Firmaların kendi personeline veya yardıma muhtaç diğer kişilere doğrudan ya da yardım kuruluşları aracılığıyla bağışladığı “temel gıda, yiyecek, içecek ve temizlik vb.” ürünlerin bir araya getirilerek paketler halinde ihtiyaç sahiplerine verilmesi, manevi huzuru ve toplumsal yardımlaşmayı artırmaktadır. Belirttiğimiz hayır işlerinin yapılması sırasında ise bir kısım vergisel kurallara dikkat edilmesi gerekmektedir. Düzenlenen iftar yemekleri, ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar ve bağışlar sebebiyle katlanılan giderlerin vergi mevzuatı karşısındaki durumu, içinde bulunduğumuz ayda merak edilen konuların başında gelmektedir.
Ramazan Paketleri ve Yardım Kolileri İstihdam ettikleri işçilerine ramazan ayında destek olmak amacıyla temel gıda, yiyecek, içecek ve temizlik gibi ürünlerden oluşan ramazan paketi ya da yardım kolisi adıyla hediye eden ve bu sayede de yardımlaşma ve paylaşma duygusunu geliştirerek personelinin firmaya olan bağını güçlendiren işverenler, yaptıkları bu yardımları tutar ve miktar sınırlaması olmaksızın kazançlarının tespiti sırasında gider olarak dikkate alabilirler. Tabi ki vergisini ödemek kaydıyla…
Personele verilen bu yardım paketleri, personele verilen “ayni ücret” olarak değerlendirildiğinden gelir vergisine ve damga vergisine tabi olmaktadır. İçinde gıda, yiyecek, içecek, temizlik vb. ürünler bulunan ve bedeli 1.000 TL + 180 TL (%18) KDV olan bir ramazan kolisi düşünelim. İşveren tarafından satın alınarak personeline verilen bu ramazan kolisi sebebiyle riayet edilmesi gereken vergisel işlemler şu şekildedir. KDV hariç 1.000 TL bedeli olan bu ramazan kolisi satın alınırken yüklenilen 180 TL KDV, genel kurallar gereği öncelikle indirim konusu yapılacaktır. Satın alınan ramazan paketi için ödenen KDV dahil toplam 1.180 TL ise işçiye verilen “net ücret” kabul edilecek ve bu tutar üzerinden -ücretlinin içinde bulunulan aydaki vergi matrahı dikkate alınarak- gelir vergisi ve damga vergisi hesaplanacak ve ayrıca işçiye teslim edilen ramazan kolisine ilişkin olarak indirim konusu yapılan 180 TL KDV, satın alınan ramazan kolisinin işçiye teslim edildiği dönemde “İlave Edilecek KDV” hesabına alınarak beyan edilecektir.
Ücretler üzerinden hesaplanan damga vergisi oranı “binde 7,59” olup gelir vergisi oranını da %15 olarak kabul ettiğimizde; işçiye sağlanan brüt ücret 1.400,74 TL olarak bulunacaktır. [(1.180 TL) / 1 - (0,15 + 0,00759)] İşverenler tarafından brüt ücret ile net ücret arasındaki vergi ise işveren tarafından beyan edilerek ödenecektir. Personele verilen ve ayni ücret olarak kabul edilen ramazan kolileri sebebiyle SGK prim kesintisi yapılması gerekmemektedir.
Ramazan paketlerinin personel haricindeki ihtiyaç sahibi üçüncü kişilere doğrudan verilmesi halinde; ödenen KDV hariç ramazan kolisi bedelleri “Kanunen Kabul Edilmeyen Gider” niteliğindedir. Ayrıca bu kişilere teslim edilen yardım paketlerine ilişkin yüklenilen KDV’ler öncelikle indirim konusu yapılacak sonrasında ise dağıtıldığı dönemde ilave edilecek KDV olarak beyan edilecektir.
Üçüncü kişilere verilen ramazan kolilerinin “gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflar” aracılığıyla dolaylı olarak verilmesi halinde ise; ilgili yardım kolilerinin maliyet bedelleri gider olarak dikkate alınabilecektir. İlgili paketlerin belirtilen kurumlara teslimi KDV’den istisna olduğu için düzenlenecek faturalarda KDV hariç maliyet bedeline yer verilecek ve “ihtiyaç sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır.” Şeklinde not düşülecektir. Bu şekilde teslim edilen yardım kolileri sebebiyle yüklenilen KDV ise indirim konusu yapılabilecek ve başkaca bir düzeltme işlemine gerek kalmayacaktır
İftar Yemekleri Çokça merak edilen konulardan birisi de firmaların düzenledikleri moral artırıcı, personel ve ailelerini kaynaştırıcı, iş ilişkisinde bulunulan diğer paydaşlarla toplantı ve yakınlaşma amaçlı iftar davetleri verilmesi sebebiyle katlanılan bedellerin gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı konusudur. Hemen belirtelim ki işveren tarafından personeline işyerinde ve işyerinin müştemilatında verilen yemekler tutar sınırlaması olmaksızın gider yazılabileceği için bu yemeğin iftar organizasyonu adı altında verilmesi işin gerçek mahiyetini değiştirmeyecektir. Bu sebeple işverenler tarafından sadece personelin davetli olduğu iftar yemekleri sebebiyle katlanılan tutarlar doğrudan gider olarak dikkate alınabilecektir. Ayrıca bu kapsamda verilen iftar yemeklerinin işyerinde veya işyerinin müştemilatında verilmesi kaydıyla dışarıdan temin edilerek servis yapılması da mümkündür. Buna ilaveten işyerinin ve işyeri müştemilatının dışında verilen yemek hizmetlerinde ise durum biraz farklıdır. Personele işyerinin ve işyeri müştemilatının dışında verilen ve fiilen çalıştığı günlere isabet eden yemek hizmetlerinde gelir vergisinden istisna edilen tutar 2022 yılı için günlük 34 TL’dir. Bu sebeple; personele işyerinin ve işyeri müştemilatında verilen iftar yemeklerinin 34 TL’ye isabet kısmı doğrudan gider yapılabilmekte, bu tutarı aşan kısım ise net ücret kabul edildiğinden, aşan kısma isabet eden gelir vergisi ve damga vergisinin ödenmesi kaydıyla aşan kısım ve isabet eden vergilerin tamamı giderleştirilebilmektedir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken husus; iftar yemeğinin sadece personele yönelik olması, aile üyeleri ile üçüncü kişilere ilişkin katlanılan tutarların gider olarak dikkate alınamayacak olmasıdır.
Buna paralel olarak bir firma, birlikte iş yaptığı ve paydaş olarak nitelendirdiği şube, bayi ya da ticari ilişkide bulunduğu bir başka firma yetkilileri ile iftar yemeğinde bir araya gelmesi halinde bu durumun iş toplantısı gibi düşünülerek yapılan harcamalar gider olarak dikkate alınabilecek olsa da ilgili durumun ispat edilmesine ve faaliyetin genişliği ile mütenasip olmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Yardıma muhtaç kişilerin ya da firma sahibi veya personelin aile üyelerine veya üçüncü kişilere verilen iftar yemekleri sebebiyle yapılan harcamalar ise gider olarak dikkate alınamayacaktır
Nakit Yardımı Personelin mesai saatinde oruç tutması ve yemek hizmetinden faydalanamaması sebebiyle kendisine o güne ilişkin yemek bedelinin nakit olarak verilmesi halinde yapılan bu ödeme, tutarı önemli olmaksızın “net ücret” ödemesi kabul edilecek ve üzerinden gelir vergisi, damga vergisi ve SGK primi hesaplanması gerekecektir. Bu kurallara uyulması kaydıyla personele verilen nakit yardımların gider yazılabilmesi mümkündür. Buna karşın; muhtaç durumda olan kişilere yapılan nakit yardımlarının ise işletme bünyesinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.