Konya
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60

SU DEĞİRMENLERİ

Başarakavak köyü Ketenlik üç pınar yayasındaki pınarlardan çıkan kaynayan eğri ketenlik çayı üzerine yıllar önce kurulan su değirmenleri halkın un, bulgur ve yemlerini öğütmek için sahipleri tarafından yıllarca çalıştırmışlar

SU DEĞİRMENLERİ
Okunma Süresi: 4 dk

Teknolojinin gelişmesiyle zaman içerisinde bu su değirmenleri bir bir kapanmış yıllara yenik düşüp yıkılmış viran olmuş.

Günümüzde sofraya gelen ekmeğin yapılışı teknolojinin gelişimiyle birlikte kolaylaştığından, her sabah fırından ya da marketten kolaylıkla ekmek alabiliyoruz. Şimdi ki çocuklar ise büyük babalarının dedelerinin ekmek yapmak için neler çektiklerini, ekmeğin sofraya gelmesi için neler yapıldığı konusunda fazla bilgiye sahip değiller.

Su değirmenleri kurmak ve çalıştırmakta o yıllarda Rum ustalar çok yetenekli ve başarılıymış. Çok eski yıllarda Ketenlik çayı üzerinde 7 adet su değirmeni kurulmuş.  Bu değirmenlerin 4 adedi Hacı Osmangil olarak dedemin babası veya dedesi tarafından kurulmuş işletilmiş. Bu değimenlerin tamamı 40-50 yıl öncesi faal bir şekilde değirmen sahipleri tarafından çalıştırılıp işletilmekteydi.

Beşerekavak karyesinin Eğrisu civarında Küçük Hacı Osman Ağa (Dedemin dedesi) satın aldığı değirmeninin satış senedi üzerinde yazılanlar:

Sudirhemi (Sille) nahiyesine Gevher-hane mahallesinde sakin (Halep eşrafından Rum milletinden Osmanlı tebasından Silleli Heci Corci’den)1898 yılında günümüzden 126 yıl önce 500 kuruşa  satın almış. 

Heci Corci ve oğlu Hiristoli  tarafından imzalanmış orijinal satış sözleşmesi mevcut fakat bu değirmenin hangi tarihte yapıldığı bilinmemekte.

Bu değirmen zaman içinde yıkıldı yerini 1990 yılında oğlu su ürünleri mühendisi olan bir dostumuza balık üretme tesisi yapmak köylüye örnek olsun diyerek sattık.

Balık üretme tesisi kurdular fakat su ürünleri mühendisi olan kişi ilk okul öğretmenlik görevini seçtiği için babası tesisi başkalarına sattı. Bu tesiste Ketenlik yaylasından gelen çok soğuk pınar sularında çok lezzetli alabalık üretilmekte.

Dedelerimin Başarakavak köyü içinde Künk önü mevkisinde kurduğu ve işlettiği Hasan değirmeni 20 yıl öncesine kadar çalışmaktaydı. Zaman içinde her yıl bir tarafı yıkılan  bu değirmen yıllara meydan okuyarak ayakta kalmaya çalışmış fakat yağan kar ve yağmur onu da yıkmış bitirmiş  yalnız değirmen taşları ve dört duvarı kalmış.

Bizim çocukluğumuz da yakın olduğu için köyün büyük kısmı bir yıllık un ve bulgur ihtiyacını bu değirmende öğütürdü. 12 aylık yiyeceği un ve bulguru için getirdiği buğdayı önce yıkar güneşte kurutur sırası gelince değirmende öğütür.

Ayrıca koyuna giden köpekleri olan aileler köpek sayısına göre bir yıllık it unu arpa, çavdar, yulaf karışımından kabaca çekilerek öğütülürdü.

Değirmen sahibi değirmede 24 saat görev yapacak işinin ehli bir ustayı tutarak değirmeni çalıştırırlar. Değirmenci öğüttüğü buğdayın yüzde 10’u değirmen hakkı olarak alır değirmen sarpınında deposunda toplar. Un bulgur öğütmek için Başarakavak köyündeki  değirmenlere çevre köy ve kasabalarından, Sarayönü. Kadınhanı. İlçe ve köylerinden kilometrelerce uzaktan eşek sırtında veya öküz kağnıları ile getirdikleri buğdaylarını öğütmek için sıraya girerlerdi.

Bazen günlerce bu değirmende kalan yöre insanları vardı. Eşeklerini, öküzlerini değirmenin içinde bulunan yemliklerde karınları doyurup onları da beslerler di.

Değirmende sıra bekleyen kişiler diğer yörelerden kişilerle dostluklar oluşturarak, birbirlerine başlarından geçen acı tatlı hikayeleri, gördükleri ve yaşadıkları güzellikleri anlatırlardı. Yazılı sesli görüntülü bir kayıt olmadığından anlatılanlar arkadan gelen kuşaklara aktarılmadan bu dünyadan göçüp gitmişlerdi

Bazı su değirmenleri her ne kadar doğa koşulları nedeniyle veya bakımsızlıktan çatı bölümü ve ahşap aksamı tahribat görmüşse de, duvarlarının sağlamlığı ve bazı aletlerinin iş yapabilirliliğiyle bu değirmenler içerisinde köye en yakın olan dedemin dedesinin Künk önünde yaptırdığı Hasan değirmeni restore edilerek turizm kapsamında değerlendirilebilir.

 

Ketenlik çayı üzerine her değirmen sahibi ağaç kazıklar çakar küçük çalı ve çimlerle bent yapar. Suyu değirmen ırmağına çevirir değirmen oluğuna kadar getirir. Eski varil veya saç borularla çark endeksi çark üzerine akıtılır.

Değirmen üzerine bir çok halk ozanı şiirler yazmış bestelemiş. Bunların içinde en beğendiğim kimin tarafından yazıldığı bilinmeyen şiir.

Kahpe felek değirmenin döndü müBağın bahçen sular ile doldu muBen yaparım sen yıkarsın bendimiDöne döne nöbette bize geldi mi

Değirmenle ilgili bir başka şarkı sözü.

Bana "Sabret" diyorsun

Ben sabır taşı mıyım?

Döndürüp duruyorsun

Değirmen taşı mıyım?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız