Konya
Açık
-5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2876 %0.03
50,5729 %0.25
6.539,71 % 0,67
Ara

ÖZ SAYGIMIZA GÖLGE DÜŞMESİN

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Öz saygı, insanın kendi varlığına duyduğu derin bir saygının sessiz ama sarsılmaz yankısıdır. Her düşüşün ardından yeniden kalkabilmeyi, hatalarına rağmen kendini affedebilmeyi, eksik yanlarını kabullenip yine de dimdik durabilmeyi öğretir. Başkalarının onayına sığınmadan, kendi içindeki aynaya bakıp “Ben varım, ben değerliyim.” diyebilmenin içsel cesaretidir. Ne alkışla büyür ne de yargıyla küçülür; insanın özünü onurlandırma biçimidir. Çünkü öz saygı, dış dünyanın baskılarına karşı kök salan sessiz bir direniştir; kişinin kendiyle barışmasının, kendini hak ettiği değerde görmesinin en sade ama en güçlü ifadesidir.

Bazı kimseler vardır ki “ben varım” diyebilmek için başkalarının kendilerini bir yerde görmelerini bekler; onların pohpohlamasıyla yüksek mevkiler elde edebileceği inancına kapılırlar. Düşünmedikleri bir durum vardır ki hiç kimse bir başkasını yükseklere getirmek için gayret göstermez; aksine, ne kadar aşağılayabilirse kendisini o kadar kârlı sayar.

Onun için diyorum ki: Hiç kimsenin yanında var olduğunuzu birilerinin izlenimine bırakmayın. Kendinizi ifade edebilmek için öz saygınız sizin tek pusulanızdır.

Hayat mücadeleye sırt çevirdiğinizde arkasında pişmanlıklar kalır. Geçen zamanımızın boşa akan su misali israfının önüne geçmemiz imkânsız hâle gelir. Yanlış saplantıların etkisiyle üzerinde nefes aldığımız kâinata insanoğlunu küstürmek hedeflenmekte, yersiz düşüncelerin önümüze indirmekte başarılı olduğu perdelerin kaldırılması önlenmektedir.

Bu da “Ben buradayım.” diyen, kendisine güveni olanların ayağını kaydırmayı amaçlayan, etrafına at gözlükleriyle bakmayı marifet sayanların meydana getirdiği bilinçsizliğe kapı açmak anlamına gelir.

Diyorum ki: Hiçbir zorluğun hayatınızda olumsuzluklara meydan vermesine izin vermeyin. Gün gelir “boş ver” diyerek arka plana attığınız bir görev, hayatınızda istemediğiniz pişmanlıklar yaşamanıza neden olur.

İnsanoğlunun kendisine bakarak hatalarını ince eleyip sık dokuduğu aynasını elinden almak, ona verilen en büyük fakat mantığa uymayan bir cezadır. Sözünü ettiğim bu kötülük, bizzat engellilere yapılmakta; duyurmak istedikleri sesin kısılması, “Ben de varım.” diye haykırmalarının etrafında yaşayanları büyük kayıplara uğratacağına inandırılmak istenmektedir.

Yani biz engellileri her daim sahadan uzak tutmak çabasında olanların vazgeçilmezi, öz saygımızın avuçlarımızın içinden kayıp gittiğini görüp mutluluk naraları atmak; yaşamımız boyunca beslediğimiz umutlarımızı bir deprem etkisiyle yıkıp yok etmektir.

Ama düşünmedikleri bir şey var ki o da, onlara istediklerini vermeyecek olmamızdır. Işığımızın önünü kapatmak için uğraş verenleri, hiç idrak edemedikleri hayal kırıklıklarıyla yüzleştireceğiz.

Bu yüzleşme, insan yaşamında olması gereken bir gerçektir; bu dünyanın sadece “normal” kimselerin etrafında dönmediğini anlamaları icap etmektedir.

Yaşamımızın en önemli evrelerinden biri olan öz saygı, insanoğlunun yenilgiyi kabul etmemesi gerektiğini gösterir. Her daim etrafındakilere, hayatın göz ardı edilmemesi gereken bir parçası olduğunu anlatması icap eder.

Gördüğüm belli başlı vakalar beni bu yazıyı kaleme almaya itti. Birçok kimsenin, direnerek yaşamı anlamsızlaştıran zorluklara karşı gelerek başkalarının boyunduruğu altında yaşamanın hiçbir manası olmadığını anlatmayı üzerime düşen görevlerden biri olarak gördüm.

Bilinmelidir ki kendi ayakları üzerinde durmayı amaçlayan şahısların direnişine engel olanlar, onların ayaklarına pranga vurmakla hayata küsmelerinde başrolü oynayanlardır.

İnsanları ayakta tutan öz saygıyı yok etmek yerine destek olmak, yapılacak en büyük iyilik olmalıdır. Birilerini bağımlı hâle getirerek değil; önlerine ışık tutarak, dipsiz bir kuyuya düşmelerine müsaade edilmemelidir.

Sağlam insanların, engellilerin öz saygısını elinden almak istedikleri göz önünde bir gerçektir. Bunun büyük bir yanlışlığa yol açtığını haykırmak istediğimizde yapılan ilk icraat ise ağzımızı kapatma düşüncesine sahip olmaktır.

Fakat düşünmüyorlar ki engelliler de bu kâinatın bir parçasıdır; hiçbir şekilde fikirlerinin duyulmasının önüne geçilemez. Yanlış bir düşünceye sığınarak hareket etmek, zihinlerinde yer alan bulanıklığın etkisinden kurtulmanın mümkün olmadığına bir işarettir.

Engellilerin bu dünyada var olduğu kabullenilmediği müddetçe, karşılarında kendilerini göstermek için gayret edenlerin direnişi her daim vuku bulacaktır. Hiç kimse gözlemlenen bu direncin kırıldığına şahit olmayacak.

“Biz de varız!” diyen engellilerin düşüncelerinin yok sayılması, uğradıkları en büyük hakarettir. Bu sesleri susturmak isteyenlere rağmen, kapanması planlanan kapıların sonuna kadar açılacağının bir göstergesidir.

Bu da demek oluyor ki engellilerin öz saygısının zincirlenmesi imkânsızdır. Bahsettiğim imkânı sağlamak için gayret gösterenlere müsaade edilmemesi öncelikli olmalıdır.

Bunun için yerine getirilmesi gereken şey, bizim için zor görülen; fakat işin kolayına kaçmadan, önümüzdeki engellerle baş etmektir. Bizi yaşamakta olduğumuz hayattan vazgeçmeye zorlayanların elinden alınması düşünülen öz saygımızı kaybetmemek temel hedefimiz olmalıdır.

Unutmayalım; hayat mücadeleye sırt çevirdiğinizde arkasında pişmanlıklar kalır, ama o mücadeleyi sürdürdüğünüzde engebeler bile size güç verir. Öz saygı, en karanlık günlerde bile kendinizi hatırlatır. Değeriniz başkalarının gözünde değil, kalbinizin derinliklerinde saklıdır. Ve o kalbi diri tutmanın tek yolu, asla pes etmemektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *