Divan toplantısının basına açık kısmında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Saydam şu ifadelere yer verdi.
“Her divan toplantısında gündem oldukça değişiyor. Bir divan toplantısında da iyi şeylerden bahsetmek istiyoruz ancak ülkenin iyiye giden hiçbir tarafıyla karşılaşamıyoruz. 25 yıllık bir iktidar var. Yoksullukla, yasaklarla mücadele edeceğiz diye yola çıktılar. Böyle keskin cümleleri kullandıkları zaman gerçekten korkuyorum. Çünkü hangi konuda keskin bir cümle kurdularsa her daim tam tersiyle karşı karşıya kaldık.
Yakın bir zamanda Gazze ile alakalı ‘garantisi biziz’ diye keskin bir cümle kurdular fakat hâlâ aynı zulüm devam ediyor. Sosyal bir takım çöküşler başlıyor. Devletin her bir köşesine yolsuzluk bulaşmış. Tarım şehriyle alakalı bir ülkede yaşıyoruz. Bitirmek için çalıştıkları düşünülüyor. Siz üretime destek vereceksiniz; hem üretici ürettiği üründen para kazanacak hem de tüketici hayvansal ürünleri uyguna tüketecek. Fakat bu şekilde üreticinin yanında durmayarak bu sektörü bitirmek istiyorlar.
Konya’da 19 ilçede besicilik yasak. Suyu bahane ederek yasaklıyorlar. Eğitim dediler; Fatih Projeleri, tablet… Nice projeler ortada. Ve nice üniversite öğrencileri ve mezunları televizyondaki yarışmalarda ilk sorudan eleniyor. Üniversite sınavlarında birçok öğrencimiz 0 çekiyor. İşte eğitim sistemi ortada.
Gençlerimiz evlenemediği gibi boşanmaların kolaylaştırılması gerçekten ilginç. Vergi bize ‘yol, su, elektrik’ olarak geri döner diye öğretildi. Bir yol yapıyorlar fakat yine bizden para alınarak bu yolları kullanıyoruz. Bizim paramızla yol yapıyor ve diyor ki ‘yol yaptık’, üstüne bir de para alıyor. Lunaparktan farkı yok bu sistemin. Lunapark bir işletmedir ve paramla oynuyorum orada. Yol benim paramla yapılıyor ve yoldan geçmek için para ödüyorum. E bu hizmet olmuyor ki bana; bunun için ‘hizmet’ deme. Diyorum ki o zaman bu paralar güvenliğe gidiyor. Ama güvenliğimiz de yok.
Adalet var mı? Şu an adam bir sürü insan öldürmüş. 50-60 farklı suçtan cezası var ama hâlâ sokakta elini kolunu sallayarak geziyor. Öldürülenlerin aileleri de adliye koridorlarında haklarını aramak için geziyor.
En büyük problemimiz ahlak. Biz kurulduğumuz günden bu yana öncelikle ahlak ve maneviyatın önemine vurgu yapıyoruz. Saadet Partisi olarak iktidara gelirsek ahlakı tesis edeceğiz. Bizim şu anki durumumuzun tek nedeni iktidar; çünkü onlar yönetiyorlar ve onlara söylemeye devam edeceğiz.
Şu anda Konya’nın bekleyen problemleri var: trafik ve su. Su problemi gündemde çok tutulmuyor ama bu şehrin geleceği için çok önemli. Çünkü şehrimiz Konya, çantada keklik olarak görüldü iktidar partisi tarafından. 20 senedir oy deposu olarak görüldük. Şu anda çevre yolumuz bekliyor. Bu yüzden kamyonlar şehir merkezine giriyor.
Aslında bugünkü mevcut arkadaşlar 20 yıl burada belediyecilik yapmaya ihtiyaç duymadılar. Millet bahçeleriyle, festivallerle geçirdiler bu 20 yılı çünkü bir problem yoktu. Şimdi Konya göç almaya başladı; trafik ve su gibi problemler gündeme geldi. Ancak bunun önlemi 20 yıl öncesinden alınmalıydı.
Bir yaz boyu yatıp yatıp okul açılacağında kavşak çalışması yapmaya kalktılar. İş karışınca şimdi trafik arttı; iş başa düştü. 20 yıl önce yapılması gerekiyordu. Yapmayacaksanız bizim yaptıklarımızı niye söktünüz? 1989 yılında 2 yıl içerisinde yapıp teslim etmiştik.
Şu an bir demir yolu yapıyorlar. Her yerlere gösteriş olsun diye poster asıyorlar. Sanki ülkeyi demir ağlara bürüdüler. Başka şehirlerde adamlar şehirler arası yolda fantezi deniyor; melodili yollar yapılıyor. Konya'mızda bir çevre yolu dahi yok. Antalya’da 4 tane kavşak yaptı Ulaştırma Bakanı. ‘Antalya CHP’nin’ deyip bir ton laf söylediler. Ama Konya’yı zaten cepte görünce çevre yolu dahi yapmıyorlar. Bu şehir size oy verdi diye böyle davranılmaz ki.
Ben de buradan Konya halkına ifade etmek isterim ki şehir ihmal ediliyor. Şehre yatırım yapılması gerek.” dedi.

