Konya
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4122 %0.05
53,3831 %0
6.883,91 % 0,04
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Obruk tehlikesi büyüyor

Obruk tehlikesi büyüyor

Konya’da obruk oluşumu her geçen gün daha da korkutuyor. Obruklarla sık sık anılan bölge Karapınar’da yaklaşık 8 metre çapında ve 25 metre derinliğinde yeni bir obruk daha oluştu

Okunma Süresi: 6 dk

Bölge sakinlerine endişe yaratan obruk, Hotamış Mahallesi Hüyük mevkisinde, Bekir Uzundemir'e ait tarlada meydana geldi. Konyalıların korkulu rüyası olan obruk oluşumunun ardından konunun uzmanları gazetemize özel açıklamalarda bulundu.

OBRUK TEHLİKESİ DEVAM EDEBİLİR

Konya Teknik Üniversitesi Obruk Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, Hotamış bölgesinde daha önceki zamanlarda da obruk tehlikesinin yaşandığına dikkati çekerek, “Burada yaptığımız duyarlılık çalışmalarında da risk alanı oluşturduğunu ifade etmiştik. Bu bölgede yeni obruklar da oluşabilir. Oluşan obruğun bu mevsimlerde meydana gelmesi uzun süreli olan kuraklıktan da kaynaklanıyor. Bu süre içerisinde toprak nemi kaybettiği için yeni yağışlarla birlikte ağırlaşabiliyor. Nemini kaybetmesiyle oluşan çatlaklarla birlikte çökme meydana gelebiliyor” dedi.

MERKEZ CİVARINDAKİ RİSK DAHA AZ

“Vatandaşın tedbirli olması gerekiyor. Bu obrukların büyük bir çoğunluğu Hotamış’ta olduğu gibi önceden herhangi bir belirti vermeden çökebiliyor” diyen Prof. Dr. Arık, “Bazı obruklarda üstteki malzeme tutturulmamış ayrık taneli malzemelerden oluşmuş ise o durumda yüzeyde ufak belirtiler verebiliyor ama obrukların olduğu yerde kohezyonlu malzeme var yani daha çok yapışkan killere sahip. Bundan dolayı da çökme anına kadar herhangi bir belirti görülmeyebilir.

Hotamış bölgesi ve yakınlarındaki diğer köylerle birlikte İsmil-Karapınar arasındaki bölgede bu birimin yaygın olduğu bir örtü var. Bu bölgelerde geçmişte de çok sayıda obruk oluştu ve oluşmaya da devam ediyor. Vatandaşlarımızın daha dikkatli olması gerekiyor. Duyarlı bölgeler için AFAD’ın web sitelerinde bilgiler mevcut, aynı zamanda bizlerden de bilgi alabilirler.

Konya merkeze yakın bölgelerde de benzer birimler mevcut. Ancak asıl yerleşimin olduğu, insanların yaşadığı bölgelerde büyük bir risk yok. Merkez civarlarında da obruk oluşma durumu mevcut ancak Karapınar ile kıyaslandığında risk daha az” diye konuştu.

KONTROL ALTINA ALINABİLİR

Prof. Dr. Fetullah Arık, “Bizler çalışmalar yapıyoruz ama çalışmaları yapmak obruk oluşumunu bitirmiyor. Biz mevcut durumun fotoğrafını çektik. Bundan sonrası yapılması gereken, eylem planlarında kurumlara, sivil toplum örgütlerine birtakım sorumluklar verildi, bunların yerine getirilmesiyle obruk oluşumunu bitiremeyiz ama en azından kontrol altında tutabiliriz” ifadelerine yer verdi.

Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Şükrü Arslan da, “Konya ilimiz obruk oluşumuna müsait bir bölge. Zemin yapısı, toprak yapısı özellikle suda eriyebilen karbonatlı birimlerden oluşuyor. Geçmiş yıllara da baktığımızda özellikle de son zamanlarda yıllık ortalama 20 civarında obrukların oluştuğunu görüyoruz” dedi.

OBRUK OLUŞUMUNUN PARAMETRELERİ NELERDİR?

Arslan, “Obruk oluşum mekanizmasını 3 ana parametre ile açıklıyoruz. Bunlardan ilki; zemin toprak yapısı, ikincisi; özellikle fay kırıkları hattı boyunca oluşan aşırı karstlaşma ve son olarak da asıl tetikleyici etken olan yer altı suyunun durumu. Dünya literatüründe 8 farklı obruk oluşum mekanizması mevcut olup Konya’da ise bunun yaklaşık 2-3 farklı oluşum mekanizmalarını görmekteyiz.  Son zamanlarda oluşan obruklar ise bu obruklardan farklı mekanizmaya sahip örtü biriminde oluşan az tutturulmuş, gevşek zemin yapısına sahip yapılarda yer altı suyunun temasıyla karstik boşlukların oluşması, ilerleyen süreçlerde yer altı sularının çekilmesiyle üsteki örtü tabakasının kendini taşıyamayıp çökmesi sonucu oluşan obruklar. Bu obrukların tetikleyici ana etkisi yer altı suları belirliyor. Yer altı sularının kurak dönem ve yağışlı dönem diye meteorolojik dönemini jeolojik olarak ikiye ayırırız. Kurak dönem dediğimiz genelde ağustos, eylül ayları, yağışlı dönem dediğimiz ise mayıs ayı dönemi olarak değerlendiririz. Bu dönemler arasındaki yer altı suyu seviyesi kullanımdan kaynaklı çok büyük değişkenlikler göstermektedir. Yüzeye doğru dikey olarak yaklaşık son zamanlarda 6 metre, 8 metre hatta 10 metrenin üzerinde bir yer altı suyu hareketliliğini gözlemliyoruz. Bu hareketlilik her seferinde örtü tabakasındaki malzemeleri ettirerek buralarda oluşturmakta ve süre içerisinde de obruk oluşumuna neden olmaktadır. Buna da ne yazık ki bir çare bulabilmiş değiliz. Bu yıl da yine çok kurak geçen bir kışın sonlarına gelmiş bulunuyoruz. Bu kuraklık bu şekilde devam ettiği sürece obruk oluşumları da aynı hızla devam edecek” şeklinde konuştu.

100 BİN KAYIT DIŞI KUYU MEVCUT

“Yer altı sularının çekilmesine sebep olan 3 ana etkenimiz var” ifadelerine yer veren Başkan Arslan, “Bunlardan ilki iklim değişikliği ve küresel ısınma dediğimiz unsur ki şu aşamada bu duruma insani olarak yapacak bir şeyimiz yok. İkincisi, yer altı sularının beslenme kanalarının tıkanması. Kar, yağmur yağacak ki nehirlerden bu su akacak ve bir kısmı da yer altı suyunu besleyecek. Burada da yapabileceğimiz bir şey yok. Bir de aşırı yer altı suyu kullanımı var. Konya’da Devlet Su İşleri verilerine bakıldığı zaman yaklaşık 35 bin ruhsatlı kuyu varken 100 binin üzerinde ruhsatsız kuyumuz var. 35 bin kuyudan belirlenmiş olan tahsis miktarına göre yer altı suyundan kullanılabilir su temin edilirken DSİ’nin tahsis dışı olan, ileriye dönük kalıcı hasarlar bırakacağı miktarı ne yazık ki 100 binin üzerinde kuyu tarafından gerçekleştiriliyor. Bu kuyular kontrolsüz ve çekim miktarı bilinmiyor. Bu noktada biz yer altı suyunu kullandıkça bu yer altındaki karstik boşluklar oluşmaya devam edecek ve zaman içerisinde obruklara neden olacak.

Bu boşluklara yapılacak bir şey yok ama bundan sonrası için süreci yavaşlatmak adına yer altı suyu ile ilgili bir politika geliştirmemiz ve yer altı suyunu kontrol altına almamız gerekiyor.

Hem yerleşim hem de yatırım alanlarında oluşabilecek obrukların insanlara zararı olmaması için ciddi analizler, etütler yapılmalı ve planların buna göre sürdürülmesi bölgemiz için insanımız için gereklidir” diye konuştu.

KONYA OVASINA SU DESTEĞİ ŞART

Altınekin Ziraat Odası Başkanı Bekir Kağnıcıoğlu ise, obruk tehdidini önlemede en büyük etkenin Konya Ovasına su transferi yapılması olduğuna vurgu yaptı. Başkan Kağnıcıoğlu, “Konya Ovasında obruk tehdidi devam ediyor. Özellikle de Karapınar bölgesinde obruk oluşuyor. Bu obrukların oluşmasında etkenin yer altı sularının çekilmesinden kaynaklı olduğu söyleniyor. Obrukların oluşmaması için en büyük tedbirlerden bir tanesi dış yerlerden su getirilmesi. Bizler tarımla uğraşıyoruz illaki yer altı suyunu kullanacağız. Enerji maliyetinin de yüksek olmasınındın dolaylı iktisatlı bir kullanım söz konusu fakat bu tehdidin yaşanmaması için Konya Ovasına dışarıdan su transferi yapılması gerekiyor” dedi.

ÇİFTÇİLER DİKKAT! BORÇ YAPMAYIN

Çiftçilere önerilerde bulunan Kağnıcıoğlu, “Kış mevsimini yaşıyoruz ama bakıldığı zaman şu anda çiftçilerimiz tarlalarında hazırlık yapıyor. Kar yağışı olması gereken bu günlerde Konya Ovasında bu durum mevcut ise bu yıl çiftçiler için iyi bir gidişatın olmadığını gösteriyor. Çiftçilerimiz borç yapmamaya dikkat etsin. Kurak giden bir iklimde tedbirli olmakta fayda var” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *