Konya
Açık
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0780 %0.05
52,9149 %0.18
6.628,95 % -0,41
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya TYB, bu hafta M. Ali Köseoğlu’nu ağırladı

TYB, bu hafta M. Ali Köseoğlu’nu ağırladı

Gazeteci-Yazar M. Ali Köseoğlu, “Yazarın Aynası” programında yeni kitabı Araf’ta Yahut Arasta üzerine değerlendirmelerde bulundu. Köseoğlu, eserinde geleneğe yaslanmayı “fabrika ayarlarını görünür kılma çabası” olarak değerlendirdi.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen “Yazarın Aynası” başlıklı etkinlik serisi, bu hafta şubenin önceki başkanlarından Gazeteci-Şair-Yazar M. Ali Köseoğlu’nun “Araf’ta Yahut Arasta” söyleşisiyle devam etti. TYB Konya Şubesi D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programa TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, Prof. Dr. Ahmet Alkan ve çok sayıda edebiyatsever katıldı. Ahmet Demirel’in yönettiği programda Köseoğlu, konuşmasına son kitabı “Araf’ta Yahut Arasta”nın isminin ortaya çıkış sürecini anlatarak başladı. Eser tamamlandıktan sonra kitabın adının netleştiğini belirten Köseoğlu, “Hikâye tamamıyla ortaya çıktıktan sonra ismini buldu. 2019 yılından itibaren, Muğla’dayken yazmaya başladığımda aklımda bazı isimler vardı. Fakat yazım süreci tamamlandıktan sonra, bunlar da geride kaldı. Bugünden düne uzandığınız, oradan da yarına seslendiğiniz bir eser vardı önünüzde. Arasta’yı tanımlarken kullandığım cümleler beni yönlendirdi diyebilirim. Arasta’nın aslında Araf’ta bir yer olabileceğini hissettim. Bu fikri sevdim ve eser ‘Araf’ta Yahut Arasta’ ismiyle kitaplaştı.” dedi.

“Konya Dışında Nereyi Yazarsanız Yazın, Yine Konya'yı Yazıyorsunuz”

Köseoğlu, kendisine yöneltilen soru üzerine Konyalı bir yazar olarak Muğla’yı yazma deneyimini ve iki şehir arasındaki bağı şu sözlerle ifade etti: “İnsanların bulundukları her yerde, doğdukları şehri de temsil ettiklerini düşünürüm. Muğla'da gördükleriniz ve yaşadıklarınızla Muğla'yı yazdığınız zaman, Muğla’nın hikâyesini yazdığınız zaman bunun Konya’ya da katkısı olumludur. Muğla dediğimiz yer Menteşeoğulları’nın yurdudur, Selçuklu'nun uç beyliğidir; buradan bir kere Konya'ya bağlanıyor. Şahidi Mevlevihanesi’nden yine Konya’ya bağlanıyor. Sonra bu kitapta da geçen Hacı Kadı ailesi var, Muğla'nın kurucu ailelerinden ve Konya’dan göçmüşler. Bunu birkaç kez söyledim: Aslında Konya dışında nereyi yazarsanız yazın, yine Konya’yı yazıyorsunuz, yine Konya’ya yazıyorsunuz.” 

“Gerçek ile Hayal Birlikte Yürür”

Kitabın kurgusunda gerçeklik ve hayalin iç içe geçtiğini vurgulayan M. Ali Köseoğlu, “Bu hikâyede gerçek ile hayal el ele yürür. Kitabın başında da ifade ettiğim gibi; benzerlikler hayalin gerçeğe sıkı sıkıya yaslanmasından kaynaklanmaktadır. Bu bir toplumsal bellek hikâyesidir. Hikâyenin ana kahramanlarından Profesör Tarık, Gazeteci Necat ve Alpar benim gerçek hayatta gözlemlediğim birer karakter olmakla birlikte, kitaptaki hadiselere katkıları kurgudur.  Bu karakterler gerçek hayattan alınsa da bu kişilerin hikâyesi değildir. Hikâyede, yaklaşık 55 isim geçiyor. Bunların pek çoğu dünün ya da bugünün Muğla’sından karakterler ve gerçektirler. Bunlardan Hafız Sabri’nin hayatından ve ailesinden parçalar olmakla birlikte, ihtiyaç duyulduğunda gerçeği sarsmayacak hayallere de imkân tanıyan bir kurgu tercih edilmiştir” şeklinde konuştu.

“Fabrika Ayarlarına Dönüş Çabası”

Köseoğlu, modern zamanlarda geleneğe ve köklere işaret düşmenin önemine değinerek, Dede Korkut’a yaptığı atıfları şu şekilde açıkladı: “Biz ne kadar modern zamanlarda yaşasak da, belki modern şiirler yazıyor olsak da, bu tamamıyla geleneksel olanın dışında olduğumuz anlamına gelmiyor. Kitaba Dede Korkut'tan alıntıyla başlamamız, bazı isimlere, bazı noktalara, bazı mekânlara yer vermemizin nedeni ‘fabrika ayarlarını gösterme çabası’ olarak da görülebilir. Dede Korkut bizim ortak değerlerimizin başında gelir. Türküler de böyledir, herhangi bir dalgınlık anında bütün özgeçmişimizi yitirsek de Türkülere kulak verdiğimizde, Dede Korkut’u hatırladığımızda yeniden kendimize geliriz, kendimizi buluruz. İsimler, kelimeler, mekânlar, her biri yol boyu yürüyüşümüzü şekillendiren unsurlardır. Geleneğe yaslanmak fabrika ayarlarını görünür kılma çabasıdır.”

 “Ahmet Köseoğlu’ndan M. Ali Köseoğlu’na Vefa Dolu Teşekkür”

Programın sonunda TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, M. Ali Köseoğlu’nun Konya kültür hayatındaki yerine ve gazetecilikteki rolüne değinen bir teşekkür konuşması yaptı. Ahmet Köseoğlu, M. Ali Köseoğlu ile 1994’ten bu yana “kardeşten daha yakın” bir dostlukları olduğunu belirtti. M. Ali Köseoğlu'nun “kültüre, sanata, edebiyata ve şehre yaslanan zamanının tek gazetecisi” olduğunu ve bu makamın onun aktif gazetecilikten gidişiyle boş kaldığını ifade eden Başkan Köseoğlu, yazarın “gerçek şehirlerin ruhu olduğuna” inandığını ve kitabında da Konya'da bulduğu ruhu Muğla'da, Muğla'da bulduğu ruhu ise Konya'da aradığını söyledi. Başkan Köseoğlu, konuşmacıya ayrıca TYB Konya Şubesi’nde başkan olduğu üç dönem boyunca verdiği büyük emekler için de teşekkür etti. Konuşmaların ardından TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu ve Prof. Dr. Ahmet Alkan tarafından konuşmacı M. Ali Köseoğlu’na katılım belgesi takdim edildi.

Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle tamamlandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *