Eğitimciler Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Latif Selvi, Konya’da Akademik Yükselme Yönetmeliğini değerlendirdi.
Konya 2 No’lu şubenin davetlisi olarak kente gelen Selvi, 10 yıl kadar önce az sayıda üniversitede başlayan ve daha sonra bütün üniversitelerde yaygınlaşan Akademik Yükselme Yönetmeliğinin Akademisyenlerin görüşlerini ortak aklın süzgecinden geçirerek sistematize ettiğini söyledi.
“Akademik yükselmeyi kolaylaştırmaya çalıştırdığımız iddiaları doğru değildir”, diyen Selvi “Bizim talebemiz akademik yükselmenin zorlaştırılamamasıdır. Köprüyü geçenin köprüyü yıkmasına izin verilmemelidir. Amacımız yüksek öğretimde stratejik bir vizyon dizaynı ve paradigma değişikliğidir. Akademik yükselme yönetmelikleri düzenlemeler ortak aklı dışlayarak dar bir kadro ile yapılmaktadır. Öyle ki yönetmeliği kabul eden senatörlerin bile bilgisi yayınlandıktan sonra olmamalıdır. Biz, tüm paydaşların katılımı ile ortak aklı esas alan bir çerçevede düzenlemeler yapılmalı diyoruz.” dedi.
AKADEMİSYENLER TOPLUMA SUNMALI
“Akademisyenlerin yürüttüğü çalışmalar karmaşık, çeşitli ve çoğunlukla ölçülmesi mümkün değildir” ifadelerini kullanan Selvi, “Akademisyen öğretim faaliyetinde bulunarak, araştırmalar yaparak topluma hizmet sunmaktadır. Eğitim, öğretim, araştırma gibi topluma hizmet gibi başlıklar altında yürütülen çalışmaların her zaman ölçülmesi sayılarla ifade edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla akademisyen performanslarını ölçmek, değerlendirmek zordur. Böyle bir değerlendirme için parametre oluşturmak daha da zordur.” dedi.
METİNLER YAYIN MERKEZLİ
“Milli gücün en önemli bileşeni bilginin, küresel sistemin transferine neden olmaktadır” diyen Selvi, “Akademik yükselme metinlerinin yayın merkezli olması, yayın kalitesinden predatory yayıncılığa kadar çeşitli komplikasyonlara da neden olmaktadır. Ülkemiz yayın performansı bakımından (yıllara göre değişmekle birlikte) 17-20. Sıralarda iken, Predatory yayınlarda ilk 3’tedir. Bu nedenle Türk akademisyenlerin, nitelikli dergilerde yayın yapma imkanı azalmaktadır. Üniversitelerin hazırlamış oldukları akademik yükselme mevzuatlarını, bu mevzuatı hazırlayan ve kabul eden üniversitelerin senatolarına simüle ettik. Bir üniversitemiz için yaptığımız simülasyonda 61 profesör unvanlı senatörün, 43’ünün kendi hazırladıkları ve kabul ettikleri mevzuata göre görev yaptığı üniversiteye doktor öğretim üyesi olarak atanamadığını gördük” ifadelerini kullandı. (Fatih ERSOY)