Demir çelik sektöründeki talebin yetersizliği ve piyasaların içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan dolayı bu sektörde zor günler geçiriyor. Tedarik anlamında ve zorlu piyasa koşullarından dolayı, fiyat anlamında istikrarsızlık da bu durumları olumsuz olarak yönlendiriyor
Sektörün Türkiye’deki güçlü firmalarından Küçükbakırcı Çelik Servis Merkezlerinin Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yusuf Küçükbakırcı sektördeki son durumu KONYA POSTASI’na değerlendirdi
Demir-çelik sektörü inşaat sektöründe, ekonomide birbirini doğrudan besleyen ve yüksek korelasyonla hareket eden iki ana lokomotif olarak ön plana çıkıyor. Demir çelik sektörü artan enerji maliyetleri, küresel talep düşüşü ve dış pazarlardaki koruma önlemleri nedeniyle zor bir dönemden geçiriyor.
Sektörde bugün yüksek maliyet olarak elektrik ve doğalgaz gibi enerji girdilerine gelen zamlar üretim maliyetlerine direk yansıyor. Aynı zamanda sektörde küresel talip düşüklüğü de dikkat çekici oluyor. Dünya genelindeki ekonomik yavaşlama ve arz-talep dengesizlikleri satışları baskılıyor. İhracat baskısı ise geleneksel pazarların uyguladığı koruma önlemleri ve kotalar rekabet gücünü zayıflatıyor.
SEKTÖR İNŞAAT İLE DİREK BAĞLANTILI
Türkiye'de üretilen veya tüketilen toplam çeliğin yaklaşık 3'te 2'si doğrudan inşaat sektöründe kullanılıyor. Sektördeki talebin yetersizliği ise sektörde endişeli bekleyişi sürdürüyor
Bağımsız farklı iş kollarına hitap eden sektör, düşük talepler karşısında fiyat istikrarsızlığına sebep oluyor. Buda alım gücünü olumsuz anlamda etkiliyor. Avrupa’nın tatilden dönüşü ve iç piyasada beklenen faiz düşürme politikaları sektöre nasıl yansıyacak? Bu da büyük bir soru işareti olarak kafaları karıştırıyor.
SEKTÖRDEKİ DEĞİŞİM İNŞAAT MALİYETLERİNE YANSIYOR
Demir-çelik sektörü ile inşaat sektörü, ekonomide birbirini doğrudan besleyen ve yüksek korelasyonla hareket eden iki ana lokomotif olarak önem kazanıyor. Türkiye'de üretilen veya tüketilen toplam çeliğin yaklaşık 3'te 2'si (yaklaşık %65-70) doğrudan inşaat sektöründe kullanılıyor. Bu nedenle demir-çelik piyasasındaki her değişim, iç piyasadaki inşaat faaliyetlerini, maliyetlerini ve büyüme ivmesini anında etkiliyor.
ÜRETİM VE TÜKETİM VERİLERİ ORTADA
Türkiye'de inşaat demiri (çelik) fiyatları Ağustos 2026 sonu itibarıyla KDV dahil ton başına ortalama 34.500 TL ile 37.400 TL aralığında işlem gördü. Ham Çelik Üretiminde Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayında ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %7,9 artarak 23,18 milyon tona ulaştı. İç Tüketimde ise Ocak-Temmuz 2026 döneminde nihai mamul tüketimi %4,7 artışla 23,32 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. Küresel Sıralamada artan üretim performansıyla birlikte Türkiye, dünyanın en büyük yedinci çelik üreticisi konumuna yükseldi. Dış Ticarette ise Temmuz 2026'da çelik ihracatı yıllık bazda hafif bir artışla 1,16 milyon ton oldu. AB'nin yürürlüğe koyduğu yeni korunma önlemlerinin Türkiye için olumlu yansımaları bekleniyor. Serbest Ticaret Anlaşması kotaları sayesinde Türkiye'nin AB'ye yıllık çelik ihracatının 3 milyon tonun üzerine çıkabileceği öngörülüyor Çin, Rusya ve ASEAN ülkelerinden gelen yoğun ve rekabetçi ithalat, yerli üreticiler üzerinde fiyat baskısı oluşturuyor.
FİYAT İSTİKRARSIZLIĞI ALIM GÜCÜNÜ ETKİLİYOR
Demir-çelik sektöründe fiyat istikrarsızlığının alım gücünü olumsuz etkiliyor. Fiyatların sürekli ve öngörülemez şekilde değişmesinin hem üreticilerin hem de tüketicilerin mal alma kapasitesini düşürmesi anlamına geliyor. Demir-çelik; inşaat, otomotiv, beyaz eşya ve makine gibi birçok ana sanayinin temel girdisi olarak biliniyor. Bu alandaki istikrarsızlık zincirleme bir etki yaratarak ekonominin genelini zorlaştırıyor. Bu durumun yarattığı temel olumsuzluklar ise zincirleme fiyat artışlarına yansıyor.
DEMİR FİYATLARI ARTIKÇA İNŞAAT MALİYETİ YÜKSELİYOR
Demir fiyatı arttığında müteahhitlerin konut inşa etme maliyeti de yükseliyor. Bu maliyet artışı doğrudan ev veya araba fiyatlarına zam olarak yansırken maaşlar aynı kalırken temel ihtiyaç ve varlıkların fiyatı arttığı için tüketicinin alım gücü düşürüyor.
YUSUF KÜÇÜKBAKIRCI DÜNYA PİYASALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Bu sektörde Konya Merkezli Küçükbakırcı şirketi Türkiye’nin en güçlü firmalarının başında geliyor.
Küçükbakırcı Çelik Servis Merkezi 1982 yılında Karatay sanayisinde kuruldu. 1990 yılında PERDEMSAC Plazada 2. şubesini açmış olup, bugün dilovasında yeni yatırımlarına devam ediyor. 2011 Şubat ayında İskenderun şubesini faaliyete geçiren Küçükbakırcı Çelik Servis Merkezi, bölge ve çevresindeki müşterilerine daha hızlı ürün temini ile faaliyetine devam ediyor.
Küçükbakırcı ürün portföyünde; galvanizli saclar, soğuk rulolar, soğuk paketler, asitli rulolar, st52 ler, levhalar, kazan sacları, st44 ler, gemi sacları, sıcak rulolar, sıcak paketler ve çelikler bulunuyor. Bu sektörde sürekli yeni yatırımları ve kapasitelerini hızla artıran şirketin Pazarlama ve satıştan sorumlu yönetim kurulu başkan yardımcısı iş adamı Yusuf Küçükbakırcı şirket olarak dünya piyasalarını yakından takip ettiklerine dikkat çekerek “sektör talebin yetersizliği yüzünden ve genel ekonomik daralma nedeni ile zor günler yaşıyoruz. Tedarik anlamında ise çok zorlu bir piyasadayız. Avrupa’nın yeni dönemi ve iç piyasadaki faiz düşürme politikalarını takip ederken bu yeni yapılanma sektöre nasıl yansıyacak beklemedeyiz”dedi.