Futbolun Kara Yüzü “Şike”Adaletin Bittiği Yerde Futbol da Biter
Futbol, dünyada milyonların heyecanı,kulüplerin kimliği ve toplumların ortak tutkusudur. . Ancak bu oyunun kalbine saplanan en büyük hançer, yıllardır gündemden düşmeyen şike problemidir. . Şike, yalnızca bir maçın sonucuna değil, futbolun onuruna ve güvenilirliğini de saplanan ihanetin adıdır. Bu tutkunun baş aktörleri Hakemler,Futbolcular,YöneticilerMenajerler. Şikenin aktörleri bellidir ve hiçbir mazeretleri yoktur. Şikede,
Hakemler, adaleti sahaya yansıtması gerekirken taraflı düdükleriyle oyunu kirletir. Futbolcular, bilerek isteyerek kötü oynayarak, gol kaçırarak ya da rakibe avantaj sağlayarak taraftarın güvenini satarlar.
Yöneticiler, kulübün geleceğini korumak yerine kısa vadeli çıkarlar uğruna kirli pazarlıkların içine girer. Menajerler, futbolcuların kariyerlerini yönlendirmek yerine şike pazarlamacılarının aracısı olurlar. Bu şike zincirinin her halkası, futbolun ruhunu çürüten birer suç ortağıdır.Futbola olan güven çökerse yalnızca sahadaki sonucu değil, futbolun toplumsal değerini de yok eder. Taraftarın futbola olan inancını paramparça eder. Kulüplerin marka değeri yerle bir olur. Futbolun geleceği ise hukuki yaptırımlar ve cezalarla karanlığa gömülür. Futbolun en büyük sermayesi olan güven, bir kez kayboldu mu geri kazanılması neredeyse imkânsızdır. Bu kirli düzen nasıl düzelir. Elbette mücadele ederek sınırsız,tavizsiz mücadeleyle olur. Bu kirli düzenle mücadele yarım yamalak olmaz olamaz.
Bağımsız denetim mekanizmaları kurulmalı ve hiçbir baskıya boyun eğmemelidir.kurallar çiğnenmek için konulmamıştır.
Hakem ve futbolcular için etik eğitimleri zorunlu hale getirilmeli, ihlallerde ağır cezalar uygulanmalıdır.
Uluslararası işbirliğiyle şike ile mücadele küresel ölçekte güçlendirilmelidir.
Taraftar bilinci yükseltilerek oyunun temiz kalması için toplumsal baskı artırılmalıdır. Ezcümle!
Futbol, emeğin ve adaletin oyunu olmalıdır. Şike ise bu oyunun en büyük düşmanıdır. Şikeyi görmezden gelen, ona göz yuman ya da içinde yer alan herkes futbolun celladıdır. Bu nedenle mücadele, yalnızca federasyonların değil; kulüplerin, futbolcuların, yöneticilerin ve taraftarların ortak sorumluluğudur. Selam ve sevgilerimle.