? Bilemiyorum
Bu projeyi büyük müteahhitler yapabilirler.
Ama burada devlete de büyük iş düşüyor ülkemize baktığımız zaman sağlıkta yolda kalkınma da sanayide savunmada çok büyük mesafeler kat eden Türkiye üç senede beş senede büyük imalar yapan deprem bölgelerini ayağa kaldıran hemşerimiz sayın Bakanımız Murat bey isterse bu iş proje olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bile takdim edebilir.
Buna Sayın Cumhurbaşkanımızın da sıcak bakacağına inanıyorum

Cumhurbaşkanımızın onayı ile Uğur Başkanda bunu yapar satar TOKİ yapabilir.
Şehircilik bakanlığı Sosyal Güvenlik bakanlığı ile Konyalı bakanlarla Türkiye’ye örnek projeler yapılabilir.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay ve üç merkez belediye başkanlarımız çok farklı çok güzel sosyal tesisl.er yapıyorlar Okullar imar ediyorlar. İhtiyar konakları yapıyorlar ama oraya gidemeyenler oluyor değil mi?

Oralarda çaylar bedava.
Benim param varsa ben niye Devletin Belediyenin parasını bedava içeyim.
Durumu iyi olanlar gücü yetenler zaten para ile kalacaklar parası ile çaylarını içecekler.
Bu köyler şehirden biraz uzak havadar sakin yerlerde olmalı.
Tekrar söylüyorum.
Bugün yaşları 40 ile 60 yaş grubu arasındaki iş insanları bu konuyu iyi düşünmeliler.
Türkiye’de insan ömrü uzuyor.
Yaşlıların sayısı artıyor.
Bedava olmaz.
Bedava ile devlet ve belediyeler bu işin altından kalkamaz.
Bunlara TOKİ gibi insanların ödeyebileceği rakamlarla Konya’dan başlanması lazım.”
……………
Uzun lafın kısası.
Zeki abimizin dediği gibi gerekirse adına HAYATIN SONU KÖYÜ diyebileceğimiz bir köy artık Konya ve Türkiye için kaçınılmaz bir son olmuş durumda.
Ben Zeki abiden aldığım sorumluluğu buradan yetkililere etkililere Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar ilettim.
Vebal ve sorumluluk benden çıktı.
BEYŞEHİR’İN EĞİTİM SORUNUNU
SAYIN TAHİR AKYÜREK VE
SAYIN MUSTAFA AKIŞ ABİMİZE İLETİYORUM
Bu konuyu yazmak için yerimiz kalmadı
Ama durumu gerekirse yarın tekrar gündemimize taşırız.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Yaşlılık yalnızlıktır
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hafta sonu şehrin trafiğini adeta kilitleyen “sosyalleşme” anlayışımızı değiştirmeyi becerebildiğimiz aman daha iyi ADAM oluruz.