Konya
Parçalı bulutlu
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,7655 %0.04
52,8381 %0.01
6.931,67 % 0,56
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya TİMAV’dan Değer Temelli Toplumsal Duruş Çağrısı

TİMAV’dan Değer Temelli Toplumsal Duruş Çağrısı

TİMAV Genel Başkanı Dr. Sami Bayrakçı, son günlerde Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta öğretmenlere ve öğrencilere yönelik gerçekleştirilen saldırılar için açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 7 dk

Başkan Bayrakçı açıklamasında:

“Son günlerde Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta eğitim yuvalarımıza, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik gerçekleştirilen saldırılar, toplum vicdanını derinden yaralamıştır. Geleceğin inşasında belirleyici rol oynayan çocuklarımızı ve onları büyük bir fedakârlıkla yetiştiren öğretmenlerimizi hedef alan her türlü şiddet eylemi, münferit hadiseler olarak değerlendirilmemeli; bilakis toplumsal bütünlüğümüze, eğitim sistemimizin köklerine ve yarınlarımıza yönelmiş ciddi tehditler olarak görülmelidir. Okullarımız; bilimin, sevginin, inancın ve hoşgörünün yeşerdiği mukaddes alanlardır. Bu mekânlarda kanın, şiddetin ve korkunun yer alması asla kabul edilemez. Öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yöneltilen her türlü fiziksel ve psikolojik saldırı, toplumun vicdanında derin yaralar açmaktadır. Eğitim kurumları, yalnızca bilginin aktarıldığı fiziki alanlar değil; aynı zamanda insanın şahsiyetinin inşa edildiği, değerler dünyasının şekillendiği ve toplumsal aidiyet bilincinin kök saldığı kurucu ortamlardır. Bu yönüyle okullarda ortaya çıkan her türlü şiddet vakası, bireysel bir sapma olmanın ötesinde, toplumsal değerler sistemimizdeki aşınma ve anlam dünyamızdaki kırılmanın da bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaşanan üzücü hadiseler, eğitim meselesinin yalnızca akademik başarı üzerinden ele alınamayacağını; aksine insanı bütüncül bir varlık olarak merkeze alan, ahlaki ve manevi boyutu güçlü bir eğitim anlayışına duyulan ihtiyacı bir kez daha açık biçimde ortaya koymaktadır. Saygı, merhamet, sorumluluk, empati ve birlikte yaşama bilinci gibi temel insani değerlerin erken yaşlardan itibaren kazandırılması, yalnızca bireysel gelişim açısından değil; toplumsal barışın tesisi bakımından da hayati öneme sahiptir. Bu noktada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin insanı merkeze alan, değer temelli ve bütüncül eğitim anlayışının daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi; şiddetin önlenmesi, sağlıklı nesillerin yetişmesi ve toplumsal barışın güçlenmesi açısından önemli bir imkân sunmaktadır. Eğitim anlayışımızın, salt başarı odaklı bir çerçeveden çıkarılarak insan onurunu, ahlaki olgunluğu ve toplumsal sorumluluğu önceleyen bir istikamette derinleştirilmesi zaruridir. Aynı zamanda bu tür olaylar, eğitim kurumlarının güvenliğinin artırılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi gerekliliğini de ortaya koymaktadır. İlgili tüm kurum ve kuruluşların, öğrenci ve öğretmenlerimizin güvenliğini en üst düzeyde sağlayacak adımları ivedilikle atması büyük önem taşımaktadır. Başta Milli Eğitim Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızın işbirliği içinde bu yönde yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Bununla birlikte meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığı; sosyolojik, psikolojik ve kültürel dinamikleriyle birlikte ele alınması gerektiği açıktır. Dijitalleşme süreçleri, sosyal medya etkisi, akran ilişkileri, aile yapısı ve değer aktarımındaki kırılmalar gibi hususların, bütüncül bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Bu tür menfur hadiselerin arka planında yer alan ve eğitim üzerinden toplumsal huzuru hedef alan girişimlerin, milletimizin sağduyusu karşısında karşılık bulamayacağına inanıyoruz. Devletimizin ilgili birimlerinin failler hakkında gerekli hukuki süreçleri titizlikle işleterek adaletin tesisini sağlayacağına dair güvenimiz tamdır. Böylesi zor ve hassas dönemlerde toplum olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, sağduyuyu elden bırakmamak ve şiddetin her türüne karşı ortak bir duruş sergilemek hepimizin sorumluluğudur. Ayrışmanın değil dayanışmanın, öfkenin değil sağduyunun hâkim olması gereken bu süreçte, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek geleceğimizi korumak zorundayız. Eğitim, yalnızca belirli kurumların değil, bütün bir toplumun ortak sorumluluğudur. Okulların huzuru, öğretmenlerin itibarı ve öğrencilerin güvenliği; toplumsal, milli ve ahlaki bir yükümlülük olarak hepimizin omuzlarındadır. Bu sorumluluk bilinciyle hareket etmek, benzer hadiselerin tekrarını önlemenin en temel şartıdır. Bu vesileyle, yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Olaylardan etkilenen tüm öğrenci ve öğretmenlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; eğitim camiamıza yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurgulayarak, toplumumuzu duyarlılığa davet ediyoruz “ifadelerini kullandı.Başkan Bayrakçı açıklamasında:

Başkan Bayrakçı açıklamasında:

“Son günlerde Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta eğitim yuvalarımıza, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik gerçekleştirilen saldırılar, toplum vicdanını derinden yaralamıştır. Geleceğin inşasında belirleyici rol oynayan çocuklarımızı ve onları büyük bir fedakârlıkla yetiştiren öğretmenlerimizi hedef alan her türlü şiddet eylemi, münferit hadiseler olarak değerlendirilmemeli; bilakis toplumsal bütünlüğümüze, eğitim sistemimizin köklerine ve yarınlarımıza yönelmiş ciddi tehditler olarak görülmelidir.

 Okullarımız; bilimin, sevginin, inancın ve hoşgörünün yeşerdiği mukaddes alanlardır. Bu mekânlarda kanın, şiddetin ve korkunun yer alması asla kabul edilemez. Öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yöneltilen her türlü fiziksel ve psikolojik saldırı, toplumun vicdanında derin yaralar açmaktadır. Eğitim kurumları, yalnızca bilginin aktarıldığı fiziki alanlar değil; aynı zamanda insanın şahsiyetinin inşa edildiği, değerler dünyasının şekillendiği ve toplumsal aidiyet bilincinin kök saldığı kurucu ortamlardır. Bu yönüyle okullarda ortaya çıkan her türlü şiddet vakası, bireysel bir sapma olmanın ötesinde, toplumsal değerler sistemimizdeki aşınma ve anlam dünyamızdaki kırılmanın da bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede öğrencilerimize ve öğretmenlerimize yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınıyoruz.

 Yaşanan üzücü hadiseler, eğitim meselesinin yalnızca akademik başarı üzerinden ele alınamayacağını; aksine insanı bütüncül bir varlık olarak merkeze alan, ahlaki ve manevi boyutu güçlü bir eğitim anlayışına duyulan ihtiyacı bir kez daha açık biçimde ortaya koymaktadır. Saygı, merhamet, sorumluluk, empati ve birlikte yaşama bilinci gibi temel insani değerlerin erken yaşlardan itibaren kazandırılması, yalnızca bireysel gelişim açısından değil; toplumsal barışın tesisi bakımından da hayati öneme sahiptir. Bu noktada, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin insanı merkeze alan, değer temelli ve bütüncül eğitim anlayışının daha güçlü bir şekilde hayata geçirilmesi; şiddetin önlenmesi, sağlıklı nesillerin yetişmesi ve toplumsal barışın güçlenmesi açısından önemli bir imkân sunmaktadır. Eğitim anlayışımızın, salt başarı odaklı bir çerçeveden çıkarılarak insan onurunu, ahlaki olgunluğu ve toplumsal sorumluluğu önceleyen bir istikamette derinleştirilmesi zaruridir. Aynı zamanda bu tür olaylar, eğitim kurumlarının güvenliğinin artırılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi gerekliliğini de ortaya koymaktadır. İlgili tüm kurum ve kuruluşların, öğrenci ve öğretmenlerimizin güvenliğini en üst düzeyde sağlayacak adımları ivedilikle atması büyük önem taşımaktadır. 

Başta Milli Eğitim Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumlarımızın işbirliği içinde bu yönde yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyor ve destekliyoruz. Bununla birlikte meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığı; sosyolojik, psikolojik ve kültürel dinamikleriyle birlikte ele alınması gerektiği açıktır. Dijitalleşme süreçleri, sosyal medya etkisi, akran ilişkileri, aile yapısı ve değer aktarımındaki kırılmalar gibi hususların, bütüncül bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Bu tür menfur hadiselerin arka planında yer alan ve eğitim üzerinden toplumsal huzuru hedef alan girişimlerin, milletimizin sağduyusu karşısında karşılık bulamayacağına inanıyoruz. Devletimizin ilgili birimlerinin failler hakkında gerekli hukuki süreçleri titizlikle işleterek adaletin tesisini sağlayacağına dair güvenimiz tamdır. Böylesi zor ve hassas dönemlerde toplum olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, sağduyuyu elden bırakmamak ve şiddetin her türüne karşı ortak bir duruş sergilemek hepimizin sorumluluğudur. Ayrışmanın değil dayanışmanın, öfkenin değil sağduyunun hâkim olması gereken bu süreçte, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenerek geleceğimizi korumak zorundayız. 

Eğitim, yalnızca belirli kurumların değil, bütün bir toplumun ortak sorumluluğudur. Okulların huzuru, öğretmenlerin itibarı ve öğrencilerin güvenliği; toplumsal, milli ve ahlaki bir yükümlülük olarak hepimizin omuzlarındadır. Bu sorumluluk bilinciyle hareket etmek, benzer hadiselerin tekrarını önlemenin en temel şartıdır. Bu vesileyle, yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Olaylardan etkilenen tüm öğrenci ve öğretmenlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; eğitim camiamıza yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurgulayarak, toplumumuzu duyarlılığa davet ediyoruz “ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *