Konya
Açık
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0776 %0.07
51,2921 %-0.05
7.365,70 % 1,23
Ara
Konya Postası Gazetesi Konya Konya’da İran için dayanışma yürüyüşü

Konya’da İran için dayanışma yürüyüşü

Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO), Konya'da İran'a destek için 'Tüm mazlumlarla dayanışma yürüyüşü' gerçekleştirdi. Yürüyüş Kültürpark Meydanı’nda başlayıp Gedavet Meydanında yapılan basın açıklaması ile sona erdi. Basın Açıklamasını TEKDER Konya (Teknik Elemanlar Derneği) Başkan Yardımcısı Talha Saydam Yaptı. Saydam Yaptığı açıklamada “Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail’i kurmak için her gün yeni bir canilik ve vahşetin peşinde koşan bu alçaklar, bu Ramazan’da da İran’ı hedef almıştır ve saldırıları tüm İslam beldelerinde doğrudan veya dolaylı şekilde kesintisiz olarak devam etmektedir.” dedi

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

Basın Açıklamasına  Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Esnaf ve Saanatkarlar Dernegi (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞDER) Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın, Din Görevlileri Birliği Derneği (DİNBİRDER) Şube Başkanı Abidin Yalman, CANSUYU Derneği Başkanı İsmail Tozan, Anadolu Engelliler Birliği Konya Başkanı Kerim Şenel ve çok sayıda Konyalı vatandaş katıldı.

BASIN AÇIKLAMASINI TEKDER KONYA (TEKNİK ELEMANLAR DERNEĞİ) BAŞKAN YARDIMCISI TALHA SAYDAM GERÇEKLEŞTİRDİ.
SİYONİST İSRAİL VE ABD’NİN İRAN SALDIRILARINA YÖNELİK

Siyonist İsrail ve ABD’nin yıllardır sürdüre geldiği “mübarek Ramazan ayında İslam beldesi işgal projesi” bu yıl da devam etmektedir. Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Büyük İsrail’i kurmak için her gün yeni bir canilik ve vahşetin peşinde koşan bu alçaklar, bu Ramazan’da da İran’ı hedef almıştır ve saldırıları tüm İslam beldelerinde doğrudan veya dolaylı şekilde kesintisiz olarak devam etmektedir. İran’a yapılan bu saldırılarda içlerinde masum 170’ten fazla kız çocuğunun da olduğu 1000’i aşkın sivil haksız bir şekilde öldürülmüştür. İsrail ve ABD saldırılarının, özellikle askerî birlikleri veya üsleri değil, sivil halkı hedef aldığı gerçeği, sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırılardan anlaşılmaktadır.

Diplomasi masası adı altında komşu ve kardeş devlet İran’ı müzakereye davet ile maruz bırakmaya çalıştıkları işgal girişimi insanlık dışı boyutlara ulaşmış ve çocuk/yaşlı/sivil ayırt etmeksizin katliama dönüşmüştür. Dünya bu vesileyle bir kez daha “uluslararası hukuk” denilen kavramın sadece kitaplarda yazılı kaldığına ve emperyalist devletlerin keyfî icraatları söz konusu olduğunda unutulduğuna tanıklık etmiştir.

İsrail’in, ABD’yi de fiilen ortak ederek başlattığı hukuk dışı saldırılar sadece İran’la da sınırlı kalmamıştır. Üç koldan hem İran’da hem Lübnan’da hem de Gazze’de sivillerin katliamı eş zamanlı devam etmektedir. İsrail’in ısrarla uyguladığı korsan devlet terörünün bölgenin huzurunu tamamen yok ettiği ve kendi sinsi ve sapkın emellerine adım adım yaklaştıkları görülmektedir. Buna mukabil İslam ülkelerinin ABD taşeronluğunu ve kuklalığını derhâl terk edip İslam Birliğini hatırlamaları gerekmektedir. Ülkemizin de içinde bulunduğu bu acı durum bizleri derinden yaralamakta ve bize Irak’ın işgalini hatırlatmaktadır. Acilen ve derhâl Kürecik, İncirlik ve diğer ABD-NATO üsleri şanlı ordumuzun kontrolüne geçmeli, ne idüğü belirsiz çifte vatandaş İsrail askerleri ülkemizden def edilmelidir.

Rahmetli liderimiz Necmettin Erbakan hocamızın İran ile ilişkilere ve İslam birliğine verdiği önem ortadadır, Siyonist saldırıların boyutlarının nerelere evrileceği konusundaki öngörüleri hâlen zihinlerimizdedir. Feraset ve basiret ile ortaya koyduğu tespit ve teşhisler tüm bölge halklarının kulaklarında küpe olmalıdır. İslam Birliği sağlanmadan dünyaya huzur hâkim olamayacağı açıktır. Müslüman halkların ihtilaflar ile zaman kaybetme lüksünün olmadığı ve derhâl kenetlenmek zorunda oldukları aşikârdır.

Gözünü karartmış olan ABD, hiçbir uluslararası kuruluşu dikkate almadığını, hiçbir evrensel hukuk normunu kale almadığını, hiçbir temel hak ve hürriyeti önemsemediğini net bir şekilde ortaya sermiştir. ABD ve İsrail kendi menfaatleri doğrultusunda, İslam coğrafyasındaki pek çok ülkenin üslerini kullanarak İran’a saldırmaktadır. İslam ülkelerinin yöneticileri ise sivilleri hedef alan azgın işgalci saldırılarını değil, bunlara mukabelede bulunulmasını kınamayı tercih etmekte ve Siyonistlerle iş birliğine devam etmektedirler.

Trump ve iş birlikçilerini lanetliyoruz. İslam’ın izzetini unutup emperyalist güce boyun eğmek Müslümanları felaha erdirmeyecek; bilakis helake sürükleyecektir. Bunu buradan tekrar hatırlatıyoruz.

Trump ve Netenyahu’nun işgal etmeye çalıştıkları toprakların İslam beldesi olduğu unutulmamalıdır. İran bizim en eski sınır komşumuzdur ve en uzun süreli barış iklimine taraf olduğumuz bir devlettir. Tüm dünya Gazze’deki katliamı seyrederken İran’ın Hamas’a ve Filistin halkına sağladığı lojistik destek akıllarımızdan çıkmamalıdır.

Bölgede huzur ve nizamı yok ederek tüm insanlığı kendine köle yapma peşinde olan ve Büyük İsrail’i kurmak için her türlü insanlık dışı eylemi, katliamı gerçekleştirmekten geri durmayan Siyonist ikilinin tezgâhladığı planlara ve saldırılara alet olmaktan dikkatle sakınmalıyız. Ülke içinde ve dışında oluşturulmaya çalışılan fitne ve kışkırtma teşebbüslerine prim vermemeliyiz. Müslümanlar kendi meselelerini aralarında çözebilecek kudrete sahiptirler ve emperyalist/Siyonist ittifakların nifaklarına boyun eğmemelidirler.

ABD ve İsrail bu süreçte sinsi tezgâhlarla ve provokatif saldırılarla Türkiye’yi ve İran’a komşu devletleri cepheye sürmeye, savaşa dâhil etmeye çalışacaktır; bu oyunlara karşı uyanık olmalıyız.

Feraset sahibi her bir Müslüman, meselenin aslında nükleer tehdit, kadınlara özgürlük getirme meselesi olmadığını görebilmektedir. Aslında bu savaşın İslam’ı ve Müslümanları yok etme savaşı olduğunu, yaptıkları saldırının hemen ardından Peygamber Efendimiz’e dil uzatma cüretinde bulunarak ortaya koymuşlardır.

Bizler Millî Görüşçüler olarak gerek ülke içinde gerekse uluslararası platformlarda mazlumun yanında, zalimin ise karşısında olduğumuzu her yönüyle ortaya koymaya devam edeceğiz. İnsanın sadece ve sadece insan olması sebebiyle doğuştan ve doğal olarak sahibi olduğu bütün temel hakların ve hürriyetlerin her bir Müslüman kardeşimizi de kapsadığını bütün dünyaya hatırlatmaya devam edeceğiz. Milletlerarası hukukun derhâl hayata geçirilmesini ve ülkelerin bağımsızlığına dış müdahalelerin engellenmesini savunmaya devam edeceğiz.

Müslüman halkların yaşadığı devletlerin vakit kaybetmeden sürece el koyarak azgın emperyalist işgalcileri bu topraklardan defetmelerini telkin edeceğiz.

ABD ve İsrail’in hukuksuz saldırılarına insanlığımızın gereği olarak her daim karşı duracağımızı bir kez daha kararlılıkla haykırıyoruz. İran’daki, Gazze’deki, Lübnan’daki ve Doğu Türkistan’daki şehitlerimizi rahmetle anıyor, cephelerde direniş ruhunu ayakta tutan tüm Müslümanlara Allah’tan güç ve zafer niyaz ediyoruz."

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

açıklamalarında bulundu.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *