MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, Suriye'nin kuzeyine olası bir operasyona ilişkin, "Sınırlarımızın hemen ötesindeki zehirli yılanların başının koparılması hakkımızdır, hukukumuzdur ve haysiyetimizin gereğidir. Bölgeye yönelik yeni bir harekat mecburiyet haline gelmiştir." dedi.
Kalaycı, "Adım Adım 2023, İlçe İlçe Aydınlatma" toplantısında, Türkiye'nin terörle amansız mücadele ettiğini söyledi. Terörün sonunun geldiğini, teröristlerin yurt içinde kaçacak ve sığınacak yerinin kalmadığını ifade eden Kalaycı, şöyle konuştu: "Nisan ayında başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu ile Irak'ın kuzeyindeki terör barınakları yerle bir edilmiş, yüzlerce terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bu şerefsizlerin sonu gelmiştir. İnşallah o Kandil'e de Türk bayrağını dikeceğiz. Suriye'nin kuzeyinde terör eylemlerinde artış görülmektedir. Sınırlarımızın hemen ötesindeki zehirli yılanların başının koparılması hakkımızdır, hukukumuzdur ve haysiyetimizin gereğidir. Bölgeye yönelik yeni bir harekat mecburiyet haline gelmiştir. Bir gece ansızın gireceğiz, teröristler her neredeyse başlarını ezeceğiz. Allah, kahraman güvenlik güçlerimize yardım etsin." Kalaycı, Türkiye'nin içinde bulunduğu zor günlerin çok yakında geride kalacağının altını çizerek, "Türkiye, Cumhur İttifakı ile yükselecektir. Ana gayemiz, lider ülke Türkiye hedefine ulaşmak, Türk dünyasının, İslam aleminin ve bütün mazlum milletlerin yegane ümidi olan Türkiye'yi küresel bir güç haline getirmektir. Türkiye'ye diş bileyen emperyalist güçlerin alayı birden karşımızda hizalansa da Türk milleti, kutlu hedeflerine Allah'ın izni ve inayetiyle ulaşacaktır." diye konuştu.
Mustafa Kalaycı, Türkiye’nin her atağa kalktığında operasyonlarla önünün kesilmek istendiğini, bunun ekonomik alanda da kendini gösterdiğini belirterek şunları söyledi; “Türkiye ne zaman atağa geçse ne zaman bölgesel ve küresel meselelerde öne çıkıp sivrilse gecikmeksizin siyasi, diplomatik ve ekonomik operasyonlar birbiri ardına sökün etmektedir. Döviz baronları, faiz lobisi yine devrededir, fırsatçılar, işbirlikçiler faaldir. Türkiye ‘kur, faiz, enflasyon’ şeytan üçgeninde boğulmaya çalışılmaktadır. Türkiye’nin risk primi 800 puanın üzerinde gösterilmektedir. Bu ne demek? Türkiye “çok riskli”, “kredibilitesi yok” demek olup, dış borçlanma maliyetimiz artırılmaktadır. Halbuki, Türkiye borçluluk oranları bakımından benzer ülke ortalamalarının oldukça altında, düşük bir riskliliğe sahiptir. Ayrıca Türkiye en zor dönemlerde bile borcunu aksatmamış, hatta Osmanlı’dan kalan borçları ödemiş bir ülkedir. Buna karşılık dış borçları bizden daha fazla olan ve birçok defa borçlarını ödeyemez hale düşen Yunanistan’ın risk primi 171 olarak gösterilmektedir. Bu nasıl değerlendirmedir? Belli ki Türkiye’ye karşı ekonomiyle ilgisi olmayan bir değerlendirme yapılmaktadır. Aranızda esnaf ve ticaretle uğraşan hemşehrilerim var. Soruyorum, borcunu düzenli ödeyenin mi, yoksa ödemeyenin mi kredibilitesi yüksek olur? Türkiye’nin yatırım, üretim ve ihracat seferberliğini engellemek isteyen, eşzamanlı olarak borç ödeme kabiliyetinde zaaf oluşturmayı amaçlayan kötü niyetli bir tertip söz konusudur. Her şeye rağmen Türkiye büyüyen ve güçlenen bir ülkedir. Makine-teçhizat yatırımları iki buçuk yıldır çift haneli büyümektedir. Sanayi üretimi sürekli yüksek oranda artmaktadır”