Vizyoner İş Adamları Derneği (VİAD) Genel Başkanı Atilla Sinacı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda emeğin yalnızca üretimin değil, toplumsal düzenin de temel taşı olduğunu ifade etti. Sinacı, 1 Mayıs’ın sadece bir takvim günü değil, emeğin onurunu ve birlikte üretmenin anlamını hatırlatan önemli bir gün olduğunu vurguladı. Emekçileri “kıymetli yol arkadaşları” olarak tanımlayan Sinacı, 1 Mayıs’ın anlamına ilişkin değerlendirmesinde emeğin değerine dikkat çekti. Bu özel günün yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir farkındalık günü olduğunu ifade eden Sinacı, “1 Mayıs’ı alın terinin değerini, emeğin onurunu ve birlikte üretmenin anlamını yeniden hatırlamak için bir vesile olarak görüyoruz.” dedi.
Adalet, eşitlik ve paylaşım olmadan refah olmaz
İş hayatında adaletin ve eşitliğin vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurgulayan Sinacı, eşitliğin doğru anlaşılması gerektiğini de ifade etti. Refahın paylaşılmadığı bir yapının sürdürülebilir olmayacağını dile getiren Sinacı mesajında şu ifadeleri kullandı: “Adalet, bir toplumun temel direğidir. İş hayatında da adalet yoksa ne üretim sağlıklı olur ne de huzur kalır. Eşitlikten kastımız herkesin aynı olması değil, herkesin hakkını alabilmesidir. Çünkü biliyoruz ki paylaşılmamış zenginlik, zenginlik değildir. Bir yerde birikmiş ama yayılmamış refah sadece bir rakamdan ibarettir; oysa paylaşılan kazanç büyüyen bir değere dönüşür. Bizim inancımızda ve kültürümüzde çok önemli bir gerçek vardır: Alın teri kurumadan emekçinin hakkını ödemekle yükümlüyüz. Bu sadece bir söz değil, bir hayat anlayışıdır. Paylaştıkça bereketin arttığını, bölüştükçe gücün çoğaldığını yaşayarak gördük. İşverenin kazancı ile işçinin huzuru birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan iki unsurdur. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Diğer taraftan işe sahip çıkmak sadece bir görev değil, aynı zamanda bir duruştur. Bir işi sahiplenmek; o işin geleceğine, ekmeğine ve onuruna sahip çıkmaktır. Aynı şekilde işverenin de işçisine sahip çıkması gerekir. Çünkü sadakat tek taraflı olmaz. İşçi emeğine sadık olacak, işveren de emeğe saygı gösterecek. İşte o zaman gerçek anlamda güçlü bir yapı ortaya çıkar. Bizim hedefimiz; çatışmanın değil, dayanışmanın hâkim olduğu bir çalışma hayatıdır.”
Değişen iş hayatı ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacı
Genel Başkan Sinacı, açıklamasında 1 Mayısların sadece eski düşünce ve algı merkezinde değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade ederek açıklamasının son bölümünde şunları söyledi: “1 Mayısların, çağın argümanlarına göre insan yetiştirebilme açısından; değişim ve dönüşüm sürecinde insan kaynağımızı bir yandan nitelikli hale getirirken diğer yandan çağı anlayan, okuyan ve buna göre geleceği inşa edebilecek bireyler yetiştirmenin önemli bir vesilesi olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Zamanın ruhu en belirgin şekilde iş hayatında kendini göstermektedir; bir zamanlar emek yoğun insan gücüne ihtiyaç duyulurken bugün daha komplike, sofistike çalışma alanlarıyla başa çıkabilen mavi yaka ve beyaz yaka insan kaynağına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum, insanımızın iş hayatına ve ekonomiye katkısını artıracak, aynı zamanda onları aranan çalışanlara dönüştürecek köklü bir anlayış değişimini de beraberinde getirecektir. Okul ile iş hayatını birleştirebilen, çalışırken okuyabilen; eğitimin yalnızca okullarla sınırlı kalmadığı, iş yerlerinin de birer eğitim merkezine dönüştüğü, sanayilerde okulların kurulduğu ve sanayimizin çağı yöneten merkezler haline geldiği bir yapıdan söz ediyoruz. Bu anlayışın kavranmasıyla insanımızı evrensel değerlerle donatarak yeni çağın kahramanları haline getirebileceğimize inanıyor; bu doğrultuda Milli Eğitim Bakanlığımıza, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, odalarımıza ve tüm paydaş kurum ve kuruluşlara önemli görevler düştüğünü de belirtmek isteriz.
Bu vesileyle emekçi kardeşlerime, alın terleri, emekleri ve katkıları için teşekkür ediyor; çalışanların, emeğin ve alın terinin sembolü olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.”