1898 yılında Sille’de dünyaya gelen Lütfi İleri, İmam Bekirler ailesinin oğlu olarak büyüdü. Babası, Yemen’de askerlik görevini çavuş rütbesiyle tamamladığı için “İbrahim Çavuş” olarak anılıyordu. Lütfi İleri, eğitimini sürdürdüğü rüştiyeden babasının genç yaşta ölümü üzerine ayrılarak ağabeyi Bekir ile birlikte baba mesleği seramik ocağı işletmeciliğine başladı.
Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’na Uzanan Askerlik Yılları
1918’de Birinci Dünya Savaşı devam ederken askere alınan İleri, İzmir Menemen’de eğitim gördüğü sırada Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla Urla Karantina Adası’nda 40 gün karantina sürecine tabi tutuldu ve ardından terhis edildi.
1919’da yeniden askere çağrılarak bu kez Garp Cephesi Komutanlığı’na topçu eri olarak gönderildi. Ağabeyi Bekir ise Şark Cephesi’nde görevlendirildi. Ailenin iki erkek evladı da cepheye gidince anneleri Elife Hanım, iki kız çocuğuyla Sille’de tek başına kaldı.

Büyük Taarruz’un Topçularından
Lütfi İleri, İsmet Paşa komutasındaki muharebelere fiilen katıldı ve Büyük Taarruz’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın komutasında görev aldı.
Büyük Taarruz’un komutası olan “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” sözünden çok etkilendiği için Soyadı Kanunu sonrası “İleri” soyadını aldı.
Taarruzun başarıya ulaşmasının ardından kaçan Yunan birliklerini takip eden İleri, Bursa istikametindeki birliklerin içinde yer aldı ve Mudanya’da görevi tamamladı. 1923’te terhis edilerek Sille’ye döndü. Böylece 1918–1923 yılları arasındaki beş yıllık askerlik yaşamı sona erdi.
Sivil Hayat ve Memuriyet Yılları
Sille’ye döndükten sonra iş yaşamına devam eden İleri, 1924’te Huriye Hanım ile evlenerek üç çocuk sahibi oldu. 1920’lerin sonunda ailesiyle Konya’ya taşındı.
1942 yılında sınavı kazanarak Konya Ticaret ve Sanayi Odası’nda memur oldu ve 25 yıllık disiplinli hizmetin ardından 1967’de emekli oldu.
1940’ların ortasında 31. Mıntıka Abdülaziz ve Şekerfuruş mahallelerinin muhtarlığına seçilen İleri, burada da iz bırakan çalışmalar yürüttü. Mahalle yollarının asfaltlanması ve parke taş döşenmesini sağladı, kanalizasyon altyapısının kurulması için yoğun çaba harcadı. 1960 yılına dek bu görevini sürdürdü.

“Maddi Menfaat İçin Savaşmadık”
İleri, yıllarca İstiklal Madalyası başvurusu yapmadı. 1005 Sayılı Kanun ile gazilere şeref aylığı bağlanmasından sonra bile yakınlarının ısrarına, “Biz bu vatanı düşman işgalinden kurtarmak için savaştık, maddi imkân sağlamak için değil!” diyerek karşı çıktı.
Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın başvuru yaptığı haberleri basında yer aldıktan sonra kararını değiştirdi ve 12 Eylül 1970’te İstiklal Madalyası’nı aldı.
Gazi Lütfi İleri, 7 Eylül 1981’de hayata veda etti. İstiklal Madalyası, tek mirasçısı olan kızı Emetullah Tülay (İleri) Aydın’a intikal etti.
Hatırası Yaşamaya Devam Ediyor
Türkiye İş Bankası tarafından düzenlenen “Bir Asrın Ardından / Cepheler, İnsanlar ve Büyük Zafer” sergisinde İleri’nin fotoğrafı ve İstiklal Madalyası sergilendi. Yine İş Bankası’nın yayımladığı “Bir Asrın Ardından / İstiklal Madalyası” kitabında da İleri’nin fotoğrafı ve beratı yer aldı.
