Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, tarım sektöründe sübvansiyon oranlarının yarı yarıya düşürülmesine yönelik kararın üreticiler arasında ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirterek, “Tarımın öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığı bu dönemde, sübvansiyonların azaltılması ‘Ne oluyor?’ sorusunu gündeme getiriyor” dedi.
Üretimin sürdürülebilirliğinin düşük faizli krediye, öngörülebilir politikalara ve güven veren bir finansman sistemine bağlı olduğunu vurgulayan Çalış, tarımsal birliklerin ve üretici örgütlerinin bu konuda yükselen haklı itirazlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Maliye Bakanlığı’nın, sübvansiyonlu kredilerin bazı kullanıcılar tarafından amacı dışında kullanıldığı yönündeki düşüncesine de değinen Çalış, kötüye kullanım varsa bunun tüm üreticiyi cezalandırmak yerine etkin denetimle tespit edilip hukuki yaptırımlarla çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi:“Destekleri istismar edenler ekonomik ve kanuni olarak cezalandırılmalı; ancak Türk tarımının sürdürülebilirliğine katkı veren üreticiler ve müteşebbisler desteklenmeye devam edilmelidir.”
Çalış, tarımda hedeflenen politikaların başarıya ulaşabilmesi için üreticinin ihtiyaç duyduğu finansmana planlı, kontrollü ve yeterli düzeyde sübvanse edilmiş şekilde erişmesinin şart olduğunu belirterek, dünya ve Avrupa’daki devlet destekleri ile Türkiye’deki sübvansiyon oranlarının karşılaştırıldığında üreticinin taleplerinin ne kadar haklı olduğunun açıkça görüleceğini dile getirdi.
Sübvansiyonların azaltılmasının yalnızca kısa vadede finansman maliyetlerini artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda orta ve uzun vadede sertifikalı tohum kullanımının azalması, makine-ekipman yenileme hızının düşmesi, teknolojik gelişmelerden uzaklaşılması, hayvancılık yatırımlarının yavaşlaması ve arz istikrarının bozulması gibi riskler taşıdığını belirtti.
Son olarak, tarımsal kalkınmanın temelinin kırsal refahı artırmaktan geçtiğini vurgulayan Çalış, “Finansal eğitim veya finansal yönetim fark etmeksizin, bilgiye sahip olmanın ötesine geçip onu paylaşmak zorundayız. Kırsalda yaşam kalitesinin artırılması her geçen gün daha önemli hale geliyor” dedi.