Gezi programında konuşan PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Ramazan Erkoyuncu, bu yıl ekonomik olarak çiftçinin yüzünü güleceğini söyledi.

Erkoyuncu: “Çiftçimiz Bu Yıl İyi Bir Sezon Yaşıyor”
Erkoyuncu, pancar kampanyasında verimin yüksek olduğunu belirterek, “Bu yıl şeker polar değerimiz bir puan arttı. 16 olan standart poların üzerine çıkmak ekonomik olarak çiftçimizin yüzünü güldürdü. Verimde yüzde 1 ila 5 arasında düşüş olsa da polar artışı bunu telafi etti,” dedi.
Erkoyuncu, Cumhurbaşkanı’nın pancar fiyatını artırarak çiftçiyi memnun ettiğini vurguladı:
“Pancar tavan fiyatı 2.975 lira olarak açıklanmıştı, Sayın Cumhurbaşkanımız iki gün sonra bunu 3.100 liraya yükseltti. Ben de bir çiftçiyim, bu rakam çiftçi için iyi bir kazanç anlamına geliyor.”
Mısır sezonunun da başladığını belirten Erkoyuncu, “Kurumumuz piyasayı regüle ediyor, çiftçilerimiz memnun. Verimde bu yıl yüzde 10-15 düşüş olsa da umutluyuz. Çalışanlarımız ve üreticilerimizle birlikte güçlü bir yıl geçiriyoruz,” ifadelerini kullandı.

“Soma’da Mevcut Şartlarda Üretim Mümkün Değil”
Erkoyuncu, Soma Termik Santrali’ne ilişkin de çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Santral 685 milyon dolar krediyle alınmıştı, fakat piyasa koşulları değişti. Elektrik fiyatlarına tavan getirildi, kömür maliyetleri 350 lirayı aştı. 190 milyon dolar gelir elde etsek de sonrasında zarar ettik,” dedi.
Santralin geleceğiyle ilgili olarak, “Soma batık durumda. İki firma ile satış görüşmelerimiz sürüyor. Eğer 15 Ekim’e kadar sonuçlanmazsa Soma ilçesine sıcak su sağlayacağız; bu bizim insani görevimiz,” diye konuştu.

Panagro’dan Süt ve Et Üretiminde Tam Entegrasyon
Panagro Üretim Direktörü Nurullah Digilli, süt tesislerinde üretim sürecini anlattı:
“Sütler çiftçilerimizden toplandıktan sonra laboratuvarda analiz edilip sınıflandırılıyor. Tüm üretim kapalı devre sistemle yapılıyor, açıkta süt görmek imkânsız. Günde 15-16 ton beyaz peynir üretiyoruz,” dedi.
Digilli, geleneksel yöntemlerle tereyağı ve yoğurttan ayran üretimi yaptıklarını belirterek,
“Sütten değil, yoğurttan ayran yapıyoruz. Böylece geleneksel lezzeti koruyoruz. Makinelerimiz 7/24 çalışıyor, bayramda dahi üretim durmuyor,” ifadelerini kullandı.

Panagro Et Üretim Müdürü Caner Yaşar ise entegre et tesisleri hakkında bilgi verdi:
“Günlük 450 büyükbaş ve 1200 küçükbaş kesim kapasitemiz var. Türkiye’de ilk defa karkas sınıflandırması uygulayan tesistir. Hayvanın hiçbir parçası ziyan edilmez; kemikler yem hammaddesine, işkembe atıkları biyogaz tesisine gider. Yani buraya gelen hayvandan sıfır atıkla üretim sağlıyoruz,” dedi.

Gümüş: “Sıfır Atıkla Yıl Boyu Domates Üretiyoruz”
Konya Şeker Çumra Domates Serası Müdürü Oğuz Gümüş, dünyada yalnızca beş örneği bulunan yüksek teknolojili serayı tanıttı.
“Atık sıcak suyu değerlendiriyoruz. Bu sayede ısıtma maliyetimiz neredeyse sıfır. Biyolojik mücadeleyle, ilaç kullanmadan üretim yapıyoruz. Bambu arılarla doğal tozlaşma sağlıyoruz,” dedi.
Gümüş, yıllık 100 ton üretim hedeflediklerini belirterek, “Şu an dünya rekoruna yaklaştık. Ürünlerimizin yüzde 60-70’ini ihraç ediyoruz,” diye ekledi.

Torku Markasıyla İhracatta Büyük Başarı
Atıştırmalık Ürünler Fabrikası Müdürü Mehmet Kölhan, tesisin üretim gücünü şöyle anlattı:
“Yaklaşık 1.500 kişinin çalıştığı fabrikamızda günde 400 ton üretim yapıyoruz. Ürünlerimizin büyük kısmı ihracata gidiyor. Nutella’dan sonra pazarda ikinci sıradayız, hedefimiz Torku’yu birinci sıraya taşımak,” dedi.
Üretim Müdürü Muhammet Keleş ise teknik detayları paylaştı:
“Fabrikamızda 38 üretim hattı bulunuyor. Günlük 450 ton fiili üretimimiz var. Şekeri kendi fabrikamızdan, süt tozunu Panagro’dan alıyoruz. Glikoz kullanmadan tamamen doğal üretim yapıyoruz,” ifadelerini kullandı.

“Birinin Atığı, Diğerinin Hammaddesi”
Konya Şeker, entegre üretim zinciri ve sıfır atık modeliyle öne çıkıyor. Tesislerde sürdürülebilir üretim anlayışıyla oluşturulan sistem, kaynakların verimli kullanılmasını sağlıyor. Fabrikalardan çıkan atık sıcak su seraların ısıtılmasında değerlendirilirken, hayvansal atıklar biyogaz tesisinde enerjiye dönüştürülüyor. Hiçbir kaynak israf edilmeden verimli şekilde değerlendiriliyor, tarladan sofraya uzanan üretim zinciri hem çiftçiye hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.
