Konya
Açık
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,4485 %0.24
56,2570 %-0.23
6.885,82 %-0.93
Konya Postası Gazetesi Konya Ziraat Yüksek Mühendisi Çalış’tan ayçiçeği için kritik açıklama: Yüzde 35’e geriledi!

Ziraat Yüksek Mühendisi Çalış’tan ayçiçeği için kritik açıklama: Yüzde 35’e geriledi!

Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, Türkiye'nin ayçiçeği üretiminde önemli gelişmelere dikkat çekerek, 2027'nin kritik bir yıl olacağını ve öz yeterlilik oranındaki düşüşün risk oluşturduğunu belirtti. Gıda arz güvenliğinin milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Ziraat Yüksek Mühendisi Çalış’tan ayçiçeği için kritik açıklama: Yüzde 35’e geriledi!
KAYNAK: Fatmagül KIZMAZ
Okunma Süresi: 5 dk

Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, Türkiye’nin ayçiçeği üretimi, dışa bağımlılığı, küresel piyasalardaki gelişmeler ve 2027 yılı tarım politikalarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme paylaştı.

Çalış, tarımsal üretimin günümüzde savunma sanayii ve enerji güvenliği kadar stratejik bir alan haline geldiğini belirterek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli ziraattır” anlayışının bugün gıda arz güvenliği açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“2027 kritik bir eşik”

Ağustos 2024’te yürürlüğe giren yeni destekleme modeli ve üretim planlamasına ilişkin düzenlemelerin önemli adımlar olduğunu belirten Çalış, 2026 üretim yılında bazı temel ürünlerde planlama açısından önemli fırsatların kaçırıldığını savundu.

Çalış’a göre 2027 yılı, Türkiye’nin tarımsal arz güvenliği açısından kritik bir eşik olacak. Üretim zincirinde yaşanabilecek herhangi bir kırılmanın yalnızca gıda enflasyonunu artırmayacağını belirten Çalış, ithalat bağımlılığının ekonomik egemenlik açısından da risk oluşturabileceğine dikkat çekti.

Ayçiçeğinde öz yeterlilik alarmı

Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde son yıllarda önemli bir değişim yaşandığını aktaran Çalış, ekiliş alanlarının geçmiş dönemde 550 bin hektardan 900 bin hektara, üretimin ise yaklaşık 1 milyon tondan 2 milyon tona kadar yükseldiğini belirtti.

Ancak son üç yılda üretim alanlarında yeniden daralma yaşandığını ifade eden Çalış, ÇKS kayıtlarına göre 2025 yılında ekiliş alanlarının 690 bin hektara kadar gerilediğini, 2026 yılında ise 875 bin hektar seviyesine yükseldiğini kaydetti.

Çalış, buna rağmen üretimdeki artışın Türkiye’nin arz açığını kapatmaya yetmediğini ve öz yeterlilik oranının yüzde 59 seviyelerinden yüzde 35’e gerilemesinin ciddi bir risk oluşturduğunu savundu.

“Piyasa ve resmi veriler arasındaki makasın açılması, finans ve üretim planlaması açısından politika yapıcıların gerçek tabloyu görmesini zorlaştırmaktadır” değerlendirmesinde bulunan Çalış, Türkiye’nin küresel fiyat hareketleri ve döviz şoklarına karşı daha kırılgan hale geldiğini belirtti.

Rusya ve Ukrayna’nın üretim artışı Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Küresel ayçiçeği üretimindeki gelişmelere de dikkat çeken Çalış, 2026 yılında dünya ayçiçeği üretiminin 62 milyon tona ulaşmasının beklendiğini ifade etti.

Çalış, özellikle Rusya’nın 20,7 milyon ton, Ukrayna’nın ise 13 milyon ton seviyesindeki üretimlerinin Türkiye piyasası üzerinde ciddi bir fiyat baskısı oluşturabileceğini belirtti.

Romanya, Bulgaristan ve Moldova gibi bölge ülkelerinin de yüksek üretim ve ihracat kapasiteleriyle Türkiye açısından rekabet baskısını artırdığını kaydeden Çalış, küresel arz fazlasının hasat döneminde yerli üreticinin fiyatlarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

“Ucuz ithalat, stratejik ithalat tuzağına dönüşebilir”

Çalış’ın değerlendirmesinde Arjantin de dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı. Arjantin’in 2026 yılında yaklaşık 8 milyon ton ayçiçeği üretimine ulaşmasının beklendiğini belirten Çalış, yüksek navlun maliyetlerine rağmen düşük girdi maliyetleri ve iklim avantajlarının bu ülkeye Türkiye pazarında rekabet gücü kazandırabileceğini ifade etti.

Çalış, kısa vadede tüketici açısından avantaj gibi görünen düşük fiyatlı ithalatın, yerli üretimin zayıflaması halinde uzun vadede “stratejik ithalat tuzağına” dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Türk çiftçisinin maliyet baskısı büyüyor

Türkiye’de ayçiçeği üreticisinin özellikle sulama ve enerji maliyetleri nedeniyle rakip ülkelere kıyasla önemli bir maliyet dezavantajıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çalış, gübre ve diğer tarımsal girdilerin döviz bazlı maliyetlerinin de üretici üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

Çalış ayrıca Çiftçi Kayıt Sistemi’nde (ÇKS) yapılan yanlış beyanların üretim planlamasını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, çerezlik veya destek kapsamı dışındaki bazı ürünlerin yağlık ayçiçeği olarak beyan edilmesinin gerçek üretim verilerinin tespitini zorlaştırdığını savundu.

2026 yılında gerçekleştirilen yerinde kontrollerin bu sorunun önüne geçilmesi açısından önemli olduğunu belirten Çalış, ÇKS kayıtları ile sahadaki yağlık ayçiçeği ekilişlerinin karşılaştırılmasının ve sözleşmeli üretim modelinin hızla yaygınlaştırılmasının önemine vurgu yaptı.

Celil Çalış’tan 2027 için üç kritik öneri

Çalış, Türkiye’nin ayçiçeğinde arz güvenliğini güçlendirebilmesi için üç temel başlığın öne çıkarılması gerektiğini belirtti.

Bunlar arasında;

  • Gümrük vergilerinin hasat döneminde yerli üreticiyi koruyacak şekilde dinamik yönetilmesi,
  • Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yağlı tohum ithalatına öncelik verilerek yerli kırma tesislerinin desteklenmesi,
  • Sözleşmeli üretim modelinin 2027 yılında ülke genelinde yaygınlaştırılması

yer aldı.

Çalış ayrıca TMO üzerinden çiftçiden alım yapan birliklere finansman desteği sağlanmasının hem üreticinin önünü görmesine hem de sanayicinin yerli hammaddeye erişimine katkı sağlayacağını ifade etti.

“Gıda, savunma sanayii kadar stratejik”

Ayçiçeği üretimindeki gelişmelerin yalnızca bir tarım politikası meselesi olmadığını vurgulayan Celil Çalış, gıda arz güvenliğinin Türkiye’nin ekonomik ve milli güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti.

Çalış, değerlendirmesinin sonunda “Gıda bugünün dünyasında en az savunma sanayii kadar güçlü bir silahtır” mesajını vererek, milli üretimin güçlendirilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.

Çalış, 2027 döneminde ayçiçeği üretiminin üretim planlamasının merkezinde tutulması, çiftçinin farklı ürünlere yönelmesinin önüne geçilmesi ve yerli üreticinin sürdürülebilir biçimde desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız