Konya Kapalı Havzası'nda sonbahar, kış ve ilkbahar dönemlerinde etkili olan yağışlar, bölgedeki su kaynaklarının doluluk seviyelerine olumlu yansıdı.
Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, temmuz ayında geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında Bozkır Barajı'ndaki su miktarı 22,49 milyon metreküpten 151,81 milyon metreküpe, Apa Barajı'nda 1,66 milyon metreküpten 23,02 milyon metreküpe yükseldi.
Aynı dönemde Derebucak Barajı'ndaki su miktarı 5,58 milyon metreküpten 9,42 milyon metreküpe, Altınapa Barajı'nda 3,01 milyon metreküpten 22,79 milyon metreküpe, İvriz Barajı'nda ise 7,79 milyon metreküpten 59,95 milyon metreküpe çıktı.
- "Metrekareye düşen yağış miktarı 560 milimetreye kadar ulaştı"
Selçuk Üniversitesi Tarım ve İklim Değişiklikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş, bu yıl Konya'da yağışların geçen yıla göre önemli oranda arttığını söyledi.
Baştaş, barajların birçoğunda doluluk oranlarının ciddi şekilde yükseldiğine dikkati çekerek, "Konya'daki barajların birçoğunda doluluk geçen yıla göre 20 misline varan oranlara kadar arttı. Yağış oranları da geçen seneye göre önemli ölçüde arttı. Yüzde 30 ila 70 civarında yağış artışları var." dedi.
Konya'da metrekareye düşen yağış miktarının önceki yıllarda 330-350 milimetre seviyelerinde olduğunu aktaran Baştaş, bu yıl ise söz konusu miktarın 560 milimetreye kadar ulaştığını bildirdi.
Yağışların tarımsal üretime katkısının yanında zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade eden Baştaş, "Yağışların güzel olması birçok anlamda işe yaradı. Harcanan su miktarı açısından çiftçinin kullanacağı su miktarını yağışlar telafi etti. Çiftçinin suyu çıkarması için kullandığı enerjiden de tasarruf var. Bu tasarruf iklim değişikliğinin ana sebeplerinden karbon ayak izinin azalmasına da sebep oldu." diye konuştu.
- "Yağışların artması iklimin düzeldiği anlamına gelmiyor"
Yağışların artmasına rağmen iklim değişikliğinin etkilerinin devam ettiğini belirten Baştaş, meteorolojik olaylardaki düzensizliklerin bu durumun önemli göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.
İklim değişikliğinin temel göstergelerinden birinin meteorolojik olaylarda normalin üzerindeki değişimler olduğunu aktaran Baştaş, şunları kaydetti:
"İklim değişikliğinde temel olarak üzerinde durduğumuz konu, meteorolojik olaylarda normalin üzerindeki yapısal bozukluklardır. Örneğin, temmuz ayında beklenti 35 derece sıcaklık iken 15-18 derecelere kadar düşmesi beklenmeyen bir durumdur. Ya da yağışların beklenenden çok daha fazla olması ve sel oluşturabilecek seviyelere ulaşması da iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı problemlerin göstergesidir. Maalesef yağışların artması, iklimin düzeldiği anlamına gelmiyor."
