Konya
Parçalı az bulutlu
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0434 %0.2
53,7187 %-0.12
6.225,55 % 0,12
Konya Postası Gazetesi Konya Tarıma hak ettiği destek sağlanmalı

Tarıma hak ettiği destek sağlanmalı

İklimsel felaketler dünyada büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Uzmanlar ise ekosistemleri korumak ve sürdürülebilir bir gelecek için acil önlemler alınması gerektiğine dikkati çekiyorlar

Tarıma hak ettiği destek sağlanmalı
Okunma Süresi: 4 dk

Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, bu konuda tarıma desteklerin sağlanması gerektiğini söyledi.

Celil Çalış, “Dünya, sonsuz uzayda küçük bir canlı nokta. Yaşanmaz hale getirirsek pılımızı pırtımızı toplayıp kaçacak başka yer de yok. Oysa atalarımız için böyle sorun yoktu. Orta Asya çölleşince topladılar çadırlarını, uzun yıllar ve çetin yollarla Anadolu’yu yurt tuttular. Ruhları şad olsun. O devirlerde insanoğlunun gözünde dünya neredeyse uçsuz bucaksızdı. Ama şimdi gidecek yer kalmadı. Anadolu çoraklaşsa gidilecek yer diye düşünülen yerdeki insanların da,  gidecek yer aradığı zamandayız. Başka gezegenlerde yaşam izi, su varlığının araştırıldığı bir çağda yaşıyoruz” dedi.

AĞAÇLANDIRMAYI ÖNCELİKLE HESABA KATMALIYIZ

Çalış,”Doğa biliminde diğer pek çok müspet bilim dalından ayıran önemli özelliği, bilimsel yöntem olarak tümevarım yerine, tümdengelim kuralının kullanılmasıdır. Ekolojide, doğanın parçalarının tek tek nasıl işlediğine değil, bu parçaların ilişkilerine bakılır. Bir buğday çeşidinin sadece hızlı büyüme yeteneği ve verimliliği değil, bu yeteneğin bölge koşullarına uyumu, adaptasyonu da bizi ilgilendirir. Ya da barajın bir tek suyuyla ilgilenmekle kalmaz, bu suyun kaynağını oluşturan havza ağaçlandırılmadığı takdirde, erozyonla taşınan toprağın bu barajı nasıl etkileyeceğini, bu tip sedimantasyonun gelmemesi için proje başlangıcında oluşacak erozyona karşı baraj havzasında ağaçlandırmayı öncelikle hesaba katmalıyız” ifadelerine yer verdi.

DOĞA KENDİNDE OLAN TAHRİBATI DÜZENLİYOR

“Dünya depremler, seller, yangınlar, kuraklık gibi doğal afetlerle boğuşurken kendi içlerinde yaptığı mücadelelerle savaş, göç, kargaşa adeta insanın insanı ezdiği hatta yamyam gibi yediği olağanüstü bir çağda yaşıyoruz” diyen Çalış, “Ülkemizi önce kuraklık, sonra dolu yağışları, sonra orman yangınları, şimdi de seller taşkınlar etkisi altına aldı. Ülkemizdeki yaşananları iliklerimize kadar hissedip milletimizin adeta ne yapabilirimin telaşı ve çaresizliğinde olduğunu görmekteyiz. Tabi dünyanın dört bir yanında iklimsel felaketler ve insan kaynaklı doyumsuzluk ve güç zehirlenmelerinin oluşturduğu savaşlar ve göçler yaşanıyor. Ancak şunu söylememiz gerekiyor: Mühendislik temel biliminde der ki; Doğada gerçekleşen bir olay 30 yıl, 50 yıl, 100 yıl nihai olarak 500 yılda gerçekleşir. Yaşadığımız doğal afetlerde aslında doğa bizim ona hakkımızdan ve haddimizden fazla yaptığımız müdahalelerle aldıklarımızı geri alıyor. Doğa kendinde olan tahribatı düzenliyor. Bu olaylar yüz yıllarda belki de bin yıllarda gerçekleşiyor, biz anı yaşayarak yorum yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.

ÜRETİM PLANLAMASININ HAYATA GEÇİRİLMESİ GEREKİYOR

Celil Çalış, “Biz kendi alanımıza dönersek tarımsal üretimde bir türlü yapamadığımız üretim planlaması,  girdi maliyetlerinde engellenemeyen yükseliş, elde edilen ürünlerin maliyetlerden dolayı karlılığının azalması, su yetersizliği ve kuraklık sorunu, iklim değişikliği, tarımsal üretimde yaşlanan nüfus, tarıma gereken önemin, değerin, desteğin verilmeyişi tarım camiasını karamsarlıktan kurtaramıyor. Üretim planlamasının yapılamayışı tarımsal üretimin önündeki en büyük engeldir. Buna bir de küresel ısınma, iklim değişikliği kaynaklı kuraklık, yangın, sel gibi aşırı hava olaylarının neden olduğu felaketler eklenince üretim yapmak gerçekten çok zorlaşıyor. Yeni şartlara uygun tarım politikasının yani “Üretim Planlamasının” mutlaka hayata geçirilmesi gerekiyor. Sulanabilir alanlarda sulu tarıma geçiş için gündemdeki Su Kanunu, Milli Tarım Projesi ile bütünlük sağlayarak, Türkiye Milli Su Planı yapılarak sularımızın her damlasını üretime dönüştürecek çalışmaları yapmalıyız. Sınıraşan ve denize dökülen sularımızın biriktirme yapıları ile ihtiyaç duyulan bölgelere havzalar arası nakli için söylemden öte adım atmalı, önümüzdeki on yıllarda mutlaka hayata geçirmeliyiz” dedi.

CORONAVİRÜS, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN SADECE BİR PARÇASI

Çalış, “Tarıma hak ettiği destek sağlanmalı; coronavirüs ortaya çıktıktan sonra bu süreçte birçok ülke tarımsal üretime, gıda temini için ciddi destek paketleri açıklamak zorunda kaldı. Coronavirüs, iklim değişikliğinin sadece bir parçası. Yapılan uyarılara göre kuraklık daha sık görülecek. Yağış rejiminde daha büyük değişiklikler, aşırı sıcak veya aşırı soğuk, sel, yangın felaketleri daha sık yaşanacak. Bu gelişmeler devlet destekli tarımsal üretimi zorunlu kılıyor” diye konuştu. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız