ABD Başkanı Donald Trump, Florida’dan Washington’a dönüşü sırasında uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak Venezuela başta olmak üzere birçok ülkeye ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump, Venezuela’ya yönelik askeri müdahalelerin “doğru ve haklı” olduğunu savunarak, ülkenin ABD’ye yoğun miktarda uyuşturucu sevkiyatının merkezi haline geldiğini öne sürdü.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun “narko-terör devleti” yönettiğini iddia eden Trump, ülkedeki mevcut durumun ABD açısından kabul edilemez olduğunu söyledi. Venezuela’nın şu anda “çöküş halinde” olduğunu ifade eden Trump, ülkede kontrolün ABD’de olduğunu ileri sürdü.
“Amerikan Petrol Şirketleri Milyarlarca Dolarlık Yatırım Yapacak”
Trump, Venezuela’da yapılacak çok iş olduğunu belirterek, büyük Amerikan petrol şirketlerinin bu ülkeye giderek milyarlarca dolarlık yatırımlar yapacağını açıkladı. Venezuela’nın yeniden ayağa kaldırılması için altyapının baştan sona yenilenmesi gerektiğini söyleyen Trump, petrol şirketlerinin bu süreç için hazır olduğunu dile getirdi.
“Venezuela şu anda ölü bir ülke. Onu yeniden canlandırmalıyız.” diyen Trump, Venezuela’daki petrol kaynaklarını istedikleri şekilde kullanma hakkına sahip olduklarını savundu.
“Rodriguez Bizimle İş Birliği Yapıyor”
Trump, Venezuela’da geçici Devlet Başkanı olarak görevlendirilen Delcy Rodriguez ile yakın temas halinde olduklarını belirtti. Kendisiyle doğrudan görüşmediğini, ancak kabine üyelerinin temas kurduğunu aktaran Trump, “Bizimle iş birliği yapıyor.” ifadesini kullandı.
Rodriguez’in ABD çıkarlarına aykırı adımlar atması durumunda Maduro’dan daha kötü bir akıbetle karşılaşabileceğini söyleyen Trump, mevcut yönetimin “doğru işler” yapmasını beklediklerini vurguladı.
“Seçimler Doğru Zamanda Yapılacak”
Venezuela’da seçimlerin ne zaman yapılacağına ilişkin soruları da yanıtlayan Trump, şu an için önceliğin ülkeyi düzeltmek olduğunu söyledi. “Önce her şeyi biz yöneteceğiz, ülkeyi toparlayacağız. Daha sonra seçimler doğru zamanda yapılacak.” diyen Trump, seçim sürecinin ABD kontrolünde şekilleneceğini ima etti.
Gerekirse İkinci Saldırıya Hazırız”
Maduro’nun alıkonulduğu operasyonla ilgili konuşan Trump, gerekmesi halinde ikinci bir askeri müdahale planının da hazır olduğunu açıkladı. Venezuela yönetiminin “uslu” davranmaması durumunda yeni bir saldırının her zaman masada olduğunu belirten Trump, “Burası Venezuela, burası bizim bölgemiz.” ifadelerini kullandı.
İran, Meksika ve Kolombiya’ya Sert Mesajlar
Trump, İran’daki protestolara da değinerek, göstericilere yönelik şiddet uygulanması halinde ABD’nin çok sert karşılık vereceğini söyledi. Meksika’nın uyuşturucu kartelleri tarafından yönetildiğini iddia eden Trump, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’a ülkeye Amerikan askerleri gönderme teklifinde bulunduğunu açıkladı.
Kolombiya için ise “hasta bir ülke” ifadesini kullanan Trump, olası bir askeri operasyonun gündeme gelebileceğini belirtti.
Putin ve Grönland Açıklamaları
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in konutuna Ukrayna tarafından saldırı düzenlendiği iddiasına temkinli yaklaşan Trump, bu saldırıya inanmadığını söyledi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ilişkilerinin iyi olduğunu da ifade eden Trump, nisan ayında Çin’i ziyaret edeceğini açıkladı.
Grönland’ın stratejik önemine dikkat çeken Trump, “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var.” diyerek, ABD’nin bu bölge üzerindeki kontrolünün Batı ve Avrupa Birliği’nin güvenliği için de gerekli olduğunu savundu.
Rodriguez’den ABD’ye İş Birliği Çağrısı
Öte yandan Venezuela’da geçici Devlet Başkanı olarak görevlendirilen Delcy Rodriguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’ye iş birliği çağrısında bulundu. Barış, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk vurgusu yapan Rodriguez, Venezuela halkının savaş değil diyalog istediğini belirtti.
Hatırlanacağı üzere, Caracas’ta 3 Ocak’ta patlama ve uçak seslerinin duyulmasının ardından ABD, Venezuela’ya yönelik büyük çaplı bir askeri operasyon düzenlediğini açıklamış, Maduro ve eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu. ABD yönetimi, Maduro hakkında uyuşturucu terörizmi ve kaçakçılık suçlamaları yöneltmişti.