Olay, 07 Mart 2025 tarihinde saat 18.30 sıralarında Karatay ilçesi Başak Mahallesi Şehit Erdal Özçelik Sokak'ta meydana geldi. Ailesiyle akrabalarını ziyarete giden Rana El Selci, annesi mutfakta iftar için yemek hazırladığı sırada dışarı çıkıp, oynamaya başladı. Minik Rana, evin 100 metre ilerisinde yaklaşık 10 sahipsiz köpeğinin saldırısına uğradı. Çevredekilerin müdahalesiyle köpekler uzaklaştırılırken, yakınları tarafından Konya Şehir Hastanesi'ne götürülen Rana, yaşamını yitirdi. Rana'nın cenazesi Suriye'ye götürülüp, defnedildi.
Rana El Selci'nin Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsi raporunda boyun ve omuz bölgeleri ile vücudunun çeşitli yerlerinde köpek ısırıkları olduğu, başkaca bir ölüm nedeni bulgusuna rastlanılmadığı yer aldı.
Verilen kararda, “İlgili belediyenin 5199 Sayılı Kanunu'nun 'Sahipsiz hayvanların toplanması ve barındırılması zorunluluğu' maddesi uyarınca, sahipsiz köpeklerin sahiplendirilme yapılıncaya kadar, barınaklarda barındırılması zorunlu halde bulunduğu ve olayın meydana geldiği mahallede olay öncesinde defalarca kez köpeklerin toplatılması hususunda vatandaşların şikayeti bulunduğu göz önüne alındığında, 2 yaşındaki çocuğun ölümüyle sonuçlanan vahim olayda, ilgililerin ihmal veya kusurunun olup olmadığının soruşturulması gerektiği, ilgililere yapılan isnatla ilgili olarak soruşturma izni verilmesi için yeterli emarenin mevcut olduğu kanaatine varılmış olup, şikayet konusu olayda ilgililerin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılacak olan adli tahkikat ve ayrıntılı araştırma ile ortaya çıkacağından, konu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca araştırma yapılabilmesi için ilgililer hakkında soruşturma izni verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir” denildi.
‘İHMALLER ÖNLENEBİLİRDİ’
Rana El Selci'nin ailesinin avukatı Hasan Yılmaz, şunları söyledi.
“7 Mart 2025 tarihinde henüz 2 yaşındaki Rana El Selci, sahipsiz sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanmış, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmiştir. Bu olay öngörülebilir, önlenebilir ve açık bir şekilde idari ihmaller zincirinin sonucudur. Gerekli tedbirler zamanında ve gereği gibi alınmış olsaydı, bugün 2 yaşında bir çocuktan söz ediyor olmayacaktık. Bu elim olayın ardından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, kamu adına, tarafımızca, müteveffa çocuğun ailesinin vekilleri sıfatıyla olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma izni verilmesi talep edilmiştir. Ancak Konya Valiliği, 13 Ağustos 2025 tarihli ve 63 sayılı kararıyla, kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Tarafımızca da mağdur aile adına ayrı ayrı ve gerekçeli itirazlar yapılmıştır. Her iki itiraz dilekçesinde de dosyada yalnızca soyut şüphe değil, somut deliller, açık ihmal göstergeleri ve yasal yükümlülük ihlalleri bulunduğu ayrıntılı biçimde ortaya konulmuştur. Konya Bölge İdare Mahkemesi 1’inci İdari Dava Dairesi, hem savcılığın hem de tarafımızın itirazlarını haklı bularak, Konya Valiliğinin soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararını kaldırmış, ilgili kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmesine, kesin kararıyla hükmetmiştir” diye konuştu.
