Konya
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2795 %0.22
50,5902 %-0.78
7.136,03 % -0,98
Ara

BABAM LÜTFİ İLERİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Silleli Konyalı Kurtuluş Savaşı kahramanı merhum Lütfi İleri’den çok etkilendim. Dahası, bizim kendi içimizden çıkan bu değerlere bugünkü kayıtsızlığımıza ve vurdumduymazlığımıza öfkemden etkilendim.
Rahmetlinin ailecek Konya’yı terk eden kızına ulaştım.
Emetullah Tülay AYDIN (İLERİ) hanım, eski vali olan eşiyle Ankara’da yaşıyorlar.
Ve hanımefendi ile kurduğumuz samimi, iyi niyetli görüşme sonrası, Emetullah Tülay AYDIN (İLERİ) hanım, babasından dinlediklerini ve Türkiye İş Bankası’nın bir yayını için kaleme aldıklarını, Türk basınında ilk kez bizimle paylaştı.
Hanımefendinin bu hatıratlarını yayınlamak için kendisinden izin aldım.
Ve bugün Konya kamuoyuna sosyal medyalarımız aracılığıyla da Dünya ile paylaşmanın gururunu yaşıyoruz.

………………

İSTİKLAL SAVAŞI GAZİSİ
“MİLLİ KAHRAMAN”
BABAM LÜTFİ İLERİ’NİN

İSTİKLAL SAVAŞI ANILARI

Çocukluk ve gençlik yıllarım, İstiklal Savaşında Garp Cephesi Komutanlığı emrinde topçu er olarak muhtelif muharebelere katılan ve en önemlisi, 26 Ağustos 1922 gecesi sabaha karşı Büyük Taarruz’u başlatan Türk topçusunun içinde yer alan babam Lütfi İLERİ’nin savaş anılarını dinleyerek geçmiştir. Bunlardan, unutamadığım birkaç tanesini nakledeceğim.

…………..

Babam, İstiklal Savaşında kullandığı ve dönemin en gelişmiş savaş topu olduğuna inandığı, adeta kendisiyle özdeşleşmiş Alman yapımı SCHNEIDER marka topun özelliklerini öve öve bitiremezdi. Bir de savaş esnasında kendilerini en çok zorlayan şeyin uykusuzluk olduğunu vurgular; günler ve geceler boyu süren yorgunluk, açlık ve susuzluk bir yana, uykusuzluğa dayanmakta güçlük çektiklerini belirtirdi. Henüz yirmili yaşlarının başında, adeta hayatlarının baharında olan bu genç bedenlerin yeterli düzeyde uykuya olan ihtiyacını doğal karşılamak gerektiğine inanıyorum.

Büyük Taarruz sonrası püskürtülen düşman askerleri batı istikametinde kaçarken ve babamın da içinde bulunduğu Türk Askerleri onları kovalarken, kurtardıkları her köye girişlerinde onları büyük coşku içinde karşılayan halk, özellikle de kadınlar, askerlerimizin ayaklarına kapanıp ellerini önce onların tozlu postallarına, daha sonra da Tanrı’ya şükredercesine kendi yüzlerine sürdüklerini anlatırken babam çok duygulanırdı. Düşman işgali ve savaş ortamında en büyük acıyı çeken kadınların askerimize olan şükran duygularını ifade ediş tarzı, savaşın acımasızlığını ve kurtuluşun sevincini en çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır.

AYILI TABUR
Babamın bağlı olduğu tabur, o dönem “Ayılı Tabur” adıyla anılırmış. Zira, Tabur Komutanı Arif Bey’in, yanından hiç ayırmadığı ve evlat gibi benimsediği bir ayısı varmış. Bu ayı ile yollarının kesişmesi ise, ilginç ama acıklı bir rastlantı sonucu gerçekleşmiş. Arif Bey, Balkan Savaşı sırasında bir gün arazide vurulmuş yetişkin bir ayı ile onun etrafında acı çığlıklar atan bir yavru ayıya rastlamış. Son derece merhametli bir kişiliğe sahip olan Arif Bey’in gönlü, bu zavallı yavru ayıyı kaderine terk etmeye razı olmamış; onu himayesine almış, bir anlamda evlat edinmiş. O andan itibaren ayıyı yanından hiç ayırmamış ve cepheden cepheye hep onunla birlikte olmuş.

Birliğin, cephe gerisinde hazırlık yapmakta olduğu esnada bir gün ayı, arazide bulduğu bir tüfekle çıkagelmiş. Silahın dolu olabileceği ihtimaline karşı herhangi bir tehlike yaratmaması için hemen birkaç er silahı ayının elinden almaya çalışmışlar ama ne mümkün! Son derece güçlü bir hayvan olan ayı silahı vermeyince, “Bakalım ne yapacak?” diyerek onu kendi haline bırakmışlar. Serbest kalan ayı, elinde tüfekle doğruca komutanın çadırına gitmiş ve çadırın önündeki portatif küçük masada belgeler üzerinde çalışan Arif Bey’in karşısında durup önce saygı ile eğilmiş, bir anlamda selam vermiş; daha sonra iki eliyle bir tepsi gibi tuttuğu tüfeği komutana teslim etmiş. Hayvan deyip geçmemek lazım. Çevrede bulunan bir emanetin teslim edileceği kişinin, oradaki en yetkili makamı işgal eden kişi olduğunu bilmesi son derece takdire şayandır.

Babamın, unutamadığım bir başka anısına gelince;
ARİF BEY’İN ATI
Son derece üstün niteliklere sahip, cesur bir asker olan Arif Bey, bir gün çevresinde her rütbeden askerleri toplamış, atının üzerinde onlara talimat verirken, birdenbire bir kurşun vızıldayarak Arif Bey’in çok yakınından geçmiş.
Civarda düşman askerleri olduğunu anlayan Arif Bey, vurulmuş taklidi yaparak kendini atının altına atmış.
Çok iyi eğitilmiş bir at olan Arif Bey’in atı, bu durumda hiç tepki vermemiş, sakinliğini korumuş. Aksi halde toplulukta panik çıkması durumunda düşmana fırsat verilecek, belki de Birlik darmadağın olacaktı.
Harbiye ve Kurmaylık eğitiminden sonra 2 yıl Almanya’da askeri eğitim almış olan, çok iyi Almanca bilen, yaşamının büyük bölümünü Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşında cepheden cepheye koşarak geçiren, ATATÜRK’ün çok sevdiği ve çok güvendiği, birçok cephede birlikte omuz omuza çarpıştığı, en kritik görevleri verdiği son derece cesur ve başarılı bir komutan olan Arif Bey’in kısa yaşamı, ne yazık ki layık olmadığı acı bir sonla noktalanmıştır.
Başta büyük önder ATATÜRK olmak üzere, İstiklal Savaşında görev almış bulunan tüm şehit ve gazilerimizle birlikte değerli komutan Arif Bey’i saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.

Yaşamının ve gençliğinin en değerli beş yılını (1918-1923), Birinci Dünya Savaşının son dönemi ile birlikte İstiklal Savaşında cepheden cepheye koşarak vatan savunması için feda eden, bana madalyaların en önemlisi ve en değerlisi olan İSTİKLAL MADALYASI’nı taşıma onurunu bahşeden, bana ve aileme bu büyük gururu yaşatan babam Lütfi İLERİ’yi sonsuz sevgi ve özlemle yad ediyor, anısı önünde saygı ile eğiliyorum.

Sevgili babam!
Bugün bu güzel vatanda sizlerin canlarınız pahasına yaptığınız kurtuluş savaşları sonrasında, bu savaşların emsalsiz komutanı ATATÜRK önderliğinde oluşturulan Büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin özgür yurttaşları olarak her şeye karşın mutluluk içinde yaşıyorsak, bunu sizlere borçluyuz. Sizlere olan sınırsız sevgi ve minnetimi, senin ışıklar içinde olduğun sonsuz aydınlık dünyana gönderiyorum.
Emetullah Tülay AYDIN (İLERİ)
Ankara

…………

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Suçu bağışlayan asildir, ancak özür dileyen daha asildir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dünümüzü iyi öğrenip, bugünün kıymetini bilip, yarınlar için güzel hayaller kurabildiğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Yorumlar
Z
Ziyaretçi 3 ay önce
Kurtuluş Savaşınin ne kadar onemli olduğunu genç nesillerin iyi idrak etmesi lazim Atatürk 'ü ve Kahraman Şehitlerimizi saygıyla minnetle anıyoruz
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 ay önce
İmralı Canisi denen adamın Kurucu Öndere terfi ettirildiği günlerde anlamlı bir yazı olmuş. 12 yıl öncesine ait şu videoyu izlemenizi rica ederim: https://www.youtube.com/watch?v=fv2iqDM8BHg
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 ay önce
Konya kendi değerlerine hiçbir zaman sahip çıkamadı ve Terki diyar edip göç etti Ugur bey siz bile bakın burnunuzun dibindeki kahramanımızı yıllar sonra farkına vardınız neden biz bu değerlerimizi unuttuk yıllardır siyasi olarak korkularınızdan dolayı ki siz bunu sık sık kendi yazılarınızda kendiniz beyan ediyorsunuz bazı siyasilere hep yağcılık yaptınız kusura bakmayın, bu bir samimi özeleştiri LUTFI ILERI ilgili makale takdire şayan teşekkürler
BEĞENME
0
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 ay önce
Emeğinize ve yüreğinize sağlık
BEĞENME
1
CEVAPLA
Z
Ziyaretçi 3 ay önce
@Ziyaretçi Kendi özüne dönüyor !!!
BEĞENME
0
Z
Ziyaretçi 3 ay önce
Takdir ediyorum abi. Toplumun maddi ve manevi değerleri, tarihi, hafızası var. Millletin bir kurtuluş ve Cumhuriyetin bir kuruluş felsefesi, devletimizin örnek değerleri var. Bunlara sahip çıkmak, yeni nesillere iyi aktarmak lâzım. Ara ara, hayatın ve zamanın nispeten daha yavaş aktığı alanlara çekilip, dinlenmek, düşünmek lâzım. Syg. OOGUZ
BEĞENME
0
CEVAPLA