Konya'nın simgelerinden biri olan Mevlana Müzesi’nin yeşil kubbesi Kubbe-i Hadra, 3 yıl 3 ay süren kapsamlı restorasyon sürecinde yeniden hayat buldu. Bu eşsiz yapının çinilerine arkeolog ve çini ustası Kemal Güler imzasını attı. Büyük Selçuklu tekniğini günümüzde uygulayabilen az sayıdaki sanatçılardan biri olan Güler, 8.500 adet turkuaz çiniyi tek tek el işçiliğiyle üretti.
36 Yıllık Sanat Yolculuğu
Selçuk Üniversitesi’nde arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi alan Kemal Güler, çiniciliğe bir ustanın “Sen yapamazsın” sözüyle daha da tutkuyla bağlandı. 36 yıl önce atölyesini kurarak bu sanatı profesyonel olarak icra etmeye başladı. İznik usulü olarak bilinen, yüksek silisli sırçalı Büyük Selçuklu tekniğini Türkiye’de uygulayabilen sayılı ustalar arasında yer aldı.
“Benim ustam yok ama tarihteki bütün ustalar benim ustam. Onların notlarını, eserlerini inceleyerek ilham aldım,” diyen Güler, kendi yöntemini yıllar içinde geliştirerek ustalaştı.
“Bu Sadece Bir İş Değildi”
Kubbe-i Hadra restorasyonu için açılan numune ve kalite testlerinde atölyesinin çalışmaları en yüksek puanı aldı ve görevlendirildi. Güler, bu görevi manevi bir sorumluluk olarak gördü:
“Sadece bir iş olarak bakmadık bu restorasyona. Üretim süreci ayrı bir haz verdi. Bazen gidip kubbenin altına durup kendime 'Bunu ben mi yaptım? Evet, ben yaptım' diyorum.”
Her çiniyi bir parçası gibi gören Güler, eserlerine ruhunu kattığını belirtiyor.
Eşi Hem Destekçisi Hem Çırağı
Kemal Güler’in en büyük destekçisi ve tek çırağı ise 57 yaşındaki eşi Neval Güler oldu. Eşinin titizliğini ve sanata olan tutkusunu hayranlıkla anlatan Neval Güler, “Onun çırağı olmak çok güzel bir duygu. Her çinisinde ayrı bir emek var. Kubbe tamamlandıktan sonra bile her gün gidip baktık,” dedi.