Konya
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60
Konya Postası Gazetesi Konya Mevlevi mezar taşları, Mevlana Müzesi'ndeki gül bahçesinin tapu senedi

Mevlevi mezar taşları, Mevlana Müzesi'ndeki gül bahçesinin tapu senedi

Konya'da, Mevlana Müzesi'nin bahçesindeki Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat'ın 'gül bahçesi' olarak bilinen bölümde Mevlevilerin mezar taşları sergilenmeye başladı. Müze Müdürü Dr. Naci Bakırcı, mezar taşlarının gül bahçesinin tapu senedi niteliği taşıdığını belirterek, ''İnşallah burada sergilediğimiz mezar taşları Mevlana Müzesi gül bahçesinin tapu senedi olur" dedi

Mevlevi mezar taşları, Mevlana Müzesi'ndeki gül bahçesinin tapu senedi
Okunma Süresi: 3 dk

Türkiye'de Ayasofya ve Topkapı müzelerinden sonra en çok ziyaretçisi olan Mevlana Müzesi'ne, ek müze binası için 'gül bahçesi' olarak bilinen bin yıllık alanda 2017 yılında kazı yapıldı. Kazılarda Mevlevilere ait olduğu düşünülen kemikler ve mezar kapakları bulundu. Aradan geçen süre sonunda, mezarların üzeri toprakla kapatıldı. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat'ın 'gül bahçesi' eski görünümüne kavuşmaya başladı. Müzedeki Mevlevilere ait mezar taşları da burada sergiye açıldı. Çalışmalar hakkında bilgi veren Mevlana Müzesi Müdürü Dr. Naci Bakırcı, "Çok öncesine gittiğimizde Mevlana Külliyesi’nin oturduğu alan Selçuklular döneminde Alaeddin Keykubat'ın gül bahçesi olduğu ve Mevlana ailesine buranın vakfedildiği yönünde bilgilerimiz var. Bir süre önce Mevlana Müzesi'ne ek binaya ihtiyaç duyulduğunda burada bir kazı çalışması yapılmıştı. Hiç kimsenin bilmediği bu alanda, Selçuklular dönemi ve daha geç dönemlerde definlerin yapıldığı büyük bir mezarlıkla karşılaşıldı" dedi.

'HER BİRİ ANIT ESER GİBİ'

Çalışmalarda mezarlıkların çıkmasının ardından Kültür Varlıkları Koruma Kurulu'nun kazıyı durdurduğunu ifade eden Dr. Naci Bakırcı, "Mezarlar çıkınca buradaki çalışmalar iptal edildi. Koruma Kurulu tarafından durduruldu, Konya Büyükşehir Belediyesi projeyi uygulamaktan vazgeçti. Buradaki yaklaşık 10 metrekarelik alanda Selçuklu dönemi mezarlığıyla karşılaşılmıştı. Daha sonra bu alan dolduruldu, gül bahçesi de müzenin bahçesiyle bütünleştirildi. Bu alan yeşillendirildikten sonra 1925-1931 yılları arasında Konya'da çok tarihi mezarlıklar tahrip edilmiş. Bunlardan birisi de Konya Mevlevi Dergahı'nın mezarlığıdır. Burada yaklaşık 600 mezar taşından 150 kadarı sahiplerine iade edilmiş. Diğerleri de müzenin muhtelif yerlerinde duruyordu. Müze kayıtlarına girmeyen yaklaşık 70 mezar taşını da tekrar envanterimize kaydettik. Bu alanda bir Mevlevi mezar taşları sergi alanı oluşturmaya çalıştık. Mezar taşları düzenlendi, okundu. Mevlevilikte mezar taşları çok önemlidir. Birer anıt eser gibidir bu mezar taşları. Bunların derviş olduklarını, tarikat içerisindeki hiyerarşik pozisyonlarını ve kimliklerini üzerlerindeki kitabelerden anlıyoruz. Bu bölümde 15'inci yüzyıldan 19'uncu yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık 70 Mevlevi mezar taşını sergiledik. Ziyaretçilere hem yeni bir gezi alanı yarattık. Hem de müzenin sağında ve solunda şimdiye kadar dikkati çekmeyen mezar taşlarını yeni bir bakışla ziyaretçilerimizin beğenisine sunduk" diye konuştu.

'HER BİRİNİN AYRI HİKAYESİ VAR'

Sergilenen mezar taşlarında ölen kişinin yaptığı iş ve yaşamıyla ilgili kesitlerin, sembol ve şekillerle anlatılmaya çalışıldığını söyleyen Dr. Bakırcı, "Buradakilerin Mevlevi mezar taşı olması nedeniyle, günlük hayatta kullandıkları Mevlevi sikkeleri de mezar taşlarına taç olarak kullanmışlar. Biz daha kitabelerini okumadan, destarlı mı, destarsız mı, tarikatın hangi akademisinde, hangi kariyerinde görev almış onları rahatlıkla ifade edebiliyoruz. Üzerlerindeki motiflerde zengin olarak elma ağaçları, servi ağaçları, hurma ağaçları da, Türk mezar taşlarının öteki alemle ve ölümle alakalı ifadeleri sevimli hale getirilmiş. Kadın mezar taşlarında bol miktarda hazreti peygamberin rumuzu olan gül motifleri kullanılmış. Katip olanlarda divitler ve kalemlikler kullanılmış. Asker kökenli olanlarda kılıçlar kullanılmış."

Mezar taşlarının Türk sanat tarihi bakımından önemli eserler olduğunu belirten Bakırcı, "En erken tarihli, 1363 tarihli bir mezar taşında ölünün yolunu aydınlatsın diye kandiller konulmuş. Lale motifleri, haşhaş motifleri kullanılmış. Dönemdeki bitki topografyasını göstermesi açısından çok önemli. Mezar taşları Türk sanat tarihi açısından çok önemlidir. Bunlar bu ülkenin tapu senetleridir. İnşallah burada sergilediğimiz mezar taşları da Mevlana Müzesi gül bahçesinin tapu senedi olur. Bundan sonraki yıllarda da gül bahçesi içerisine herhangi bir yapıya müsaade etmeden bunları korumuş oluruz diye düşünüyorum" dedi. (DHA)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız