Hazreti Mevlânâ Celaleddin Rûmî’nin vefatının 752. yıl dönümü dolayısıyla Konya’da düzenlenen Şeb-i Arûs törenleri, yurt içinden ve yurt dışından gelen binlerce katılımcının yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Anma programında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mevlânâ’nın asırlardır insanlığa rehberlik eden evrensel öğretilerine dikkat çekti.
Bakan Ersoy, Mevlânâ’nın düşünce dünyasının farklı inançlardan ve yaş gruplarından insanlara hitap ettiğini belirterek, bu mirasın günümüzde de insanlığın ortak vicdanına seslendiğini ifade etti. Mesnevi’nin tasavvuf edebiyatındaki özel konumuna değinen Ersoy, eserin Allah’a ulaşma arzusunda olan herkes için bir rehber niteliği taşıdığını vurguladı.
Mesnevi, Zamanı Aşan Bir Rehber
Mesnevi’nin cinsiyet ve yaş ayrımı gözetmeksizin her insanın kendisinden bir parça bulabileceği nadir eserlerden biri olduğunu dile getiren Ersoy, bu özelliğin Mevlânâ’nın evrensel dili ve derin manevi içeriğinden kaynaklandığını söyledi. Mevlânâ’nın öğretilerinin zaman ve mekân sınırlarını aşarak günümüze ışık tuttuğunu belirten Bakan, Mesnevi’nin tasavvuf kültürünün vazgeçilmez bir kaynağı olduğunu kaydetti.
“Sema Bir Gösteri Değil, Manevi Yolculuktur”
Konuşmasında sema ayinine de özel bir yer ayıran Bakan Ersoy, semanın yalnızca bir dans ya da gösteri olarak algılanmasının büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti. Sema’nın, Hazreti Mevlânâ tarafından anlamı belirlenmiş kutsal bir ritüel olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ayinin insanın manevi yükselişini ve içsel yolculuğunu simgelediğini dile getirdi. Sema’nın UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer aldığını hatırlatan Ersoy, bu mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak için önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
“Huzur Vakti” Temasıyla Anma Programları
Bu yıl “Huzur Vakti” temasıyla düzenlenen Şeb-i Arûs etkinlikleri kapsamında Kur’an-ı Kerim tilavetleri, ilmi sohbetler, sema mukabeleleri ve tasavvuf müziği dinletileri gerçekleştirildi. Bakan Ersoy, Mevlânâ’nın eserlerinin temel kaynağının Kur’an-ı Kerim ve Peygamber sevgisi olduğunu belirterek, Mevlânâ’nın kendisini “Kur’an’ın bendesiyim, Hz. Muhammed’in yolunun toprağıyım” sözleriyle tanımladığını hatırlattı.
Konya’da eş zamanlı olarak düzenlenen Mistik Müzik Festivali’nin de Mevlânâ’nın sevgi, hoşgörü ve kardeşlik mesajlarını dünyaya duyurma noktasında önemli bir misyon üstlendiğini ifade eden Ersoy, bu tür etkinliklerin Mevlânâ’nın evrensel öğretisinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladığını sözlerine ekledi.