Konya
Az bulutlu
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2474 %0.04
53,3289 %0.24
6.836,68 % 0,25
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Konya’nın sembolüne el emeğiyle hayat veren ustanın hikayesi!

Konya’nın sembolüne el emeğiyle hayat veren ustanın hikayesi!

61 yaşındaki arkeolog ve çini ustası Kemal Güler, Mevlana Müzesi’nin simgesi Kubbe-i Hadra’nın 8.500 çinisini tek tek el işçiliğiyle üretti.

Okunma Süresi: 2 dk

Konya'nın simgelerinden biri olan Mevlana Müzesi’nin yeşil kubbesi Kubbe-i Hadra, 3 yıl 3 ay süren kapsamlı restorasyon sürecinde yeniden hayat buldu. Bu eşsiz yapının çinilerine arkeolog ve çini ustası Kemal Güler imzasını attı. Büyük Selçuklu tekniğini günümüzde uygulayabilen az sayıdaki sanatçılardan biri olan Güler, 8.500 adet turkuaz çiniyi tek tek el işçiliğiyle üretti.

36 Yıllık Sanat Yolculuğu

Selçuk Üniversitesi’nde arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi alan Kemal Güler, çiniciliğe bir ustanın “Sen yapamazsın” sözüyle daha da tutkuyla bağlandı. 36 yıl önce atölyesini kurarak bu sanatı profesyonel olarak icra etmeye başladı. İznik usulü olarak bilinen, yüksek silisli sırçalı Büyük Selçuklu tekniğini Türkiye’de uygulayabilen sayılı ustalar arasında yer aldı.

“Benim ustam yok ama tarihteki bütün ustalar benim ustam. Onların notlarını, eserlerini inceleyerek ilham aldım,” diyen Güler, kendi yöntemini yıllar içinde geliştirerek ustalaştı.

“Bu Sadece Bir İş Değildi”

Kubbe-i Hadra restorasyonu için açılan numune ve kalite testlerinde atölyesinin çalışmaları en yüksek puanı aldı ve görevlendirildi. Güler, bu görevi manevi bir sorumluluk olarak gördü:

“Sadece bir iş olarak bakmadık bu restorasyona. Üretim süreci ayrı bir haz verdi. Bazen gidip kubbenin altına durup kendime 'Bunu ben mi yaptım? Evet, ben yaptım' diyorum.”

Her çiniyi bir parçası gibi gören Güler, eserlerine ruhunu kattığını belirtiyor.

Eşi Hem Destekçisi Hem Çırağı

Kemal Güler’in en büyük destekçisi ve tek çırağı ise 57 yaşındaki eşi Neval Güler oldu. Eşinin titizliğini ve sanata olan tutkusunu hayranlıkla anlatan Neval Güler, “Onun çırağı olmak çok güzel bir duygu. Her çinisinde ayrı bir emek var. Kubbe tamamlandıktan sonra bile her gün gidip baktık,” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *