Konya
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60
Konya Postası Gazetesi Konya Konya Yazarlar Birliği’nde Şeyh Bedreddin konuşuldu

Konya Yazarlar Birliği’nde Şeyh Bedreddin konuşuldu

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin düzenlediği konferansta Dr. Yakup Kalın Şeyh Bedreddin’i anlattı. Meram Belediyesi Tantavi Kültür Sanat Merkezi’nde Prof. Dr. Nazmi Zengin’in sunumuyla yapılan programda Kalın, Şeyh Bedreddin’in Türkiye'de bir halk hareketinin çok büyük bir kuramcısı ve yöneticisi olduğunu söyledi

Konya Yazarlar Birliği’nde Şeyh Bedreddin konuşuldu
Okunma Süresi: 2 dk

Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin destanını örnek veren Kalın, “İbrahim Hakkı Konyalı bu destandan çok etkilenmiş ve Nazım Hikmet'e, büyük tepki göstermiştir. İbrahim Hakkı Konyalı'nın çok büyük işler yapmıştır ama Şeyh Bedreddin'i anlama tarzı; beni mazur görün, faciadır. Kızıl Şeyh diyor. Mübadele döneminde kabrinin nakledilmesine tepki gösterip ‘Kemiklerini niye getiriyorsun? Atın fırınlara yakın. Küllerini denize savurun. Nazım Hikmet’in Şeyhi diyor. Nazım Hikmet'e de Nazım Hikmetof diyor. Şeyh Bedreddin'in bir sufi olmaktan ziyade batılı bir feylesof olduğunu iddia ediyor. Fakat onun fıkhi eserlerinden hiç bahsetmiyor. Zira Şeyh Bedreddin Hanefi fakihidir. Nazım Hikmet'in öyle güçlü bir bilinç oluşturucu yönü var ki zıt kutuplarda ki insanlar bile dönüp onun açtığı yolda ilerliyor bir şekilde” diye konuştu. Kendi yaptığı tez çalışmasına da değinen Kalın sözlerini “Aslında bir yönden Nazım Hikmet'in niyetlendiği bir şey benim yaptığım tez. Nazım Hikmet, Spinoza ile Şeyh Bedreddin materyalizmini karşılaştırmak istiyor. Ben de böyle bir şey mümkün mü diye sordum. Nazım Hikmet'in 1952 yılında verdiği Rusça bir yazısında geçen bir pasaj var; ‘Bedreddin üstüne bir destan yazdım. Bu Türkiye'de bir halk hareketinin çok büyük bir kuramcısı ve yöneticisidir. Bundan 400 yıl önce yaşadı. Biliyor musunuz, destanımı bitirip yeniden okuduğumda, kahramanının dıştan şaşılacak kadar Lenin'e benzediğini gördüm. Kahramanının yüz çizgilerini sevgili önderin yüz çizgilerinin etkisinde betimlemişim. Bu çizgiler yüreğimde yer etmiş çünkü” diyor” şeklinde sürdürdü. Bu anlatımla Nazım’ın aslında kendisi rasyonel zeminden uzak bir şekilde Şeyh Bedreddin imgesini tasarladığını ifade ve itiraf ettiğine işaret eden Kalın “Nazım aslında ‘Kendisi ile alakası yok ama ben Lenin'i yazmışım destanda’ diyor. İsmet Zeki Eyüboğlu da Şeyh Bedreddin üzerine yazdığı metinde yanlış hatırlamıyorsam, “Bizler okurken varidat-ı şok olduk” diyor” diyerek sözlerini tamamladı. (Haber Merkezi)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız