BU ŞEHRİN İNSANLARI İNANIN KAFAMI KARIŞTIRIYOR
Saat 10 sularında gazeteye gelip bilgisayarımı açtım ve bu satırları yazmaya başladım.
Para ile ilgili ekonomi ile ilgili insanımız ve gelecek kaygılarımızla ilgili birebir yaşadığım iki konuyu bir de önceki günden bir telefon sohbetini sizlerle yorumsuz paylaşmak istiyorum.
Yorum sizlerin.
Takdir sizlerin.
……………
Dedim yaaa bir resmi kuruma gitmiştim.
Sıramatikten sıra numaramı aldım adımlarken bir tanıdık bürokrat geldi.
Selam sabahtan sonra numarama baktı.
“Abi daha çok var gel benim odada bir çay içelim” dedi.
Geçtik odaya.
İki çay söyledi.
Çay gelmiyor ben huysuzlanıyorum sıra kaçacak diye.
Bir daha çay istedi bir daha istedi.
Neyse bir hanımefendi çayı getirdi “Kahve yapıyordum onun için geç kaldım” dedi.
Bizim arkadaş sinirlenmiş bir çayı getirtemediği içinde bozulmuştu.
Bayan çıktıktan sonra açtı ağzını
“Abi bu arkadaş başlayalı 5-6 ay oldu.
Vallahi 72 bin lira maaş alıyor.
Yılda iki tam iki yarım ikramiyeleri var
Ama inan insanlar mutlu değil.
Sabah 8 akşam 5.
Cumartesi Pazar tatil.”
……………..

Ulen 72 bin lira nasıl bir para?
Dayanamadım sordum
“Allah aşkına ben buraya çaycı olarak nasıl girebilirim?”
….
Oradan çıktım bir iş adamı abimin yanına uğradım.
Abimiz mobilya sektöründe,
Artık hiç kimseye işler nasıl? diye sormuyorum.
Konyaspor’u filan konuştuk.
Abimiz sordu
“Sen nasılsın abi?”
-“Vallahi günüme şükür.
Hastane ve hapishane olmadığı için ben kralım
Sizin işler nasıl diye sormuyorum” deyince
“Abi yemin ediyorum Devlete bir kuruş borcum yok.
Bütün ödemeleri gününden önce yaparım.
İşte Adliyenin yolu şurası.
Bir tane işçi gidip şikayetçi değil.
Bırak Suriyeli Afganlı çalıştırmayı Uganda’dan bile işçi çalıştırıyorum.
Türkler artık çalışmıyor.
Ama hiçbiri mutlu değil.
Geçen gün usta başı iki gün yok.
Ulaşamıyoruz. Telefonu kapalı
Üçüncü gün sabah aradı
Selamünaleyküm, Aleyküm selam.
Sen neredesin? Diye sordum
Cevap

-Vallahi kendimi pek iyi hissetmiyorum.
Geleyim mi?”
Yahu arkadaş hastanesi var sağlık ocağı var.
Hasta olabilirsin.,
Gidersin rapor alırsın bildirirsin bizde ona göre iş planlamamızı yaparız.
İş var.
Para var.
Vallahi ortalama 70 bin-80 bin lira ödüyorum.
Ama çalıştıracak işçi bulamıyorum”
…………….
Önceki gün çok sevdiğim saydığım sanayici hayırsever samimi mütevazi Bekir …. Abim aradı.
Saat 14 suları filan.
Bekir abim ile arada bir telefonla da olsa dertleşiriz.
Ne var ne yok, nasılsın iyi misin muhabbetinin ardından
-“Uğur abi inan çok üzgünüm canım acıyor.
Abi kimseyi mutlu edemiyoruz” dedikten sonra o an için niye üzüldüğünü anlattı.
Benim bildiğim yüzlerce işçi çalıştırıyor.
Bir gün önce öğle yemek menüsünde çorba, patates köfte ve meyve varmış.
O günde öğle yemeğinde çorba su böreği tatlı ve komposto varmış.
Bizi aramadan önce odasına gelen usta başı bazı işçilerin yemekte doymadıklarını ve aç kaldıklarını kendisine iletmek için gelmiş söylemiş ve gitmiş.
Bekir abi çalışan işçi ücretlerinin ortalama yukarıda bahsettiklerimden daha fazlasını telaffuz ettikten sonra fazla mesai şu bu her şeyi tam olarak verdiğini anlatıyordu.
Aileyi yıllardır hatta 40 yıldır tanırım.
Gerçekten işçi hakkı kul hakkı yardım severlik konusunda örnek ailelerdir.
…………..
SONUÇ!
Arkadaş Devlette işçi olarak çalışan ve zamsız ortalama 72 bin lira para alan işçi mutsuz yüzü gülmüyor.
Yabancı usta rahatsızım diyerek telefonunu kapatıyor ve haber vermeden 48 saat buhar oluyor.
İşçi arkadaşlarımız iş bulmuş servisi mesaisi şartlarını kabul edip çalışıyorlar ama yemek beğenmiyorlar.
……………..
Kabul etmeseniz de işçiyim.
Ama hayat felsefemde hep patronun işçisi olmaktan önce kendi işimin amelisiyim.
İşimi hala çok çok seviyorum aşk gözü kapanmış aşk şeklinde kara sevda şeklinde çalışmaktan başka hiçbir şey düşünemiyorum.
Eşimi evi unutuyorum çalışıyorum ve çok mutluyum.
Ama gencecik insanlar 50 yıllık ben(!) amele başının(!) iki katı maaş alıyorlar ve yüzleri gülmüyor
Sıkıntı ya bizim kuşakta ya da üzülerek söylüyorum korkarak ifade ediyorum yeni nesilde.
Vallahi bana kim 70 bin TL verirse ben çaycılık yapmaya koşarak gelirim.
YENİ BAŞKAN
ABDULLAH ÇİFTÇİ
AZMİN TAŞI
NASIL DELDİĞİNİ
İSPATLADI…
Konya Emlakçılar Odası’nın 7. Olağan Genel Kurulu sonrası Başkanlık el değiştirdi,
Helal olsun sonradan öğrendim seçimlere üç aday katılmış.
Abdullah Çiftci, 734 oy alırken seçimlere Başkan olarak Sedat Altınay abimiz 458 oy diğer aday
Mahmut Ünlü’de 33 oy almış.

Yani seçim kıran kırana geçmiş.
Bu seçim ile ilgili bir gün farklı şeyler yazacağım
Ama tek bildiğim bir şey var
Yeni Başkan sayın Çiftçi iki yıldır bir üyeyi belki iki belki üç defa ziyaret ederek genelde yüzlerce ziyaret ederek “Başkanlığı aslanın ağzından değil midesinden almış”
Abdullah Bey ve ekibini kutluyoruz.
Tebrik ediyoruz.
Hayırlı olsun inşallah, Allah mahcup etmesin diyoruz.
BOĞAZDERE AİLESİNİN
ACISINI PAYLAŞIYORUM
Zaman zaman haddimi aşıp Konya hatta Türkiye sınırları dışına çıksam da sonuçta ben yerel bir gazeteciyim.
Bu şehirde olup bitenleri burada sizlerle paylaşarak her konudan her yaş grubu okurumuzla paylaşmak zorundayım.
Düğünü nişanı vefatı yazmak yerel olmaktır
Dün de Hasan Boğazdere abimizin vefat haberini aldım

Spor camiasından 30 yılı aşkındır tanıdığım sevdiğim güler yüzlü Süleyman abimizin babası hayatını kaybetmişti.
Derbent esnafından olan ve 85 yaşında hayatını kaybeden Hasan abimizi Numune Hastanesi Yoğun Bakımda yatarken birkaç defa ziyaret etmiş elini tutmuş ve konuşmuştum.
Ailenin acısını paylaşıyor ve son aylarda çok sıkıntı çeken Hasan abimize de Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum,
BİZ SİZE VEFA
DİYORUZ VE BUNUN
SON ÖRNEĞİNİ DE
DÜN BUNU METE BABAOĞLU
HOCADAN GÖRÜYORDUK
Konyalı olmasına rağmen şehrimizde çok az ve kısa süreli görevler yapan Türk basketbolunun bugün için yaşayan efsanelerinden olan halen İzmir’de yaşayan örnek insan örnek beyefendi coach Mete hocam Mete Babaoğlu parkedeki 47 yılını yazdığı 5. PERİYOT isimli kitabını alıyordum.

Hocam eline sağlık.
Siz o çizginin kenarındaki duruşunuzla 47 yıldır yüzlerce sporcunuza meslektaşlarınıza hakem ve gözlemcilere örnek oldunuz.
Elinize yüreğinize sağlık
Teşekkürler hocam.
…………….
Bugün yine yerel kalmaya çalışıyorum
Ne emekli işçi memurdan söz ettik.
Ne küçük ve orta ölçekli esnaflarımızdan
Ne iş arayan ama torpil bulamayan insanlarımızdan…
Yarın bakalım ne yazarız.
GÜNÜN OKKALI SÖZÜ
Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yazır Bölgesinde son model lüks jeep yol yerine kaldırımda gitmediği zaman daha iyi ADAM oluruz.