Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan Beyşehir Gölü, eşsiz doğal güzellikleriyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Gölün içerisinde yer alan ve yaklaşık 7 kilometrelik uzunluğuyla ülkemizin en büyük nilüfer alanı olarak bilinen Nilüfer Bahçesi, sunduğu görsel şölenle doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı oluyor.
Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği tarafından keşfedilen ve bölge turizmine kazandırılması amacıyla tanıtım çalışmaları yürütülen Nilüfer Bahçesi, dernek başkanı Mustafa Büyükkafalı tarafından bölgenin marka değerlerinden biri olması amacıyla bu isimle tanıtıldı.

Beyşehir-Isparta karayolunun 5’inci kilometresinde, Çiftlik Mahallesi sahilinde bulunan Nilüfer Bahçesi’ne gezi tekneleriyle sazlık alanların arasından yaklaşık 10 dakikalık yolculukla ulaşılabiliyor. Mayıs ayının başlarında açmaya başlayan nilüferler, ekim ayına kadar göl yüzeyinde eşsiz bir manzara oluşturuyor.
Doğanın Zarif Mirası: Nilüfer Çiçeği
Tatlı su bitkisi olan nilüferler, su yüzeyinde açan zarif görüntüleriyle dikkat çekiyor. Beyşehir Gölü’nde beyaz ve sarı başta olmak üzere farklı türleri görülebilen nilüferler, zengin biyolojik çeşitliliğiyle bölgenin doğal zenginlikleri arasında yer alıyor.
Antik Mısır’da "lotus" adıyla özel bir anlam taşıyan nilüfer çiçeği, güzelliği ve zarafetiyle yüzyıllardır insanları etkileyen bitkiler arasında bulunuyor.

Nilüferleri Korumak Büyük Önem Taşıyor
Doğal güzelliğiyle hayranlık uyandıran Nilüfer Bahçesi’nde bulunan çiçekler koruma altında tutuluyor. Nilüferlerin koparılması, zarar verilmesi veya ticaretinin yapılması yasak olup, bu tür faaliyetlere 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanıyor.
Beyşehir Gölü’nün eşsiz değerlerinden biri olan Nilüfer Bahçesi, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen ziyaretçilere huzur dolu bir deneyim sunarken, korunması gereken önemli doğal miraslar arasında yer alıyor.