Konya
Hafif yağmur
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4756 %0.11
51,1085 %-0.23
6.520,40 % 1,59
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Saadet Partisi'nde Mart ayı il divan toplantısı gerçekleştirildi

Saadet Partisi'nde Mart ayı il divan toplantısı gerçekleştirildi

Saadet Partisi İl Başkanlık binasında gerçekleşen mart ayı il divan toplantısına Milli Görüşçü Kuruluşları (MİLKO) temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

İl Divan Toplantısın'da konuşan İl Başkanı Mehmet Demirel :

"Değerli hemşehrilerim, kıymetli basın mensupları;

Bugün Konya’nın geleceğini, belediyelerimizin yönetim anlayışını ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın 28 ilçe belediye başkanına TOGG marka araç hediye ettiğini hepimiz öğrendik. Hatta belediye başkanlarının bu araçlar için özel klipler hazırlayarak ve süslü ifadelerle teşekkürlerini dile getirmeleri kamuoyunda ayrıca dikkat çekmiştir. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin borçları her geçen gün artarken ve belediye ciddi bir faiz yükü altında bulunurken, milyonlarca lira değerindeki araçların hediye edilmesinin izahı kamuoyuna açık bir şekilde yapılmalıdır. Bu tür harcamaların hangi akla ve hangi vicdana dayandığını sormak hepimizin hakkıdır."

"Konya Büyükşehir Belediyesi bugün ciddi bir borç yükü altındadır. "

"Konya Büyükşehir Belediyesi bugün ciddi bir borç yükü altındadır. Ancak buna rağmen belediye yönetiminin tasarruf yapmak yerine lüks harcamalara devam ettiğini üzülerek görmekteyiz. Geçtiğimiz Ramazan ayında bunun somut örnekleriyle karşılaştık. Ramazan; yoksulun hâlini anlamanın, paylaşmanın ve tevazunun ayıdır. Buna rağmen lüks iftar sofraları, gösterişli programlar ve Ankara’nın en pahalı mekânlarında gerçekleştirilen yemekler kamuoyunda rahatsızlık oluşturmuştur.

Bizim inancımıza göre borçlu olan kişinin israftan kaçınması gerekir. Hatta büyüklerimiz, borçlu bir kimsenin yağlı yemek yemesini dahi uygun görmezdi. Ne yazık ki bugün belediye yöneticilerimizin bu hassasiyetleri göz ardı ettiğini görmekteyiz."

Lüks araçlara, gösterişli yemeklere ve milyonlarca liralık gereksiz harcamalara son verin”

“Buradan açıkça uyarıyoruz: Belediyelerimiz zaten borç içindedir. Artık yeni borçlar üretmeyi bırakın. Konya’ya kalıcı olmayan, günü kurtaran projelerle para harcamaktan vazgeçin. Lüks araçlara, gösterişli yemeklere ve milyonlarca liralık gereksiz harcamalara son verin. Önce belediyeyi faiz yükünden kurtarın, ardından mevcut borçlarınızı ödeyin.”

Ne yazık ki yanlışlar bununla da bitmiyor.

"Bugün çıkıp “banliyö yaptık, tramvay hattını uzattık” diye övünenler var. Gerçekleri konuşmak zorundayız. Mevcut tren raylarının yanına bir ray daha ekleyerek bunu yeni bir ulaşım projesi gibi sunmak, Konya halkının aklıyla alay etmektir. Bu şehirde tramvay sistemi yıllar önce  Milli Görüş döneminde hayata geçirilmiş, daha sonra Adliye–Alaaddin hattı eklenerek hizmete sunulmuştur.

Bu şehir için büyük vizyon projeleri üretmek yerine, var olanı makyajlayıp yeni proje gibi sunmak artık kimseyi ikna etmemektedir.

Ayrıca hemşehrilerimiz tarafından sıkça dile getirilen bir soruyu da ifade etmek isteriz. Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından metro projeleri hayata geçirilmekte ve bu şehirlerin ulaşım altyapısına önemli katkılar sağlanmaktadır. Ancak benzer desteklerin Konya için sağlanmaması, vatandaşlarımızın aklında soru işaretleri oluşturmaktadır. Acaba Konya için “nasıl olsa bizi destekler” düşüncesiyle mi hareket edilmektedir? Bu sorunun cevabı kamuoyu tarafından merak edilmektedir.

Maalesef ki şehrimizin sorunları bununla da sınırlı değildir. Plansızlığın ve sorumsuzluğun sonuçlarını hep birlikte yaşamaktayız. Geçtiğimiz ay Konya–Antalya yolu günlerce su altında kaldı, altyapı yetersizliği nedeniyle vatandaşlarımız büyük mağduriyet yaşadı. Peki, bu olayın ardından çıkıp “Evet, burada bir hata yaptık” diyen oldu mu? Vatandaştan özür dileyen oldu mu? Sorumluluk alıp istifa eden oldu mu? Maalesef hayır.

Çünkü bu yönetim anlayışında hesap vermek yoktur; plansızlık vardır, umursamazlık vardır ve sorumluluktan kaçmak vardır.

Biz buradan bir kez daha söylüyoruz: Konya sahipsiz değildir. Bu şehrin kaynakları kişisel prestij projeleri için değil, halkın refahı için kullanılmalıdır. Kamu parası; lüks araçlara, gösterişli sofralara ve günü kurtaran projelere harcanacak bir para değildir.

Şehrimiz artık İstanbul ve Ankara’yı aratmayacak bir trafik sorunu ile gündeme gelir hâle gelmiştir. Türkiye’nin en geniş ovalarından birinde yer alan bir şehirde, yıllardır aynı yönetim anlayışının trafik sorununa kalıcı bir çözüm üretememiş olması düşündürücüdür.

Geçtiğimiz yıllarda açılan Abdülhamid Han Caddesi ve Necmettin Erbakan Caddesi gibi yollar güzergâh olarak doğru noktalarda planlanmış olsa da, bugün dahi trafik açısından yetersiz kalmaya başlamıştır. Bu caddeler birkaç yıl içinde araç yoğunluğunu taşıyamaz hâle gelecektir. Sıfırdan açılan bir ana arterin sadece iki gidiş iki geliş şeklinde inşa edilmesi, geleceği öngörmeyen bir planlama anlayışının sonucudur.

Konya’nın ihtiyacı israf değil, adaletli yönetimdir. Konya’nın ihtiyacı gösteriş değil, planlı kalkınmadır. Konya’nın ihtiyacı borç üretmek değil, borçtan kurtulmaktır.

Artık Konya’nın kaynaklarını savurganca harcayan değil, emanet bilinciyle yöneten bir anlayışa ihtiyaç vardır". açıklamalarında bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *