ALTINDA YÜKSELME BEKLENTİLERİ, ABD-İRAN GERİLİMİ, SÜRÜNCEMEDE KALAN BARIŞ
Ekonomi piyasaları bu haftaya gene ABD-İran geriliminin gölgesinde başladı. Geçen hafta kriz, “şu kadar zamanın kaldı” türünden karşılıklı tehditlerle derinleşirken Trump’tan hiç beklenmeyen bir barış hamlesi gelmişti. ABD tarafı, İran’a barış anlaşması için bir teklif taslağı göndermiş ve Trump, “anlaşmaya çok yakınız” diyerek tüm dünyaya ve ekonomi piyasalarına umut vermişti.
Bu olumlu havanın etkisiyle Brent petrolün varil fiyatının aniden 104 dolara kadar düşmesi, borsanın yükselmesi ve altın/gümüş fiyatlarının yükselmesi beklentileri daha da artırmıştı.
Peki sonra ne oldu? İran’dan bu hafta ilk olumsuz açıklama geldi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin İran’a sunduğu teklifi "ABD mantık dışı taleplerinde ısrar ediyor" diyerek kabul edilemez olarak niteledi. Peki şimdi ne olacak? Tekrar en başa mı dönülecek? Karşılıklı tehditler ve stratejik hamlelerin etkisiyle inip çıkan emtia fiyatları ve borsa endeksleri ekonominin gündemini oluşturmaya devam mı edecek?
Herkes barışı istiyor ama kimse şartlarından taviz vermiyor
ABD-İran arasındaki gerilimin savaşa dönüştüğü 28 Şubat’tan bu yana piyasalar öngörülemez şekilde dalgalanıyor. Enerji arzındaki azalma nedeniyle artan petrol fiyatları enflasyon rakamlarına yansıyor. Bizim gibi savaşın tarafı olmayan ülkeler de ekonomik hedeflerinde sapmalar yaşıyor. Kavgayı ABD, İsrail, İran yapıyor ama bedelini tüm dünya ödüyor.
Aslında ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle hiç kimse, savaşın ve gerilimin devam etmesini istemiyor. Fakat ABD ve İran, zenginleştirilmiş uranyum, savaş tazminatı ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konularında nihai bir anlaşmaya varamıyor.
Bir ayda bitmesi beklenen kriz üçüncü ayının içine girdi. ABD veya İran kritik konularda taviz vermediği için uzayan gerilim küresel ekonominin dengelerini olumsuz yönde etkilemeyi sürdürüyor.
ABD’nin sunduğu barış teklifi hakkında İran’dan gelen olumsuz değerlendirmeler, kapalı kapılar ardında sıkı pazarlıkların döndüğüne işaret ediyor. İki taraftan birisi taviz vermediği sürece de bu çalkantılı piyasa verilerini ve artan enflasyonla birlikte fiyat etiketlerinin hızla değişmesini izlemeye devam edeceğiz.
Altın, gümüş, petrol üçgeni
Bu süreçte bireysel yatırımcının da birikimini korumak ve artırmak için ne yapacağı konusunda kafası karışık durumda. Savaşın etkilerinden kurtulmaya çalışan BIST 100 endeksinin son 1 aydır yükselmeye başlamasıyla yatırımcının bu yönde ilgisinin arttığını görüyoruz.
Öte yandan savaşın başlamasından bu yana Brent petrolün fiyatı artarken altın ve gümüş fiyatlarının düştüğüne ya da altın ve gümüş değerlenirken de petrol fiyatlarının gerilediğine şahit oluyoruz. Altın yaklaşık 3 aydır iniş çıkışlarla devam eden grafiği nedeniyle güvenli liman olma özelliğini şimdilik yitirirken, fiyatların manipülasyonla belirlendiği eleştirilerine maruz kalıyor. 2025’de tarihi yükselişlere imza atan ve yatırımcısına çok kazandıran altın, 2026’da aynı performansı gösteremedi ve yatırımcısını bir miktar üzdü.
Altın fiyatları yıl sonunda kaç olacak?
Uluslararası finans kuruluşlarının altın fiyatlarıyla ilgili son tahminlerinde ise ABD-İran geriliminin kalıcı barışla bitmesinin ardından sert yükselişler beklendiği vurgulanıyor. Bütün dünyayı etkileyen Ortadoğu’daki kriz, altın fiyatlarını bir süre daha baskılamaya devam edecek gibi görünüyor.
Barışla birlikte altının onsunun 5 bin doların, gümüşün onsunun ise 100 doların üzerini göreceği yükseliş trendine girmesi düşük fiyattan fırsat alımı yapan yatırımcının yüzünü güldürecek. Yıl sonu tahminleri bu hedeflerin aşılmasının mümkün olduğunu gösteriyor.
JPMorgan yıl sonu için ons altının 6.300 doları göreceğini öngörürken, Wells Fargo 6.100-6.300 dolar aralığına işaret ediyor. Goldman Sachs 5.400 dolar,
UBS ise 6.200 dolar seviyesine tahminlerinde yer veriyor. Beklenti, altında yükselişin kapıda olduğu şeklinde. Fakat olası küresel krizler bu tahminlerin aşağı ya da yukarı yönlü güncellenmesine neden olabilir.
Gümüşte risklere dikkat
Altındaki aşağı ve yukarı yönlü hareketlerin gümüşte daha sert yaşandığını tecrübe ettik. Yatırımcı için riskli bir araç olan gümüş de 2025’de rekor kazançlar sağladı. Ama 2026 Ocak sonunda sert düşüşlerle ne kadar güvenilmez ve sürprizlere açık bir yatırım aracı olduğunu da gösterdi.
Geçtiğimiz yıl otomobilini, evini satıp gümüşe yatırım yapan insanlar olduğunu duyduk. Bunlar hüsranla bitebilecek çok tehlikeli hamleler. Yatırım piyasasında unutulmaması gereken çok önemli bir kural var. Bütün yumurtalar aynı sepete konmaz.
Kalın sağlıcakla.