Konya
Açık
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,3708 %0.27
53,3382 %0.2
6.873,34 % 0,84
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Şiir, Felsefe ve Modern Dünya

Şiir, Felsefe ve Modern Dünya

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, önemli bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı.

Okunma Süresi: 5 dk

Prof. Dr. Bekir Biçer’in düzenlediği ve D. Mehmet Doğan kütüphanesinde gerçekleşen konferansta, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı Eğitimi bölümünden Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu, Yazarın Aynası program serisinde gerçekleştirdiği konuşmasında "Şairane Barınmak" kitabını mercek altına alarak, şiirin insan hayatındaki yeri, tarihsel süreçteki dönüşümü ve modern dünyanın şiire bakışını ele aldı. Kahramanoğlu, insanın sadece rasyonel bir varlık olmadığını, aynı zamanda şiire ve duyguya da ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Klasik edebiyat, felsefe, tasavvuf ve modern düşünceyi bir araya getiren özgün yaklaşımıyla tanınan Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu, "Şairane Barınmak" başlıklı konuşmasıyla dinleyicilere şiir dolu bir düşünce yolculuğu yaşattı. Konuşmasında, Hölderlin'den ilhamla "şairane barınmak" kavramını açıklayan Kahramanoğlu, insanın dünyadaki varoluş biçimlerinden birinin de şairane bir duruş olduğunu belirtti

Konuşmasında modern şiirin doğasını anlatan Prof. Dr. Kahramanoğlu, şiirin bazen bir savunma biçimi olduğunu şu sözlerle ifade etti:
Heidegger diyor ki ‘İnsan ormanda gezerken korkup da cesaret bulmak için ıslık çalar ya... Bizim şiirimiz de aslında biraz böyle; modern şiir, bir bakıma ormanda korkudan ıslık çalmaktır.’ Bu bağlamda şiir sevgisi, özellikle Hölderlin merkezli bir anlayışla gelişiyor. O meşhur sözüyle ‘Bizi ancak şiir kurtaracaktır2 diyor. Hölderlin’in yine çok bilinen bir sözü var: ‘İnsan dünyada şairane barınır.’ Bu söz çok farklı şekillerde yorumlanmış. Kimileri ‘şairane ikamet ederiz’, kimileri ‘şairane var oluruz’ şeklinde anlamış. Zaten bu söz yoruma oldukça açık.

“İnsan dünyada nasıl barınır? Şairane mi, akılcı mı?”

Hölderlin’in “İnsan dünyada şairane barınır” sözü üzerine çeşitli yorumlara değinen Kahramanoğlu, bu ifadenin insanın dünyadaki varoluş biçimiyle ilgili derin bir tartışmayı tetiklediğini belirtti:

“Barınmak akılla mı olur, kalple mi, ruhla mı? Duygusal mı barınırız, nefsi mi? Hepsi tartışılabilir ama ‘şairane barınmak’ deyince, bu artık salt rasyonaliteyle açıklanamaz. Çünkü insan sadece akılla var olan bir canlı değildir. Rasyonelliğin tüm ilkelerine sahip olsak bile, belli bir noktadan sonra bu bizi boğar, sıkar.

“Descartes şiirin gırtlağını kesti”

Aydınlanma döneminin şiire karşı duruşunu eleştiren Kahramanoğlu, özellikle Descartes sonrası dönemde şiirin dışlandığını şu ifadelerle dile getirdi:
“Aydınlanmacılar, Descartes’le birlikte şiire muhalif bir tavır geliştirdi. Şiirin yerini nesir, felsefe, rasyonalite aldı. Duygusallık ise bir zafiyet gibi algılandı. Hatta Rousseau ‘Descartes şiirin gırtlağını kesti’ der.”

Rousseau’nun bu duruma bir tepki olarak romantik ve doğayla iç içe bir yaşam biçimini benimsediğini belirten Kahramanoğlu, Emil adlı eserine gönderme yaparak, “Rousseau, Emile adlı karakteri şehirden uzaklaştırır, köye gönderir. Doğada yetişmesini ister. Çünkü insan ancak tabiatla bağ kurarak kendini bulabilir,” dedi.

“Şiire ve hikmete yeniden dönmeliyiz”

Konuşmasında modern toplumun rasyonaliteye fazlaca yönelmesinin insanı yorduğunu dile getiren Kahramanoğlu, çağdaş düşünür Edgar Morin’in fikirlerine de yer verdi:
“Morin, şiir ve bilgelik üzerine yazdığı kitabında şunu der: Fazla akılcılık bizi hikmetten, insanlıktan uzaklaştırır. Fazla bilgelik bizi çıldırtabilir; ama yine de insan, hikmetle iç içe olmalıdır.”

Şiirin Tarihsel Serüveni ve Toplumdaki Yeri

Prof. Dr. Kahramanoğlu, şiirin tarihsel gelişimine de değinerek, ilk insanların şiirle konuştuğu fikrini hatırlattı. Sözlü kültürde kafiyenin ve şiirin önemine dikkat çeken Kahramanoğlu, yazının icadıyla birlikte nesre geçiş sürecini anlattı. Platon'un şiire yönelik eleştirilerinden İslam öncesi Arap şiirine ve şaman geleneklerine kadar geniş bir yelpazede şiirin algılanışını ele alan Kahramanoğlu, Türk edebiyatında şiirin her zaman merkezi bir konumda olduğunu vurguladı.

Modernleşme ve Şiirin Dönüşümü

Tanzimat dönemiyle birlikte şiire bakışın değiştiğini ve felsefe ile nesrin ön plana çıktığını belirten Kahramanoğlu, bu dönemde bile Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi isimlerin güçlü şair kimliklerine sahip olduğunu hatırlattı. Cemil Meriç'in Tanzimat'ı "şiirden düşünceye geçiş" olarak tanımlamasına atıfta bulunan Kahramanoğlu, şiirle de düşünce ve felsefe yapılabileceğini Şeyh Galip ve Mevlâna gibi büyük ustalardan örnekler vererek açıkladı.

Şiirin Geleceği: Sanayileşme, Teknoloji ve Yapay Zeka

Konuşmasında sanayileşme ve teknolojinin şiiri öldürüp öldürmeyeceği sorusunu da tartışmaya açan Prof. Dr. Kahramanoğlu, şiirin kaynağının tabiat olduğunu ve modern şiirde tabiat temasının azalmasının düşündürücü olduğunu belirtti. "…İnsanın tabiatla olan bağı hayati önem taşımaktadır. Şehirleşme, insanı fıtratından uzaklaştırıyor…" diyen Kahramanoğlu, yapay zekanın şiir yazma yeteneği konusuna da değindi. İnsan beyninin karmaşıklığına vurgu yaparak, yapay zekanın henüz insan yaratıcılığının yerini alamayacağını ifade etti.

Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu'nun "Şairane Barınmak" üzerine yaptığı bu ufuk açıcı konuşma, şiirin sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda insanın dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimlerinden biri olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kahramanoğlu'nun felsefe, tasavvuf ve edebiyatı harmanlayan derinlikli bakış açısı, dinleyicilere modern dünyanın karmaşasında şiire sığınmanın ve "şairane barınmanın" yollarını düşündürdü.

Belge Takdimi

Program sonunda Prof. Dr. Kemal Kahramanoğlu ve Prof. Dr. Bekir Biçer’e TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu ve TYB konya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Tarhan tarafından katılım beratları takdim edildi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *