Konya
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4941 %0.04
51,6860 %-0.37
6.672,18 % -1,94
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya NEÜ'den dev buluş: Lazerle etkin tedavi dönemi

NEÜ'den dev buluş: Lazerle etkin tedavi dönemi

KONYA'daki Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ahmet Altan’ın, düşük doz lazer uygulamasının hasarlı dokuları hızlı bir şekilde iyileştirdiğine dair araştırması uluslararası dergide yayınlandı.

KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 4 dk

Doç. Dr. Altan, “Biz dokulara düşük doz lazer tedavisi uyguladığımızda, hücreler aldıkları bu enerji ile birlikte ATP üretebiliyor. Aynı zamanda hücreler arası sıvı alışverişi daha hızlı bir hale gelebiliyor. Vazodilatasyonla kan akımı düzenleniyor. Bu da dokuların hızlı bir şekilde tamir olmasını, iyileşmesini sağlıyor. Biz oraya lazer uyguladığımızda vücudun doğal iyileşme sürecini stimüle etmiş oluyoruz. İlgili hücreler enerjiye ulaşıyor ve ‘benim görevim iyileşme bunu yapabilirim’ diyerek harekete geçmiş oluyor” dedi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ahmet Altan’ın, ‘Tavşan temporomandibular ekleminde oluşturulan osteokondral defektte iki farklı lazer tipinin etkilerinin histopatolojik olarak incelemesi’ başlıklı araştırması Nature yayın grubunda yer alan, uluslararası bilim dergisi Scientific Reports’da yayınlandı. Doç. Dr. Ahmet Altan, araştırmayla düşük doz lazer uygulamasının hasarlı dokuları hızlı bir şekilde iyileştirdiğini laboratuvar ortamındaki tavşan deneyiyle kanıtladıklarını belirtti. Bu makaledeki yöntem, hücreleri aktif hale getirerek hedef bölgedeki iyileşme sürecini hızlandırmayı vaat ediyor. Kontrolsüz diyabet hastaları gibi yara iyileşmesinin geciktiği durumlarda veya cerrahi müdahaleye bağlı sinir hasarı gibi durumlarda umut ışığı sunuyor. Makale, vücudun doğal iyileşme mekanizmasının aktive edilmesiyle iyileşmede daha güvenli bir yol haritası çiziyor.

Düşük doz lazer uygulamasının hasarlı dokuların hızlı bir şekilde iyileştirdiğini söyleyen Doç. Dr. Altan, “Çalışmamızda düşük doz lazer uygulamalarında kullanılan farklı cihazların etkinliğini karşılaştırdık. Lazer doğada olmayan yapay bir ışık. Uygulamalarda da biz düşük doz lazeri dokulara uyguladığımızda hücreler bu enerji ile birlikte ATP üretebiliyor. Aynı zamanda hücreler arası sıvı alışverişi daha hızlı bir hale gelebiliyor. Vazodilatasyonla kan akımı düzenleniyor. Bu da dokuların hızlı bir şekilde tamir olmasını, iyileşmesini sağlıyor. Başka bir deyişle şunu söyleyebiliriz. Biz oraya lazer uyguladığımızda vücudun doğal iyileşme sürecini stimüle etmiş oluyoruz. İlgili hücreler sadece enerjiyi buluyor ve ‘Benim görevim iyileşme bunu yapabilirim’ diyerekten harekete geçmiş oluyor” diye konuştu.

‘AĞIZ DİŞ VE ÇENE CERRAHİ TEDAVİLERİ SONRASINDA DA KULLANILIYOR’

Lazer uygulamasının diş çekimleri sonrası ve ağız-diş ve çene cerrahisi tedavileri sonrasında kullanıldığını anlatan Doç. Dr. Altan, “Düşük doz lazer tedavisini ağız, diş, çene cerrahisi uygulamalarında; gömülü diş çekimi, komplike diş çekimleri sonrasında yara iyileşmesini hızlandırmak için kullanabiliyoruz. Dental implant cerrahisi sonrasında kaliteli ve hızlı kemik oluşturmak amacıyla yine tercih edebiliyoruz. Alt çenede gömülü dişlerin çekimi sonrasında, ortognatik cerrahi gibi majör ameliyatlarda alt dudakta meydana gelen uyuşukluğun giderilmesinde yine düşük doz lazer uygulamaları etkili. Temporomandibular eklem rahatsızlıklarını, bruksizmi söyleyebilirim. Bruksizm; diş sıkma, diş gıcırdatma olarak bilinir ki birçok insan bundan muzdariptir. Düşük doz lazer uygulamalarında çiğneme kaslarına yaptığımız stimülasyonla, hasta ağrılarından kurtulup rahat bir hayat sürebiliyor” dedi.

VÜCUTTA OLUŞAN YARALARIN İYİLEŞMESİNDE DE KULLANILIYOR

Düşük doz lazerin vücutta oluşan bazı yaralarda da tedavi edici bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Altan şöyle dedi:

“Lazer tıp ve diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılıyor. Endüstri de savunma sanayinde lazerin kullanımını yine görüyoruz. Tekrardan tıp branşlarına döndüğümüzde, vücudun herhangi bir yerinde bir yara oluştuğunda hızlandırmak amacıyla bunu uygulayabiliyoruz. Sinir tamamen kopmamak kaydıyla hasar aldıysa yenilenmesi açısından düşük doz lazer tedavisi uygulanabiliyor. Ben klinik uygulamalarımda immün sistemi baskılanmış, kontrolsüz diyabeti olan hastalarda cerrahi gereksinim öncesinde 5 seans bu lazeri uyguladığımda daha iyi bir klinik sonuç elde ettiğimi söyleyebilirim. Çünkü bu hastalarda yara iyileşmesi istediğimiz düzeylerde seyretmiyor. İşlemi yapmadan önce lazer vücuttaki hücrelerin aktif olmasını sağlıyor. ‘Sizin bu göreviniz var. Biz sana enerji temin ediyoruz. Kendi görevini hatırla ve orayı tamir et’ diyor diyebiliriz.” 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *