Konya
Parçalı bulutlu
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,8594 %0.01
53,5775 %0.13
6.136,54 % -0,78

SİNSİ TEHLİKE!

Multipl Skleroz (MS) yani kronik bir merkezi sinir sistemi hastalığı olan MS, uzmanların ifadelerine göre genellikle genç erişkinlerde ortaya çıkıyor. 20-40 yaş arasında görünen rahatsızlık görme kaybı, çift görme, denge bozuklukları, kas güçsüzlüğü, uyuşma ve karıncalanma gibi semptomlarla kendini gösterebilir

SİNSİ TEHLİKE!
Okunma Süresi: 4 dk

Medova Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Faik İlik, MS tanısında kadınların erkeklere oranla daha fazla risk altında olduğuna dikkati çekti.  Doç. Dr. İlik, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde görülme sıklığı, her 1000 genç yetişkinde 1’dir. Türkiye’de yapılan çalışmalarda ise 1000 genç yetişkinde 0,4-1 arasında izlenmiştir. MS sıklığındaki artış, coğrafi bölgeye ve popülasyona göre farklılık gösterse de, genel olarak dünya genelinde MS vakalarının arttığı görülmektedir. Bu artışın kesin oranı ülkeden ülkeye değişmektedir, ancak bazı bölgelerde son 10-20 yılda önemli bir artış rapor edilmiştir.

Türkiye’de MS sıklığının artış oranları hakkında kesin veriler sınırlı olmakla birlikte, yapılan epidemiyolojik çalışmalar son yıllarda MS tanısı alan hasta sayısının arttığını göstermektedir. Özellikle D vitamini eksikliği, çevresel değişiklikler ve modern tanı yöntemlerinin yaygınlaşması bu artışa katkıda bulunmuş olabilir” dedi.

BİLİŞSEL BOZUKLUKLAR DA GÖRÜLEBİLİR

MS tanısındaki klinik bulgularla ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Faik İlik, “Multipl Skleroz’un belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Hastalığın ana belirtisi merkezi sinir sistemi ile ilgili fonksiyon kaybıdır. Bu, Bazı hastalarda hafıza sorunları, konsantrasyon bozuklukları ve depresyon gibi bilişsel bozukluklar da görülebilir. Ataklarla seyreden veya yavaş ilerleyen türleri olan bu hastalık, zamanla hastalarda ciddi hareket kısıtlılıklarına neden olabilir” ifadelerine yer verdi.

HASTALIĞIN SEYRİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR

MS tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkati çeken Doç. Dr. İlik, “MS hastalığının bağışıklık sistemindeki aşırı aktiviteyle ilişkili olması, tedavide bu sistemi baskılayan ve düzenleyen ilaçların kullanılmasına yol açmıştır. Ancak son dönemde yeni tedavi yaklaşımları ile hastalığın seyrini değiştirmek mümkün olabilmiştir. B hücrelerinin hedeflenmesi: MS tedavisinde son yıllarda dikkat çeken gelişmelerden biri, bağışıklık sistemindeki B hücrelerinin hedef alındığı tedavi yöntemleridir. Bu tedavi, B hücrelerinin MS hastalığındaki rolünün fark edilmesiyle geliştirilmiş ve oldukça etkili sonuçlar vermiştir. Tedavi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya ve atak sıklığını azaltmaya yardımcı olur. Oral tedavi seçenekleri: Geleneksel MS tedavilerinde çoğunlukla enjeksiyon yoluyla verilen ilaçlar kullanılsa da son yıllarda oral yolla alınabilen ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girmiştir. Bu gelişme, hastaların yaşam kalitesini artırmış ve tedaviye uyumu iyileştirmiştir. Ağız yoluyla alınan ilaçlar, daha az yan etki ve kullanım kolaylığı ile öne çıkmaktadır. Nöroprotektif stratejiler: MS’de sadece bağışıklık sistemini baskılamak değil, aynı zamanda sinir hücrelerini korumak da önemlidir. Son yıllarda sinir hücrelerini korumaya yönelik geliştirilen tedaviler de umut vaat etmektedir. Bu stratejiler, MS hastalarının beyin ve omurilik hasarını minimuma indirmeye odaklanır ve uzun vadede sinir sisteminin korunmasına katkıda bulunur. Remiyelinizasyon tedavileri: MS, sinir hücrelerini çevreleyen miyelin kılıfının hasar görmesiyle karakterize olur. Son yıllarda yapılan çalışmalar, miyelin kılıfının yeniden oluşumunu sağlayan tedavi yaklaşımlarına yönelmiştir. Bu tedaviler henüz deneysel aşamada olmakla birlikte, hastalığın seyrini önemli ölçüde değiştirebilecek potansiyele sahiptir” dedi.

HASTALIĞIN YÖNTEMİ KOLAYLAŞTIRILDI

“MS tedavisinde son yıllarda kaydedilen bu gelişmeler, hastaların yaşam kalitesini artırmakta ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmakta önemli rol oynamaktadır” diyen Doç. Dr. Faik İlik, “Bağışıklık sistemini düzenleyici yeni yaklaşımlar, hastalık seyrini değiştirebilecek nitelikteki tedavi seçenekleriyle birlikte, MS’li hastalara daha umut verici bir gelecek sunmaktadır. Gelişen teknoloji ve tıp bilimi, yakın gelecekte MS hastalığının belirgin derece kontrol altına alınabileceği ve daha etkili tedavilerin geliştirilebileceği sinyallerini vermektedir. Her ne kadar MS’in kesin bir tedavisi olmasa da mevcut ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde hastalığın yönetimi daha kolay hale gelmiş, hastaların yaşam süreleri ve kalitesi anlamlı ölçüde artmıştır” diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız